İçinde üm olan 8 harfli 98 kelime var. İçerisinde ÜM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üm olan kelimeler listesine ya da sonu üm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HÜMANİZM

Kelime Kökeni: Fransızca humanisme

  1. [isim, felsefe] Bakınız insancıllık
MÜRDÜMÜK

  1. [isim, bitki bilimi] Otsu bölümü hayvan yemi olarak kullanılan, beyaz, açık mavi veya mor çiçekleri olan bir yıllık otsu bitki; akburçak (Lathyrus sativus)
NÜMİSMAT

Kelime Kökeni: Fransızca numismate

  1. [isim] Madalya ve eski para bilimiyle uğraşan kimse
GÜMÜŞOVA

  1. [isim] Düzce iline bağlı ilçelerden biri
KÜMELEME

  1. [isim] Kümelemek işi
  2. [sinema, televizyon] Film yapımını kolaylaştırmak amacıyla aynı dekor içindeki çekimleri bir araya toplama, oyuncuların çalışma durumlarını düzenleme
HÜMANİST

Kelime Kökeni: Fransızca humaniste

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız insancıl
TAHACCÜM

Kelime Kökeni: Arapça taḥaccum

  1. [isim, eskimiş] Bakınız büyüme
    • "Belediye bu tahaccümün önüne geçebilmek için 'sevgi yumağı projesi'ni hayata geçiriyor." (İlker Sarıer)
BÜKLÜMLÜ

  1. [sıfat] Büklümü olan
    • "Yeşilin değişik tonlarında, suyun altında dalgalanıyormuş gibi görünen büklümlü bitkilerin arasında kırmızı, pembe ve sarı balıklar vardı." (Cemil Kavukçu)
GÜMBÜRTÜ

  1. [isim] Birdenbire yankılı ve derinden gelen patlama, yıkılma, çarpma sesinin adı
    • "Sessizlik öyle yoğun ki handiyse yüreklerinin gümbürtüsünü işitiyorlar." (Attilâ İlhan)
TÜMLENİŞ

  1. [isim] Bakınız bütünleniş
BİLCÜMLE

Kelime Kökeni: Arapça bi'l-cumle

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız bütün
    • "Artık yalnız bizim gazinoya değil, bilcümle barlara, gazinolara ve kahve ve sinemalara gidemez oldum." (Nâzım Hikmet)
DÜMBELEK

Kelime Kökeni: Farsça dunbek

  1. [isim] Ağzına deri gerilmiş, çanak biçiminde, darbukaya benzer bir tür çalgı; dümbüldek
    • "Biri avurtlarını şişirip dümbelek çalmaya, diğeri zurna üflemeye başlar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [sıfat] Anlayışsız ve sersem (kimse)
TESELLÜM

Kelime Kökeni: Arapça tesellum

  1. [isim, eskimiş] Verilen bir şeyi alma, teslim alma
TÜMELLER

  1. [isim, mantık] Cins, tür, ayrım, özellik ve ilineği içeren kavramlar
TEVERRÜM

Kelime Kökeni: Arapça teverrum

  1. [isim, eskimiş] Verem olma
PARFÜMCÜ

  1. [isim] Parfümeri ürünleri üreten veya satan kimse
DÜMENSİZ

  1. [sıfat] Dümeni olmayan
    • "Yelkensiz ve dümensiz kotra, şimdi bir kano sürati ile hareket ediyordu." (Aka Gündüz)
TÜMLEŞİK

  1. [sıfat] Bakınız bütünleşik
    • "Küçük, kişisel bilgisayar çağını mümkün kılan şey transistör değil, tümleşik devrenin bulunuşu oldu." (Murat Yıldırımoğlu)
GÜMÜŞÇÜN

  1. [isim, hayvan bilimi] Püskül kuyruklulardan, eski kitap sayfalarında, döşeme aralıklarında, şekerli maddeler ve tahta kırıntıları yiyerek yaşayan, vücutları küçük pullarla örtülü, kanatsız böcek (Lepisma saccharina)
TEVEHHÜM

Kelime Kökeni: Arapça tevehhum

  1. [isim, eskimiş] Kuruntuya düşme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü