İçinde üm olan 6 harfli 47 kelime var. İçerisinde ÜM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üm olan kelimeler listesine ya da sonu üm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜFÜRÜM

  1. [isim, tıp] Kalbin kanı damarlara pompalaması sırasında, zarında veya kapakçığında bulunan delik yüzünden ortaya çıkan normal dışı ses
MÜMKÜN

Kelime Kökeni: Arapça mumkin

  1. [sıfat] Gerçekleşme imkânı bulunan; olası
  2. Bakınız muhtemel
    • "Batı’ya, bu zelil tavırla kabul ettirilmesi mümkün hiçbir şey olamazdı." (Necip Fazıl Kısakürek)
TÜMLEÇ

  1. [isim, dil bilgisi] Yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan öge; meful, mütemmim
    • "Öbekler, bir tümcede ya yüklem ya özne ya da tümleç görevini yüklenirler." (Nurettin Koç)
ÜMİTLİ

  1. [sıfat] Bakınız umutlu
    • "Silahsızdık, vasıtasızdık, tarafsızdık fakat sırf ümitli idik." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Verim beklenen
    • "O sene bu civarların en ümitli tarlaları nihayet bire dört verdi." (Memduh Şevket Esendal)
ÖTÜMLÜ

  1. [sıfat, dil bilgisi] Bakınız tonlu
ÖRÜMCE

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız örümcek
YÜRÜME

  1. [isim] Yürümek işi
    • "Bir an evvel toplanalım ki işler yürümeye başlasın." (Ayşe Kulin)
KÜMELİ

  1. [sıfat] Kümesi olan
  2. Birikmiş, katılmış; kümülatif
SÜRÜME

  1. [isim] Sürümek işi
KÜRÜME

  1. [isim] Bakınız küreme
KÜMBET

Kelime Kökeni: Farsça gunbed

  1. [isim, mimarlık] Bakınız kubbe
  2. Damı koni veya piramit biçiminde olan, yuvarlak veya köşeli yapı
    • "Mezarlığın ortasında altı adet mermer sütunlu harap bir kümbet göze çarpar." (Sermet Muhtar Alus)
ALÜMİN

Kelime Kökeni: Fransızca alumine

  1. [isim, kimya] Suda çözünmeyen, 2050 °C'de eriyen, beyaz bir toz olan alüminyum oksit (Al2O3)
GÜMÜŞİ

Kelime Kökeni: Türkçe gümüş + Arapça -ī

  1. [isim] Bakınız gümüş rengi
  2. Bu renkte olan
    • "Yerlerde sürünen, üstü gümüşi ve hafif tüylerle örtülü kuyrukları açılmak için vücut yavaş yavaş sanki içinden kabarır, kanatlar her iki yandan kenarlara doğru şişmeye koyulur." (Abdülhak Şinasi Hisar)
DÜMBÜK

  1. [isim] Bakınız pezevenk
SÜMTER

  1. [isim, bitki bilimi] Kırmızımtırak, küçük taneli sert buğday
MÜMBİT

Kelime Kökeni: Arapça munbit

  1. [sıfat] Bakınız verimli
    • "Mümbit topraklar."
LÜMPEN

Kelime Kökeni: Almanca lumpen

  1. [sıfat] Bakınız sınıfsız
  2. [isim] Bakınız ayaktakımı
    • "Turist Ömer gülmeyi unutmamış, horlandıkça iyimserliği pekişmiş bir kesimin simgesidir, lümpenin çaresizliğidir." (Selim İleri)
KOSTÜM

Kelime Kökeni: Fransızca costume

  1. [isim] Ceket, pantolon ve bazen de yelekten oluşan erkek takım giysisi
  2. Çoğunlukla sokakta giyilmek için dikilmiş kadın giysisi
    • "Arkasındaki kostümleri, manken üstünde gibi durur." (Sermet Muhtar Alus)
  3. Sinema ve tiyatroda rol gereği giyilen kıyafetlerin genel adı
GÜMRÜK

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi
  2. Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu
  3. Sınır kapılarında denetim ve gözetim işlerinin yapıldığı yer
    • "Sayfaları girip çıktığı gümrüklerin damgalarıyla dolu pasaportlar eskitti." (Necati Cumalı)
ÇÜRÜME

  1. [isim] Çürümek işi; ufunet
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü