İçinde ük olan 8 harfli 173 kelime var. İçerisinde ÜK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ük olan kelimeler listesine ya da sonu ük ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BÜKTÜRME
-
-
[isim]
Büktürmek işi
-
[isim]
Büktürmek işi
- KÜÇÜKBAŞ
-
-
[isim]
Kasaplık hayvanlardan koyun ve keçiye verilen ortak ad
-
[isim]
Kasaplık hayvanlardan koyun ve keçiye verilen ortak ad
- DIŞBÜKEY
-
-
[sıfat, matematik, fizik]
Yüzeyi tümsek, çıkık ve şişkin olan; tümsekli, muhaddep, konveks
- "Dışbükey mercek. Dışbükey ayna."
-
[sıfat, matematik, fizik]
Yüzeyi tümsek, çıkık ve şişkin olan; tümsekli, muhaddep, konveks
- ÖLMÜŞLÜK
-
-
[isim]
Ölmüş olma durumu
-
[isim]
Ölmüş olma durumu
- NÜKTEDAN
-
Kelime Kökeni: Arapça nukte + Farsça -dān
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız nükteci
- "Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız nükteci
- ÇÜKÜNDÜR
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız pancar
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız pancar
- HÜKÜMRAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥukm + Farsça -rān
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız egemen
- "Burada ilginç bir karşıtlık vardır: Köyde hükümran olan, şehirde hayrandır."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız egemen
- HÖDÜKLÜK
-
-
[isim]
Hödük olma durumu
-
Hödükçe davranış
-
[isim]
Hödük olma durumu
- BÜRÜMCÜK
-
-
[isim]
Ham ipekten dokunmuş ince kumaş; bürümcek
- "Ona, yakası daima açık ve yenleri bol bir bürümcük gömlek giydirdim."
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış; bürümcek
- "Kadınları kırmızı canfesten şalvar ve bürümcük gömlek giyerler."
-
Ham ipekten yapılmış başörtüsü; bürümcek
-
[isim]
Ham ipekten dokunmuş ince kumaş; bürümcek
- KÖRÜKSÜZ
-
-
[sıfat]
Körüğü olmayan
-
[sıfat]
Körüğü olmayan
- GÖRÜMLÜK
-
-
[isim]
Yalnız görülmek için konulan nesne
-
Nişanlanan kıza, ilk kez görmeye gidildiğinde erkek tarafından takılan veya verilen armağan
-
[isim]
Yalnız görülmek için konulan nesne
- GÖZCÜLÜK
-
-
[isim]
Gözcünün yaptığı iş
- "Körfezde gözcülük vazifesini yapan bir düşman gemisi hareketimizi sezse, bizi pek güzel avlayabilir."
-
[isim]
Gözcünün yaptığı iş
- GÖZLÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Gözlük takmış olan, gözlük kullanan
- "Arkasındaki masada biri gözlüklü iki adam vardı."
-
[sıfat]
Gözlük takmış olan, gözlük kullanan
- SÜMÜKSEL
-
-
[sıfat]
Sümükle ilgili
-
[sıfat]
Sümükle ilgili
- GÖZLÜKÇÜ
-
-
[isim]
Gözlük satan veya onaran kimse; optik, optikçi
-
Numaralı gözlük camını reçeteye bağlı olarak kullanıma hazırlayan kimse; optikçi
-
Gözlük satılan ve onarılan iş yeri; optik, optikçi
-
[isim]
Gözlük satan veya onaran kimse; optik, optikçi
- GÜMRÜKÇÜ
-
-
[isim]
Gümrük görevlisi
-
Başkalarıyla ilgili eşyayı bir ücret karşılığında gümrükten çıkarma işini üzerine alan komisyoncu
-
[isim]
Gümrük görevlisi
- BÜYÜKLÜK
-
-
[isim]
Büyük olma durumu; çap (I), cesamet
- "Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır."
-
Taşıdığı nitelikler bakımından üstün olma; şevket
-
[mecaz]
Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış
-
Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü
-
[isim]
Büyük olma durumu; çap (I), cesamet
- GÜMRÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Gümrük vergisi ödenmesi gerekli olan
- "Gümrüklü mal."
-
Gümrük vergisi ödenmiş olan
-
[sıfat]
Gümrük vergisi ödenmesi gerekli olan
- SÖĞÜŞLÜK
-
-
[sıfat]
Söğüş yapmaya elverişli (et veya sebze)
-
[sıfat]
Söğüş yapmaya elverişli (et veya sebze)
- YÜZLÜLÜK
-
-
[isim]
Yüzlü olma durumu
-
[isim]
Yüzlü olma durumu