İçinde ük olan 7 harfli 77 kelime var. İçerisinde ÜK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ük olan kelimeler listesine ya da sonu ük ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YÜKLEME
-
-
[isim]
Yüklemek işi; tahmil
-
[fizik]
Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme; doldurma, şarj
-
[isim]
Yüklemek işi; tahmil
- BÜYÜKÇE
-
-
[sıfat]
Biraz büyük
- "Aynı kamarayı paylaşacaksınız, büyükçedir, ikinize de yeter."
-
[mecaz]
Oldukça önemli
- "Büyükçe bir beyin humması geçirmiştim."
-
[sıfat]
Biraz büyük
- ÖZLÜLÜK
-
-
[isim]
Özlü olma durumu
-
[isim]
Özlü olma durumu
- GÖZÜKÜŞ
-
-
[isim]
Gözükmek işi
-
[isim]
Gözükmek işi
- TÜRKLÜK
-
-
[isim]
Türk olma durumu
-
Türklere özgü nitelik
-
Türklerin meydana getirdiği topluluk
- "Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır."
-
[isim]
Türk olma durumu
- ÖNLÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Önlük giymiş olan
- "Beyaz önlüklü, doktor kılıklı adam ona yüksek sesle bir şeyler söylüyordu."
-
[sıfat]
Önlük giymiş olan
- GÜLÜCÜK
-
-
[isim]
Gülümseme; tebessüm
-
[isim]
Gülümseme; tebessüm
- HÖDÜKÇE
-
-
[zarf]
Hödük gibi, görgüsüzce
-
[zarf]
Hödük gibi, görgüsüzce
- ÖNCÜLÜK
-
-
[isim]
Öncü olma durumu
- "Yayınlar, bir öncülük görevi de yapmalıydı."
-
Bakınız önderlik
- "Davulcunun öncülüğünde kondularda ne kadar çalgı varsa toplandı."
-
[isim]
Öncü olma durumu
- YÜKÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Bir şeyi yapma zorunluluğu olan; memur, mükellef
- "Onun güvenliğini her yerde sağlamakla yükümlüsünüz."
-
[sıfat]
Bir şeyi yapma zorunluluğu olan; memur, mükellef
- BÜRÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Bürük giyinmiş olan
-
[zarf]
Bürük giyerek
- "Şimdi elbette böyle değil fakat Lerzan’ın orada bulunduğu tarihlerde Urfa kadınları umumiyetle bürüklü, erkekleri de entari ile dolaşırlardı."
-
[sıfat]
Bürük giyinmiş olan
- ÖLÜMLÜK
-
-
[isim]
Bazı kimselerin, öldüklerinde cenazelerinin kaldırılmasına harcanmak için ayırdıkları para
-
[isim]
Bazı kimselerin, öldüklerinde cenazelerinin kaldırılmasına harcanmak için ayırdıkları para
- HÜKÜMLÜ
-
-
[sıfat, hukuk]
Ceza hükmü verilmiş, hüküm giymiş; mahkûm
- "Kent halkı, küfürler yağdırarak taşlar sopalarla bunların üzerine saldırdıklarında iki hükümlü beri yana kaçmak istediler."
-
[sıfat, hukuk]
Ceza hükmü verilmiş, hüküm giymiş; mahkûm
- HÜKUMET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥukūmet
-
[isim]
Bakınız bakanlar kurulu
- "Hükûmet değişti."
-
Bir ülkenin yönetim kuruluşları
- "Kadınlar çil yavrusu gibi dağılmış, hükûmete haber vermişler, hükûmet gelmiş, ölüyü kaldırmışlar."
-
Devlet yönetimi; beylik
- "Osmanlı hükûmeti zamanında."
-
Bakınız hükûmet konağı
- "Hükûmetin karşısındaki Türklerin merkez kumandanlık dairesine girince şapkasını çıkardı."
-
[eskimiş]
İdare etme
-
[isim]
Bakınız bakanlar kurulu
- KÜÇÜCÜK
-
-
[sıfat]
Çok küçük; küçümencik, minicik, minimini, ufacıcık, ufacık
- "Eviniz kutu gibi küçücük bir evdi / Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi"
-
[sıfat]
Çok küçük; küçümencik, minicik, minimini, ufacıcık, ufacık
- NÜKTELİ
-
-
[sıfat]
Nükte ile süslenmiş, nüktesi olan, esprili; nüktedan
- "Hazırcevap ve nükteli sözler söylemek şöhretini kazanmış."
-
[sıfat]
Nükte ile süslenmiş, nüktesi olan, esprili; nüktedan
- LÜKSLÜK
-
-
[isim]
Lüks olma durumu
- "Şimdi tabii lükslük bakımından Göztepe’nin aşağısıyla yukarısı arasında eskisi kadar fark kalmadı."
-
[isim]
Lüks olma durumu
- GÖZÜKME
-
-
[isim]
Gözükmek işi
- "Biraz daha tırmanınca ileride çam ormanı gözükmeye başladı."
-
[isim]
Gözükmek işi
- SÜMÜKSÜ
-
-
[sıfat]
Sümük özelliğinde olan, sümüğe benzer, sümük gibi; sümüğümsü
-
[sıfat]
Sümük özelliğinde olan, sümüğe benzer, sümük gibi; sümüğümsü
- ÖĞÜRLÜK
-
-
[isim]
Öğür olma durumu
-
[isim]
Öğür olma durumu