İçinde ük olan 7 harfli 77 kelime var. İçerisinde ÜK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ük olan kelimeler listesine ya da sonu ük ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YÜKLEME

  1. [isim] Yüklemek işi; tahmil
  2. [fizik] Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme; doldurma, şarj
BÜYÜKÇE

  1. [sıfat] Biraz büyük
    • "Aynı kamarayı paylaşacaksınız, büyükçedir, ikinize de yeter." (Zeyyat Selimoğlu)
  2. [mecaz] Oldukça önemli
    • "Büyükçe bir beyin humması geçirmiştim." (Reşat Nuri Güntekin)
ÖZLÜLÜK

  1. [isim] Özlü olma durumu
GÖZÜKÜŞ

  1. [isim] Gözükmek işi
TÜRKLÜK

  1. [isim] Türk olma durumu
  2. Türklere özgü nitelik
  3. Türklerin meydana getirdiği topluluk
    • "Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır." (Atatürk)
ÖNLÜKLÜ

  1. [sıfat] Önlük giymiş olan
    • "Beyaz önlüklü, doktor kılıklı adam ona yüksek sesle bir şeyler söylüyordu." (Osman Aysu)
GÜLÜCÜK

  1. [isim] Gülümseme; tebessüm
HÖDÜKÇE

  1. [zarf] Hödük gibi, görgüsüzce
ÖNCÜLÜK

  1. [isim] Öncü olma durumu
    • "Yayınlar, bir öncülük görevi de yapmalıydı." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Bakınız önderlik
    • "Davulcunun öncülüğünde kondularda ne kadar çalgı varsa toplandı." (Lâtife Tekin)
YÜKÜMLÜ

  1. [sıfat] Bir şeyi yapma zorunluluğu olan; memur, mükellef
    • "Onun güvenliğini her yerde sağlamakla yükümlüsünüz." (Nâzım Hikmet)
BÜRÜKLÜ

  1. [sıfat] Bürük giyinmiş olan
  2. [zarf] Bürük giyerek
    • "Şimdi elbette böyle değil fakat Lerzan’ın orada bulunduğu tarihlerde Urfa kadınları umumiyetle bürüklü, erkekleri de entari ile dolaşırlardı." (Halide Nusret Zorlutuna)
ÖLÜMLÜK

  1. [isim] Bazı kimselerin, öldüklerinde cenazelerinin kaldırılmasına harcanmak için ayırdıkları para
HÜKÜMLÜ

  1. [sıfat, hukuk] Ceza hükmü verilmiş, hüküm giymiş; mahkûm
    • "Kent halkı, küfürler yağdırarak taşlar sopalarla bunların üzerine saldırdıklarında iki hükümlü beri yana kaçmak istediler." (Kemal Bilbaşar)
HÜKUMET

Kelime Kökeni: Arapça ḥukūmet

  1. [isim] Bakınız bakanlar kurulu
    • "Hükûmet değişti."
  2. Bir ülkenin yönetim kuruluşları
    • "Kadınlar çil yavrusu gibi dağılmış, hükûmete haber vermişler, hükûmet gelmiş, ölüyü kaldırmışlar." (Halide Edip Adıvar)
  3. Devlet yönetimi; beylik
    • "Osmanlı hükûmeti zamanında."
  4. Bakınız hükûmet konağı
    • "Hükûmetin karşısındaki Türklerin merkez kumandanlık dairesine girince şapkasını çıkardı." (Ömer Seyfettin)
  5. [eskimiş] İdare etme
KÜÇÜCÜK

  1. [sıfat] Çok küçük; küçümencik, minicik, minimini, ufacıcık, ufacık
    • "Eviniz kutu gibi küçücük bir evdi / Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi" (Ahmet Muhip Dıranas)
NÜKTELİ

  1. [sıfat] Nükte ile süslenmiş, nüktesi olan, esprili; nüktedan
    • "Hazırcevap ve nükteli sözler söylemek şöhretini kazanmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
LÜKSLÜK

  1. [isim] Lüks olma durumu
    • "Şimdi tabii lükslük bakımından Göztepe’nin aşağısıyla yukarısı arasında eskisi kadar fark kalmadı." (Murat Belge)
GÖZÜKME

  1. [isim] Gözükmek işi
    • "Biraz daha tırmanınca ileride çam ormanı gözükmeye başladı." (Sait Faik Abasıyanık)
SÜMÜKSÜ

  1. [sıfat] Sümük özelliğinde olan, sümüğe benzer, sümük gibi; sümüğümsü
ÖĞÜRLÜK

  1. [isim] Öğür olma durumu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü