İçinde ü olan 8 harfli 1091 kelime var. İçerisinde Ü harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ü harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TEFEHHÜM

Kelime Kökeni: Arapça tefehhum

  1. [isim, eskimiş] Bakınız anlama
    • "O tercümeden de o fenne intisabı olanlar aslını okumuş kadar tefehhüm ve meal ederler." (Recaizade Mahmut Ekrem)
PÜSÜRSÜZ

  1. [sıfat] Püsürü olmayan; pürüzsüz
TÜYLENME

  1. [isim] Tüylenmek işi
TÜMLENİŞ

  1. [isim] Bakınız bütünleniş
KÜRNEMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Hayvanlar sıcağın veya soğuğun etkisiyle birbirine sokulup toplanmak
BÜTÜNCÜL

  1. [sıfat] Bakınız totaliter
  2. Bütüne önem veren, bütünü gören, bir konuyu bütün olarak değerlendiren, bütünü esas alan; holistik
    • "Yaşadığımız çağın en büyük sorunlarından biri de meselelere bütüncül bir göz ile bakamamak, elde ettiğimiz bazı verileri işin tamamı zannederek indirgemeci bir yaklaşım ile onların üzerine hükümler bina etmektir." (Mehmet Emin Yıldırım)
  3. Birbirini tamamlayan, birlikte bir bütün oluşturan
    • "Acaba edebiyatın siyasayla gerçekten vazgeçilmez, bütüncül bir ilişkisi var mıdır?" (Demirtaş Ceyhun)
TEŞEKKÜL

Kelime Kökeni: Arapça teşekkul

  1. [isim] Bakınız oluşum
  2. Bakınız örgüt
    • "Fikir hürriyetini terviç eden teşekküller İslam memleketlerinde kökleşmiş bulunuyordu." (Asaf Halet Çelebi)
MÜSTEBAT

Kelime Kökeni: Arapça mustebʿad

  1. [sıfat, eskimiş] Olacağı sanılmayan, uzak görülen
TEBESSÜM

Kelime Kökeni: Arapça tebessum

  1. [isim] Bakınız gülümseme
    • "Sadece hafif bir tebessüm yüzümde toplandı, açıldı ve bu gülüş ona cevap oldu." (Etem İzzet Benice)
GÖNÜLSÜZ

  1. [sıfat] Gönlü olmadan, isteksiz yapılan
    • "Bir okul skecinin gönülsüz oyuncuları gibiydiler." (Ayşe Kulin)
  2. [zarf] Gönlü olmaksızın, istemeyerek
    • "Gönülsüz yazıyorum. İstemediğim için, çevresinde dolanıp uğunuyorum." (Nezihe Meriç)
DÜNYASAL

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız dünyevi
    • "Örgütlü, düzenli dünyasal eylemler alanıysa araç alanı olarak kaldıkça geniş bir özgürlük kazanır." (Niyazi Berkes)
PÜFLEMEK

  1. [-i] Söndürmek veya soğutmak için üflemek
ÜRPERTME

  1. [isim] Ürpertmek işi
MENİSKÜS

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, anatomi] Diz eklemlerinde kemik arasındaki kıkırdak yapı
  2. [tıp] Bu yapıda oluşan rahatsızlık
TAKAYYÜT

Kelime Kökeni: Arapça taḳayyud

  1. [isim, eskimiş] Bakınız bağlanma
  2. Üstüne düşme, özen gösterme
ÇÖKTÜRME

  1. [isim] Çöktürmek işi
    • "Kapalı mezar, ancak bu çöktürme işleminden sonra yaptırılır." (Hüseyin Yüksel Biçen)
YÜZBEYÜZ

Kelime Kökeni: Türkçe yüz + Farsça -be + Türkçe yüz

  1. [zarf, mecaz] Bakınız karşı karşıya
    • "Sonra bir kez karşılaştılar yüzbeyüz, sonra bir yılbaşı akşamı." (Selim İleri)
ÜZÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Üzüntüsü olan; acılı, üzünçlü, müteessir
  2. Üzüntü veren; üzünçlü
    • "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. [zarf] Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak; üzünçlü
    • "Ara sıra saate üzüntülü bir göz atıyordu." (Peyami Safa)
MÜZEYYEN

Kelime Kökeni: Arapça muzeyyen

  1. [sıfat] Süslenmiş, bezenmiş olan
KÖTÜLEME

  1. [isim] Kötülemek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü