İçinde ü olan 8 harfli 1091 kelime var. İçerisinde Ü harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ü harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEFEHHÜM
-
Kelime Kökeni: Arapça tefehhum
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anlama
- "O tercümeden de o fenne intisabı olanlar aslını okumuş kadar tefehhüm ve meal ederler."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anlama
- PÜSÜRSÜZ
-
-
[sıfat]
Püsürü olmayan; pürüzsüz
-
[sıfat]
Püsürü olmayan; pürüzsüz
- TÜYLENME
-
-
[isim]
Tüylenmek işi
-
[isim]
Tüylenmek işi
- TÜMLENİŞ
-
-
[isim]
Bakınız bütünleniş
-
[isim]
Bakınız bütünleniş
- KÜRNEMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Hayvanlar sıcağın veya soğuğun etkisiyle birbirine sokulup toplanmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Hayvanlar sıcağın veya soğuğun etkisiyle birbirine sokulup toplanmak
- BÜTÜNCÜL
-
-
[sıfat]
Bakınız totaliter
-
Bütüne önem veren, bütünü gören, bir konuyu bütün olarak değerlendiren, bütünü esas alan; holistik
- "Yaşadığımız çağın en büyük sorunlarından biri de meselelere bütüncül bir göz ile bakamamak, elde ettiğimiz bazı verileri işin tamamı zannederek indirgemeci bir yaklaşım ile onların üzerine hükümler bina etmektir."
-
Birbirini tamamlayan, birlikte bir bütün oluşturan
- "Acaba edebiyatın siyasayla gerçekten vazgeçilmez, bütüncül bir ilişkisi var mıdır?"
-
[sıfat]
Bakınız totaliter
- TEŞEKKÜL
-
Kelime Kökeni: Arapça teşekkul
- MÜSTEBAT
-
Kelime Kökeni: Arapça mustebʿad
-
[sıfat, eskimiş]
Olacağı sanılmayan, uzak görülen
-
[sıfat, eskimiş]
Olacağı sanılmayan, uzak görülen
- TEBESSÜM
-
Kelime Kökeni: Arapça tebessum
-
[isim]
Bakınız gülümseme
- "Sadece hafif bir tebessüm yüzümde toplandı, açıldı ve bu gülüş ona cevap oldu."
-
[isim]
Bakınız gülümseme
- GÖNÜLSÜZ
-
-
[sıfat]
Gönlü olmadan, isteksiz yapılan
- "Bir okul skecinin gönülsüz oyuncuları gibiydiler."
-
[zarf]
Gönlü olmaksızın, istemeyerek
- "Gönülsüz yazıyorum. İstemediğim için, çevresinde dolanıp uğunuyorum."
-
[sıfat]
Gönlü olmadan, isteksiz yapılan
- DÜNYASAL
-
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız dünyevi
- "Örgütlü, düzenli dünyasal eylemler alanıysa araç alanı olarak kaldıkça geniş bir özgürlük kazanır."
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız dünyevi
- PÜFLEMEK
-
-
[-i]
Söndürmek veya soğutmak için üflemek
-
[-i]
Söndürmek veya soğutmak için üflemek
- ÜRPERTME
-
-
[isim]
Ürpertmek işi
-
[isim]
Ürpertmek işi
- MENİSKÜS
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim, anatomi]
Diz eklemlerinde kemik arasındaki kıkırdak yapı
-
[tıp]
Bu yapıda oluşan rahatsızlık
-
[isim, anatomi]
Diz eklemlerinde kemik arasındaki kıkırdak yapı
- TAKAYYÜT
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳayyud
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bağlanma
-
Üstüne düşme, özen gösterme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bağlanma
- ÇÖKTÜRME
-
-
[isim]
Çöktürmek işi
- "Kapalı mezar, ancak bu çöktürme işleminden sonra yaptırılır."
-
[isim]
Çöktürmek işi
- YÜZBEYÜZ
-
Kelime Kökeni: Türkçe yüz + Farsça -be + Türkçe yüz
-
[zarf, mecaz]
Bakınız karşı karşıya
- "Sonra bir kez karşılaştılar yüzbeyüz, sonra bir yılbaşı akşamı."
-
[zarf, mecaz]
Bakınız karşı karşıya
- ÜZÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Üzüntüsü olan; acılı, üzünçlü, müteessir
-
Üzüntü veren; üzünçlü
- "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti."
-
[zarf]
Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak; üzünçlü
- "Ara sıra saate üzüntülü bir göz atıyordu."
-
[sıfat]
Üzüntüsü olan; acılı, üzünçlü, müteessir
- MÜZEYYEN
-
Kelime Kökeni: Arapça muzeyyen
-
[sıfat]
Süslenmiş, bezenmiş olan
-
[sıfat]
Süslenmiş, bezenmiş olan
- KÖTÜLEME
-
-
[isim]
Kötülemek işi
-
[isim]
Kötülemek işi