İçinde ü olan 7 harfli 889 kelime var. İçerisinde Ü harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ü harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FÖTRSÜZ

  1. [sıfat] Fötr şapkası olmayan
MÜNŞEAT

Kelime Kökeni: Arapça munşeʾāt

  1. [isim, edebiyat] Sanatlı düzyazı veya mektupların toplandığı dergi
  2. Kaleme alınmış, yazılmış şeyler
SÖĞÜTLÜ

  1. [sıfat] Söğüt ağaçları bulunan (yer)
BÖBÜRTÜ

  1. [isim] Bakınız böbürlenme
TÜRENTİ

  1. [isim, dil bilgisi] Dilde kullanılan bir söz yerine yeni söz türetme; neolojizm: imtihan > sınav, ihtiyaç > gereksinim vb
PÜRÜZLÜ

  1. [sıfat] Pürüzü olan
    • "Pürüzlü cilt."
  2. Boğuk ve bozuk (ses); çatallı
    • "Sesi biraz pürüzlüydü." (Yusuf Atılgan)
  3. [mecaz] Karışık, güç (durum, iş); kılçıklı
    • "Mesele pürüzlüdür, bir skandal hâlini almasından korkulur." (Refik Halit Karay)
MÜŞKÜLE

  1. [isim] Bağ bozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm
KÜSURLU

  1. [sıfat] Küsuru olan
GÖRÜLME

  1. [isim] Görülmek işi
    • "Kadının tedrisi ve terakkisinde muhitin de büyük bir tesiri görülmeye başladı." (Memduh Şevket Esendal)
SÜRÜNME

  1. [isim] Sürünmek işi
  2. [hayvan bilimi] Çoğunlukla uzun gövdeli bir hayvanın, bacaklarının yardımı olmaksızın katı bir yüzeyde ilerlemesi
ÜSTENME

  1. [isim] Üstenmek işi; taahhüt
    • "Kimsenin üstenmesi, girdisi çıktısı, alacağı, borcu ile uğraşmak istemiyordum." (Necati Cumalı)
BÜKÜLÜŞ

  1. [isim] Bükülmek işi
    • "Bir orman, tadına doyum olmayan bükülüşlerle denize kadar iniyordu." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
SÜRYANİ

Kelime Kökeni: Arapça suryānī

  1. [isim] Samilerin Arami kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kimse
MÜRTECİ

Kelime Kökeni: Arapça murteciʿ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız gerici (I)
    • "Halk onu okuyor ve seviyor, polis ve mürteci çevreler ise ona kin besliyor ve mutat vasıtalarla tasfiye etmeye çalışıyorlardı." (Nâzım Hikmet)
TEHALÜK

Kelime Kökeni: Arapça tehāluk

  1. [isim, eskimiş] Can atma, çok isteme
    • "Yeni neşriyattan ne görürse hepsinin üzerine ayrı bir tehalükle atılırdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
MÜCAVİR

Kelime Kökeni: Arapça mucāvir

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız komşu
    • "Mücavir alan."
YÜZÜNCÜ

  1. [sıfat] Yüz sayısının sıra sıfatı, sırada doksan dokuzuncudan sonra gelen
NÜMAYİŞ

Kelime Kökeni: Farsça numāyiş

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gösteri
    • "Darülfünun gençleri İstanbul'da büyük bir nümayiş yapmışlardı." (Falih Rıfkı Atay)
HÜZMELİ

  1. [sıfat] Işık saçan
    • "Kısa hüzmeli farları yaktı."
DÜZMECİ

  1. [sıfat] Bakınız sahtekâr
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü