İçinde ü olan 6 harfli 580 kelime var. İçerisinde Ü harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ü harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TELEÜT
-
-
[isim]
Rusya Federasyonu içerisinde Batı Sibirya bölgesinde yaşayan bir Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Rusya Federasyonu içerisinde Batı Sibirya bölgesinde yaşayan bir Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- GÜVENÇ
-
-
[isim]
Güvenme duygusu
- "Anneler babalar çocuklarını yarına güvençle yetiştireceklerdir."
-
[isim]
Güvenme duygusu
- MÜSAİT
-
Kelime Kökeni: Arapça musāʿid
-
[sıfat]
Uygun, elverişli olan
- "Asla hissîliğe, ılık ve yumuşak duygulara müsait değiliz."
-
[sıfat]
Uygun, elverişli olan
- KONSÜL
-
Kelime Kökeni: Fransızca consul
-
[isim, tarih]
Roma'da her yıl seçilen iki devlet başkanından her biri
-
1799'dan 1804'e kadar Fransa'da birlikte görev alan üç devlet başkanından her biri
-
[isim, tarih]
Roma'da her yıl seçilen iki devlet başkanından her biri
- YÜZLÜK
-
-
[isim]
Yüz lira değerinde olan para
-
[matematik]
On kuralına göre yazılmış bir tam sayıda sağdan sola doğru üçüncü basamak
-
[sıfat]
Yüzü, yüz tanesi bir arada olan; yüzerlik
- "Yüzlük paket. Yüzlük deste."
-
[sıfat]
Herhangi bir şeyden yüz tane alabilen
-
[sıfat]
Yüz yaş dolaylarında olan veya görünen (kimse)
-
[isim]
Yüz lira değerinde olan para
- MÜDRİR
-
Kelime Kökeni: Arapça mudrir
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız idrar söktürücü
- "Müdrir bir ilaç."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız idrar söktürücü
- GÜÇLÜK
-
-
[isim]
Bakınız zorluk
- "Halk için, halkla beraber her güçlüğü yeneceğine inanarak dağlar gibi gürlüyor."
-
Ağır ve yorucu emek; zahmet, meşakkat
- "Bir kere güçlük, ev bulmak ve eşya taşımak derdiyle başlar."
-
Engel, pürüz
- "Güçlüklere bir başına da olsa karşı koyan insan, kuvvetli insan olmalı."
-
[isim]
Bakınız zorluk
- LÜZUCİ
-
Kelime Kökeni: Arapça luzūcī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yapışkan
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yapışkan
- TÜRBAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca turban
-
[isim]
İnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür başörtüsü
- "Osmanlı kadınının ev içinde giydiği başörtülerden yapılan süslü başlıklar Fransa’daki şapka modasını etkiler, kadınlar arasında türban modası yaygınlaşır."
-
[isim]
İnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür başörtüsü
- ÖTÜMLÜ
-
-
[sıfat, dil bilgisi]
Bakınız tonlu
-
[sıfat, dil bilgisi]
Bakınız tonlu
- TÜRBİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca turbine
-
[isim, fizik]
Su, buhar, gaz gibi herhangi bir akışkanın hareket enerjisiyle ve birtakım özel düzenekler yardımıyla dönerek çalışan, genellikle elektrik üretmede kullanılan araç
-
[isim, fizik]
Su, buhar, gaz gibi herhangi bir akışkanın hareket enerjisiyle ve birtakım özel düzenekler yardımıyla dönerek çalışan, genellikle elektrik üretmede kullanılan araç
- ÜRKÜNÇ
-
-
[sıfat]
Ürkme, çekinme duygusu veren
- "İncecik bir lüks değil kaba, zevkten yoksun, çok daha ürkünç bir lüks sergilenecek şimdi."
-
[sıfat]
Ürkme, çekinme duygusu veren
- ÖĞÜRTÜ
-
-
[isim]
Öğürmek işi
- "İnsan rakı masasının başına eğlenelim, iş görelim diye oturur ve ekseriya eğlence öğürtü, iş gürültü ile biter."
-
Öğürürken çıkan sesin adı
- "Cevap beklemeden hastanın öğürtüleri işitilen odaya koştu."
-
[isim]
Öğürmek işi
- ÜFÜRÜM
-
-
[isim, tıp]
Kalbin kanı damarlara pompalaması sırasında, zarında veya kapakçığında bulunan delik yüzünden ortaya çıkan normal dışı ses
-
[isim, tıp]
Kalbin kanı damarlara pompalaması sırasında, zarında veya kapakçığında bulunan delik yüzünden ortaya çıkan normal dışı ses
- GÜNSÜZ
-
-
[sıfat, tıp]
Günü belli olmayan (tarih)
- "Küçücük harflerle yazılmış bir isim gördü sonra. Altında aysız, günsüz, mevsimsiz bir tarih."
-
Güneş görmeyen
- "Oysa burada açarız oda kapısını, dışarısı diyerek çıkarız kuyulara, sarnıçlara. Günsüz, nursuz sokaklara."
-
[mecaz]
Günlük hayatını sürdürmekte zorlanan, düzenli bir işi gücü olmayan
- "Feodal dönemin krizli çözülme yıllarında, üretim ve geçim araçları, para, bunların anlatımı olarak servet birikmiş, öte yanda çiftçilikten ve zanaattan kopan günsüz ve geleceksiz insan kümeleri ortaya çıkmıştı."
-
[tıp]
Bakınız erkendoğan
-
[sıfat, tıp]
Günü belli olmayan (tarih)
- ÜTÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Ütülenmemiş veya ütüsü bozulmuş
- "Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti."
-
[sıfat]
Ütülenmemiş veya ütüsü bozulmuş
- ENFÜSİ
-
Kelime Kökeni: Arapça enfusī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız öznel
- "Kant’ın estetik telakkisi son derece enfüsi bir karakteri haizdir."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız öznel
- GRANÜL
-
Kelime Kökeni: Fransızca granule
-
[isim]
Bir maddenin en küçük tanesi
-
Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler
-
[isim]
Bir maddenin en küçük tanesi
- ÜZENGİ
-
-
[isim]
Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka
- "İyi süvarilik gururuyla ayaklarını üzengiden çıkarmış, dizginleri bırakmış."
-
[isim]
Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka
- TÜVEYÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça tuveyc
-
[isim, eskimiş, bitki bilimi]
Bakınız çiçek tacı
-
[isim, eskimiş, bitki bilimi]
Bakınız çiçek tacı