İçinde ü olan 5 harfli 560 kelime var. İçerisinde Ü harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ü harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TÜZEL

  1. [sıfat, hukuk] Bakınız hukuki
  2. Hükümle ilgili; hükmi
ÖZLÜK

  1. [isim] Bir şeyin içerik durumu; mahiyet
  2. Kişi, zat
ÜDEBA

Kelime Kökeni: Arapça udebā

  1. [isim, eskimiş] Edebî eser yazanlar, yazarlar, edipler
ÖKSÜZ

  1. [sıfat] Anası veya hem anası hem babası ölmüş olan (çocuk)
    • "Anasız kız, han soyu olsa öksüzdür gene / Kapandım bak, senin de ölmeden cenazene" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. [mecaz] Bakınız kimsesiz
    • "Duvarda bir posta kutusu var / Belki aşk mektupları bekliyor / İçimdeki öksüz daha mı küçüldü / Emekliyor" (Halit Fahri Ozansoy)
BÜKME

  1. [isim] Bükmek işi
  2. Bükülmüş kaytan veya iplik
  3. [spor] Vücudun bir bölümünü yanındaki bölüm üzerine kıvırma, germe karşıtı
SÜSLÜ

  1. [sıfat] Süsü olan, süslenmiş, bezenmiş; bezekli, bezemeli
    • "Geniş, süslü karyola köşede duruyordu." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Süslenmeye, süse çok düşkün olan
    • "Süslü bir kadın."
KÜSUF

Kelime Kökeni: Arapça kusūf

  1. [isim, eskimiş, gök bilimi] Bakınız Güneş tutulması
SÜTLÜ

  1. [sıfat] İçinde süt bulunan, sütle yapılan
  2. Bakınız sağmal
    • "Sütlü inek."
  3. Emzirme döneminde olan (kadın)
  4. Taneleri sertleşmemiş, yumuşak taneli (mısır, buğday vb.)
  5. [isim] Bakınız sütlaç
PÜNEZ

Kelime Kökeni: Fransızca punaise

  1. [isim] Bakınız raptiye
    • "Lastiğinin üstünde pünez başları gibi küçük demir pullar bulunan tekerlek alnıma çarpıyor ve ben kanlar içinde yere seriliyorum." (Necip Fazıl Kısakürek)
LEDÜN

Kelime Kökeni: Arapça ledunn

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Tanrı katı
    • "Bu apaçık ledün deryasından, diyordu içinden. Evet! Sır ve gizemin yıllardır merak edilen ilmi, ledün." (Murat Kaya)
GÖÇÜŞ

  1. [isim] Göçmek işi
KUDÜS

  1. [isim] Yahudilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık için kutsal sayılan, Akdeniz'in doğusunda tarihî bir şehir
SÜKSE

Kelime Kökeni: Fransızca succès

  1. [isim] Dikkat çeken başarı
  2. İlgi çekecek durum
    • "Nefsime itimadım, spordaki süksemle başlamıştır." (Attilâ İlhan)
ZÜRRA

Kelime Kökeni: Arapça zurrāʿ

  1. [isim, eskimiş] Çiftçiler
    • "Binaenaleyh bendeniz, zürra kısmının bu vergiden istisnasını teklif ediyorum ve buna dair bir takrir takdim eyliyorum." (TBMM tutanakları)
TÜVAN

Kelime Kökeni: Farsça tuvān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kuvvet
ÇÖĞÜR

  1. [isim, müzik] İri gövdeli, kısa saplı bir tür halk sazı
    • "Fütuhat devirlerinde Osmanlı ordugâhlarında çöğür ve kopuz çalınır, savaşlarda askeri heyecana getirirdi." (Mehmet Nazmi Özalp)
KÜTÜR

  1. "Kütür kütür" ikilemesinde kullanılır: tazeliğinden dolayı kütür sesi çıkaran
SÜZGÜ

  1. [isim, ağızlardan] Delikli çanak
  2. Balıkçı kepçesi
  3. Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap
RÜYET

Kelime Kökeni: Arapça ruʾyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız görme
SÜĞME

  1. [isim] Süğmek işi; süvme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü