İçinde ü olan 5 harfli 560 kelime var. İçerisinde Ü harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ü harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TÜZEL
-
-
[sıfat, hukuk]
Bakınız hukuki
-
Hükümle ilgili; hükmi
-
[sıfat, hukuk]
Bakınız hukuki
- ÖZLÜK
-
-
[isim]
Bir şeyin içerik durumu; mahiyet
-
Kişi, zat
-
[isim]
Bir şeyin içerik durumu; mahiyet
- ÜDEBA
-
Kelime Kökeni: Arapça udebā
-
[isim, eskimiş]
Edebî eser yazanlar, yazarlar, edipler
-
[isim, eskimiş]
Edebî eser yazanlar, yazarlar, edipler
- ÖKSÜZ
-
-
[sıfat]
Anası veya hem anası hem babası ölmüş olan (çocuk)
- "Anasız kız, han soyu olsa öksüzdür gene / Kapandım bak, senin de ölmeden cenazene"
-
[mecaz]
Bakınız kimsesiz
- "Duvarda bir posta kutusu var / Belki aşk mektupları bekliyor / İçimdeki öksüz daha mı küçüldü / Emekliyor"
-
[sıfat]
Anası veya hem anası hem babası ölmüş olan (çocuk)
- BÜKME
-
-
[isim]
Bükmek işi
-
Bükülmüş kaytan veya iplik
-
[spor]
Vücudun bir bölümünü yanındaki bölüm üzerine kıvırma, germe karşıtı
-
[isim]
Bükmek işi
- SÜSLÜ
-
-
[sıfat]
Süsü olan, süslenmiş, bezenmiş; bezekli, bezemeli
- "Geniş, süslü karyola köşede duruyordu."
-
Süslenmeye, süse çok düşkün olan
- "Süslü bir kadın."
-
[sıfat]
Süsü olan, süslenmiş, bezenmiş; bezekli, bezemeli
- KÜSUF
-
Kelime Kökeni: Arapça kusūf
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız Güneş tutulması
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız Güneş tutulması
- SÜTLÜ
-
- PÜNEZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca punaise
-
[isim]
Bakınız raptiye
- "Lastiğinin üstünde pünez başları gibi küçük demir pullar bulunan tekerlek alnıma çarpıyor ve ben kanlar içinde yere seriliyorum."
-
[isim]
Bakınız raptiye
- LEDÜN
-
Kelime Kökeni: Arapça ledunn
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Tanrı katı
- "Bu apaçık ledün deryasından, diyordu içinden. Evet! Sır ve gizemin yıllardır merak edilen ilmi, ledün."
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Tanrı katı
- GÖÇÜŞ
-
-
[isim]
Göçmek işi
-
[isim]
Göçmek işi
- KUDÜS
-
-
[isim]
Yahudilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık için kutsal sayılan, Akdeniz'in doğusunda tarihî bir şehir
-
[isim]
Yahudilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık için kutsal sayılan, Akdeniz'in doğusunda tarihî bir şehir
- SÜKSE
-
Kelime Kökeni: Fransızca succès
-
[isim]
Dikkat çeken başarı
-
İlgi çekecek durum
- "Nefsime itimadım, spordaki süksemle başlamıştır."
-
[isim]
Dikkat çeken başarı
- ZÜRRA
-
Kelime Kökeni: Arapça zurrāʿ
-
[isim, eskimiş]
Çiftçiler
- "Binaenaleyh bendeniz, zürra kısmının bu vergiden istisnasını teklif ediyorum ve buna dair bir takrir takdim eyliyorum."
-
[isim, eskimiş]
Çiftçiler
- TÜVAN
-
Kelime Kökeni: Farsça tuvān
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kuvvet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kuvvet
- ÇÖĞÜR
-
-
[isim, müzik]
İri gövdeli, kısa saplı bir tür halk sazı
- "Fütuhat devirlerinde Osmanlı ordugâhlarında çöğür ve kopuz çalınır, savaşlarda askeri heyecana getirirdi."
-
[isim, müzik]
İri gövdeli, kısa saplı bir tür halk sazı
- KÜTÜR
-
-
"Kütür kütür" ikilemesinde kullanılır: tazeliğinden dolayı kütür sesi çıkaran
-
"Kütür kütür" ikilemesinde kullanılır: tazeliğinden dolayı kütür sesi çıkaran
- SÜZGÜ
-
-
[isim, ağızlardan]
Delikli çanak
-
Balıkçı kepçesi
-
Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap
-
[isim, ağızlardan]
Delikli çanak
- RÜYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ruʾyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız görme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız görme
- SÜĞME
-
-
[isim]
Süğmek işi; süvme
-
[isim]
Süğmek işi; süvme