İçinde ü olan 10 harfli 812 kelime var. İçerisinde Ü harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ü harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜNDELİKÇİ

  1. [isim] Gündelikle çalışan kimse; günlükçü, yevmiyeci
    • "Dul kaldığı günden beri zengin evlerde gündelikçi olarak çalışan bu kadın, oğlunun tahsil etmesini istiyordu." (Suat Derviş)
  2. Gündelikle ev işlerinde çalışan kimse
DÜZENLİLİK

  1. [isim] Düzenli olma durumu; sistemlilik
AKÜMÜLATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca accumulateur

  1. [isim, fizik] Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz; akımtoplar, akü
SÜNNETLEME

  1. [isim] Sünnetlemek işi
MÜTEVECCİH

Kelime Kökeni: Arapça muteveccih

  1. [sıfat, eskimiş] Bir yere gitmeye, bir şeyi yapmaya karar veren
  2. Bakınız yönelik
GÜDERİLEME

  1. [isim] Güderilemek işi
NORMALÜSTÜ

  1. [sıfat] Bakınız sıra dışı
ŞÜPHELENİŞ

  1. [isim] Bakınız kuşkulanış
SEKÜLERLİK

  1. [isim, felsefe] Seküler olma durumu
    • "Sekülerliği ön plana çıkaran bir toplumsa, temelde seküler birtakım faktörler doğrultusunda meşrulaştırıcı bir rol oynar." (Ejder Okumuş)
GÜDÜMLEMEK

  1. [-i] Belli bir amaca veya inanca yönlendirmek
MÜTEDEYYİN

Kelime Kökeni: Arapça mutedeyyin

  1. [sıfat, eskimiş, din bilimi] Bakınız dindar
GÜNÜBİRLİK

  1. [zarf] Gece kalmadan aynı gün dönmek üzere; günübirliğine
    • "Akrabalarından birinin evine günübirlik misafirliğe gitmişlerdi." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. [sıfat] Bütün bir gün boyunca, gece kalmadan yapılan
GÜLBEŞEKER

Kelime Kökeni: Farsça gulbe + şeker

  1. [isim] Gül çiçeği ve şeker ile yapılan macun kıvamında bir reçel türü
DÜŞEYAZMAK

  1. [nesnesiz] Düşme tehlikesi atlatmak
    • "Ablam kapıyı açıp da beni yüzü gözü gömgök görünce düşeyazdı." (Leylâ Onat)
ÖRTÜŞTÜRME

  1. [isim] Örtüştürmek işi
GÜREŞTİRME

  1. [isim] Güreştirmek işi
    • "Bu deve güreştirme Orta Asya’dan gelmiş olsa gerek." (Mehmet Eröz)
GÜDÜMCÜLÜK

  1. [isim] Bir ülkenin ekonomi, tarım vb. işlerinde tutulan güdümlü yol
BÖLÜNTÜSÜZ

  1. [sıfat] Bölüntüsü olmayan
    • "Oda mı, salon mu ne, kapısız bölüntüsüz büyük açıklığın duvarını boydan boya kaplamıştı müzik aygıtı." (Füruzan)
BÖLDÜRÜLME

  1. [isim] Böldürülmek işi
KARBÜRLEME

  1. [isim, madencilik] Madenî bir ürünün karbon bakımından zenginleştirilmesi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü