İçinde ön olan 9 harfli 35 kelime var. İçerisinde ÖN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ön olan kelimeler listesine ya da Sonu ön ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÖNDÜRÜCÜ

  1. [isim] Yangın söndürücü
  2. [sıfat] Yangınları söndürmeye yarayan
    • "Söndürücü bomba."

GÖNDERMEK

  1. [-i] Bir yere doğru yola çıkarmak, yollamak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak, irsal etmek
    • "Hepimizi esir edip Malta'ya gönderecekleri ağızlarda dolaşıyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yetki vererek gitmesini sağlamak
  3. Bir kaynaktan çıkıp gelmek, ulaşmak
    • "Güneş dünyaya ısı ve ışık gönderir."
  4. Yolcu etmek
  5. Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek, atıf yapmak

YÖNETİŞİM

  1. [isim] Resmî ve özel kuruluşlarda idari, ekonomik, politik otoritenin ortak kullanımı

YÖNSÜZLÜK

  1. [isim] Yönsüz olma durumu

YÖNELTMEK

  1. [-i] Bir şeye belli bir yön vermek, yönelmesini sağlamak, çevirmek, tevcih etmek
  2. Birine veya bir şeye doğru bakmak
    • "Bakışlarını ona yöneltti."
  3. Birine bir şey söylemek, tevcih etmek
    • "Yine ünlü kişiler çeşitli konularda konuşur, ardından dinleyiciler onlara sorular yöneltirlerdi." (Haldun Taner)

GÖNYELEME

  1. [isim] Gönyelemek işi

YÖNTEMSİZ

  1. [sıfat] Bir yönteme dayanmayan, düzensiz, uygunsuz, metotsuz

SÖNDÜRMEK

  1. [-i] Ateş ve ışığın yanmasına, aydınlatmasına son vermek
    • "Parmağının ucuna kadar gelen alevi yere atıyor, terliğiyle basarak söndürüyor." (Peyami Safa)
  2. Hava veya gaz ile şişirilmiş bir şeyin havasını veya gazını boşaltmak
    • "Çocuk balonu söndürdü."
  3. Tutku ve duyguları yatıştırmak, etkisiz duruma getirmek
    • "Böyle zamanlarda Hacı'da ateşi ateşle söndürmekten başka çare olmadığını bilirim." (Reşat Nuri Güntekin)

GÖNDERTME

  1. [isim] Göndertmek işi

ÖNEMSETME

  1. [isim] Önemsetmek işi

YÖNETİLME

  1. [isim] Yönetilmek işi

ÖNEMSENME

  1. [isim] Önemsenmek işi
    • "Bu hadise para meselelerinin aşırı bir şekilde önemsenmesine sebep oldu." (Tarık Buğra)

ÖNEMSENİŞ

  1. [isim] Önemsenme işi veya biçimi

YÖNLEYİCİ

  1. [isim] Taşıtlarda yön bulmayı sağlayan aygıt, navigatör

YÖNDEŞLİK

  1. [isim] Yöndeş olma durumu

ÖNEMSİZCE

  1. [sıfat] Önemli sayılmayacak kadar

ÖNEMSEYİŞ

  1. [isim] Önemseme işi veya biçimi

DÖNDÜRMEK

  1. [-i] Dönmesini sağlamak
    • "Oğlu başını arkaya döndürdü." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    • "Lafı döndürdüm dolaştırdım, mutfağın sırrına getirdim." (Ömer Seyfettin)
  2. [-i] Başarısız saymak, geri çevirmek
    • "Sınavda döndürmüşler."
  3. Çevirmek, ... bir duruma getirmek
    • "Beni serseme döndürdü."
  4. Düzene koymak, yönetmek
    • "Tek başına bütün evi döndürüyor."

DÖNELEMEK

  1. [nsz] Dolaşmak, dolaşıp durmak

ÖNERİLMEK

  1. [nsz] Önerme işine konu olmak

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü