İçinde öl olan 8 harfli 52 kelime var. İçerisinde ÖL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında öl olan kelimeler listesine ya da sonu öl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖLÇÜLMEK

  1. [nesnesiz, -le] Ölçme işine konu olmak
    • "Bu eksiklik ve yenilik temsilcileri her zaman yaşla ölçülmez." (Halide Edip Adıvar)
GÖLLEMEK

  1. [-i] Göl durumuna getirmek
GÖLGELİK

  1. [isim] Gölge altında bulunan yer
  2. Kazıkların ve belli kalınlıktaki dikmelerin üzerine bindirilmiş bir tür demir veya ahşap çardak; sayeban, pergola
    • "Çocuğa, oracıktaki gölgelikte meme emzirmekte olan kadını gösterdi." (Osman Cemal Kaygılı)
ÖLÇÜŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Biriyle yan yana gelerek boy bakımından ölçülmek
  2. Yarışmak, müsabaka yapmak
  3. [mecaz] Karşılaştırmak, mukayese etmek
GÖLLEŞME

  1. [isim] Gölleşmek durumu
ISIÖLÇER

  1. [isim, fizik] Cisimlerin ısınma ısısını ölçmeye yarayan alet; kalorimetre
BÖLÜMLÜK

  1. [sıfat] Bölümden oluşan; kısımlık
    • "Küçük Tiyatro'da iki bölümlük 'Çatıdaki Çatlak' sergileniyordu." (Adalet Ağaoğlu)
BÖLDÜRME

  1. [isim] Böldürmek işi
HIZÖLÇER

  1. [isim, fizik] Motorlu araçlarda hız ölçüm aygıtı; takograf, takometre, takigraf
PAYÖLÇER

  1. [isim] Ortak kullanılan bir alanda tüketimin paydaşlara bölüştürülmesini sağlayan alet
BÖLYÖNET

  1. [isim] Bir ulusun veya topluluğun birliğini bozmak üzere içeriden veya dışarıdan yapılan müdahale
    • "Batı sömürgeciliğinin bölyönet anlayışı bugün bu bölgede nükleer silahlara sahip iki düşman ülkeye neden olmadı mı?" (Gündüz Vassaf)
AÇIÖLÇER

  1. [isim, matematik] Bakınız iletki
ÖLGÜNLÜK

  1. [isim] Ölgün olma durumu
    • "Issızlaşan salonlarda, sınıflarda acı bir ölgünlük mırıldanacaktı." (Mehmet Niyazi Özdemir)
BÖLÜNMEZ

  1. [sıfat] Parçalanamaz, ayrılamaz
    • "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür." (Anayasa)
BİNGÖLLÜ

  1. [isim] Bingöl ilinden olan kimse
ÇÖLLEŞME

  1. [isim] Çölleşmek işi
BÖLÜNMEK

  1. [nesnesiz] Belirli bölümlere, parçalara ayrılmak
    • "Saçları biraz evvel taranmış gibi intizamlı, ortasından ikiye bölünmüş." (Peyami Safa)
GÖLHİSAR

  1. [isim] Burdur iline bağlı ilçelerden biri
YELÖLÇER

  1. [isim] Rüzgârın veya gaz durumundaki akışkanların akış hızını ölçmeye yarayan aygıt; rüzgârölçer, anemometre
ÖLÇERMEK

  1. [-i, ağızlardan] Sönmekte olan ateşi, lambayı canlandırmak
    • "Bazı evlerde ışıklar beliriyor. Belli ki akşam alacasını aydınlatmak çabasındaki kadınlar, ocaklardaki ateşi biraz ölçeriyorlar." (Erol Toy)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü