İçinde ö olan 9 harfli 477 kelime var. İçerisinde Ö harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ö harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ö harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NÖTRLEŞME
-
-
[isim]
Nötrleşmek işi
-
[isim]
Nötrleşmek işi
- KÖKERTMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız köklemek (I)
-
Fide, sebze veya asma çubuğunun ufaklarını köküyle çıkararak başka yere dikmek
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız köklemek (I)
- ÇÖKTÜRMEK
-
-
[-i]
Çökmesine yol açmak, çökmesine sebep olmak
-
[-i]
Çökmesine yol açmak, çökmesine sebep olmak
- ÖNEMSENME
-
-
[isim]
Önemsenmek işi
- "Bu hadise para meselelerinin aşırı bir şekilde önemsenmesine sebep oldu."
-
[isim]
Önemsenmek işi
- KÖKLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Güçlü bir biçimde yerleşmek, yer etmek, kök salmak; esaslanmak
- "Nice yıl, cetlerimiz kökleşerek bir yerde, manevi varlığının resmini çizmiş havaya."
-
[nesnesiz]
Güçlü bir biçimde yerleşmek, yer etmek, kök salmak; esaslanmak
- KÖRCESİNE
-
-
[zarf]
Gerçeklerden büsbütün habersiz olarak, gerçekleri görmeyerek
- "Millî mimarilerin yanından körcesine geçmek de vardır."
-
[zarf]
Gerçeklerden büsbütün habersiz olarak, gerçekleri görmeyerek
- GÖNDERMEK
-
-
[-e, -i]
Bir yere doğru yola çıkarmak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak; yollamak, irsal etmek
- "Hepimizi esir edip Malta'ya gönderecekleri ağızlarda dolaşıyordu."
-
Yetki vererek gitmesini sağlamak
-
Bir kaynaktan çıkıp gelmek, ulaşmak
- "Güneş Dünya'ya ısı ve ışık gönderir."
-
Yolcu etmek
-
Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek, atıf yapmak
-
[-e, -i]
Bir yere doğru yola çıkarmak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak; yollamak, irsal etmek
- SÖYLETMEK
-
-
[-e, -i]
Söylemesine yol açmak
- "Söylettiklerinin, bize çağrıştırdıklarının hep yeni şeyler olmasını özlüyorum."
-
Söylemek zorunda bırakmak, itiraf ettirmek
- "Öldüreceği, laf söyleteceği adamı diri diri fırına kor, gözünün önünde yakardı."
-
[-e, -i]
Söylemesine yol açmak
- ÖĞRETİLİŞ
-
-
[isim]
Öğretilmek işi
-
[isim]
Öğretilmek işi
- TÖRPÜLEME
-
-
[isim]
Törpülemek işi
-
[isim]
Törpülemek işi
- BALIKGÖZÜ
-
-
[isim]
Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka
-
[isim]
Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka
- ASPİRATÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca aspirateur
-
[isim]
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt; emmeç
- "Aspiratörün gürültülü sesini kapadı. İsteksizce bakındı hazırladığı yemeklere..."
-
Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç; emmeç
-
[isim]
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt; emmeç
- GÖSTERTME
-
-
[isim]
Göstertmek işi
-
[isim]
Göstertmek işi
- ÖNCELLEME
-
-
[isim]
Öncellemek işi
-
[isim]
Öncellemek işi
- ÖLDÜRTMEK
-
-
[-e, -i]
Öldürme işini yaptırmak
- "Beyhude kendini öldürteceksin."
-
[-e, -i]
Öldürme işini yaptırmak
- GÖLGEVARİ
-
Kelime Kökeni: Türkçe gölge + Far
-
[sıfat]
Gölgeye benzeyen
- "Cam filmi içerinin görülmesini engelliyordu fakat az da olsa gölgevari bir şeyler görülmüştü."
-
[sıfat]
Gölgeye benzeyen
- ÇÖKTÜRTME
-
-
[isim]
Çöktürtmek işi
-
[isim]
Çöktürtmek işi
- ÖNEMSEYİŞ
-
-
[isim]
Önemsemek işi
-
[isim]
Önemsemek işi
- PARAGÖZLÜ
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız paragöz
- "Hayatımda hiçbir zaman menfaat gütmedim, paragözlü olmadım."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız paragöz
- DÖNÜVERME
-
-
[isim]
Dönüvermek işi
-
[isim]
Dönüvermek işi