İçinde ö olan 9 harfli 477 kelime var. İçerisinde Ö harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ö harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ö harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NÖTRLEŞME

  1. [isim] Nötrleşmek işi
KÖKERTMEK

  1. [-i, ağızlardan] Bakınız köklemek (I)
  2. Fide, sebze veya asma çubuğunun ufaklarını köküyle çıkararak başka yere dikmek
ÇÖKTÜRMEK

  1. [-i] Çökmesine yol açmak, çökmesine sebep olmak
ÖNEMSENME

  1. [isim] Önemsenmek işi
    • "Bu hadise para meselelerinin aşırı bir şekilde önemsenmesine sebep oldu." (Tarık Buğra)
KÖKLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Güçlü bir biçimde yerleşmek, yer etmek, kök salmak; esaslanmak
    • "Nice yıl, cetlerimiz kökleşerek bir yerde, manevi varlığının resmini çizmiş havaya." (Yahya Kemal Beyatlı)
KÖRCESİNE

  1. [zarf] Gerçeklerden büsbütün habersiz olarak, gerçekleri görmeyerek
    • "Millî mimarilerin yanından körcesine geçmek de vardır." (Yahya Kemal Beyatlı)
GÖNDERMEK

  1. [-e, -i] Bir yere doğru yola çıkarmak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak; yollamak, irsal etmek
    • "Hepimizi esir edip Malta'ya gönderecekleri ağızlarda dolaşıyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yetki vererek gitmesini sağlamak
  3. Bir kaynaktan çıkıp gelmek, ulaşmak
    • "Güneş Dünya'ya ısı ve ışık gönderir."
  4. Yolcu etmek
  5. Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek, atıf yapmak
SÖYLETMEK

  1. [-e, -i] Söylemesine yol açmak
    • "Söylettiklerinin, bize çağrıştırdıklarının hep yeni şeyler olmasını özlüyorum." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Söylemek zorunda bırakmak, itiraf ettirmek
    • "Öldüreceği, laf söyleteceği adamı diri diri fırına kor, gözünün önünde yakardı." (Ömer Seyfettin)
ÖĞRETİLİŞ

  1. [isim] Öğretilmek işi
TÖRPÜLEME

  1. [isim] Törpülemek işi
BALIKGÖZÜ

  1. [isim] Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka
ASPİRATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca aspirateur

  1. [isim] Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt; emmeç
    • "Aspiratörün gürültülü sesini kapadı. İsteksizce bakındı hazırladığı yemeklere..." (Hatice Erol)
  2. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç; emmeç
GÖSTERTME

  1. [isim] Göstertmek işi
ÖNCELLEME

  1. [isim] Öncellemek işi
ÖLDÜRTMEK

  1. [-e, -i] Öldürme işini yaptırmak
    • "Beyhude kendini öldürteceksin." (Reşat Nuri Güntekin)
GÖLGEVARİ

Kelime Kökeni: Türkçe gölge + Far

  1. [sıfat] Gölgeye benzeyen
    • "Cam filmi içerinin görülmesini engelliyordu fakat az da olsa gölgevari bir şeyler görülmüştü." (Şenol Ceviz)
ÇÖKTÜRTME

  1. [isim] Çöktürtmek işi
ÖNEMSEYİŞ

  1. [isim] Önemsemek işi
PARAGÖZLÜ

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız paragöz
    • "Hayatımda hiçbir zaman menfaat gütmedim, paragözlü olmadım." (Sermet Muhtar Alus)
DÖNÜVERME

  1. [isim] Dönüvermek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü