İçinde ö olan 8 harfli 531 kelime var. İçerisinde Ö harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ö harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ö harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YÖNETSEL

  1. [sıfat] Bakınız yönetimsel
KÖŞEBAŞI

  1. [isim] Bir sokağın başka bir sokakla veya caddeyle kesiştiği yer
    • "Felek benim kurulu yayım yastı / Her köşebaşında yolumu kesti" (Pir Sultan Abdal)
  2. [mecaz] Önemli makam
DÖŞEMSİZ

  1. [sıfat] Döşemi olmayan
ÖNLÜKLÜK

  1. [sıfat] Önlük yapmaya elverişli (kumaş)
AJİTATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca agitateur

  1. [sıfat] Bakınız körükleyici
  2. Bakınız kışkırtıcı
    • "Tamam bak, ne diyorlardı kışkırtıcıya, ajitatör; tamam bir iki ajitatör lazım bize." (Emine Işınsu)
NÖROLOJİ

Kelime Kökeni: Fransızca neurologie

  1. [isim, tıp] Bakınız sinir bilimi
  2. Hastanelerde sinir hastalıklarıyla ilgili bölüm
GÜNDÖNDÜ

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız ayçiçeği
    • "Mısırlar, gündöndüler bozulmuş, içi tezekle sıvalı harmanlara getirilmişti." (Mehmet Başaran)
ÖVEBİLME

  1. [isim] Övebilmek işi
ÇÖMELTME

  1. [isim] Çömeltmek işi
DÖKÜLGEN

  1. [sıfat] Dökülme özelliği olan
  2. [isim, bitki bilimi] Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde daha çok şıralık olarak üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm
BÖLÜMLÜK

  1. [sıfat] Bölümden oluşan; kısımlık
    • "Küçük Tiyatro'da iki bölümlük 'Çatıdaki Çatlak' sergileniyordu." (Adalet Ağaoğlu)
ÖRTTÜRME

  1. [isim] Öttürmek işi
ÖDÜNLEME

  1. [isim] Bakınız ödün
  2. [ruh bilimi] Engellenen ve doyurulmayan dilek, istek ve davranışların yarattığı tedirginliği, onların yerine geçebilecek başka dilek, istek ve davranışlarla giderme
ÖZGÜRLÜK

  1. [isim] Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu; azadelik
    • "Özgürlüğünün ilk gününde meyhanedeki arkadaşları ona dostça öğütler verdiler." (İhsan Oktay Anar)
  2. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu; hürlük, hürriyet
    • "Özgürlük görece bir kavramdır, onu oldum olasıya bilmişimdir." (Azra Erhat)
GÖNCÜLÜK

  1. [isim] Göncünün yaptığı iş
KÖFTEHOR

Kelime Kökeni: Farsça kūfte-ḫor

  1. [ünlem, teklifsiz konuşmada] Sevgiyle karışık bir azarlama sözü
    • "Gel buraya bakayım köftehor! Senin onlar arasında işin yok." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
NEMÖLÇER

  1. [isim] Havanın nem derecesini ölçmeye yarayan alet; higrometre
DEMİRÖZÜ

  1. [isim] Bayburt iline bağlı ilçelerden biri
GRÖNLAND

  1. [isim] Kuzey Atlas Okyanusu'nda, Danimarka Krallığı'na bağlı özerk bir yönetimi olan, dünyanın en büyük adası
ÇÖREKLİK

  1. [sıfat] Çörek yapmaya elverişli olan, çörek için ayrılmış olan
    • "Çöreklik un."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü