İçinde ö olan 5 harfli 266 kelime var. İçerisinde Ö harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ö harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ö harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖVÜNÇ
-
-
[isim]
Bakınız övünme
- "Bütün oba sevdalıları korumanın sevinci, övüncü içindeydi."
-
[isim]
Bakınız övünme
- PASÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca passeur
-
[isim, spor]
Bakınız pasçı
-
[isim, spor]
Bakınız pasçı
- KÖSNÜ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız şehvet
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız şehvet
- BÖĞÜR
-
-
[isim]
İnsan ve hayvan vücudunun kaburga ile kalça arasındaki bölümü
- "Ali'nin sağ böğründe bir derin yara, sağ kolunda iki kurşun yarası bulundu."
-
Yan taraf
-
Bakınız yamaç
- "Akşam serinliği başlamıştı; Kaz Dağı'nın böğürleri gölgeler içindeydi."
-
[isim]
İnsan ve hayvan vücudunun kaburga ile kalça arasındaki bölümü
- ÖREKE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
- "Günümüzdeki modern iplik makineleri geliştirilmeden evvel annelerimiz ipliklerini öreke, kirmen, eğirmen gibi eğirme aletleri kullanarak kendileri üretmişlerdir."
-
[isim]
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
- ÇÖZME
-
-
[isim]
Çözmek işi
- "Bu çeşitten karmaşık soruları bir çırpıda çözmeye kalkışacak değilim buracıkta."
-
El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez
-
[isim]
Çözmek işi
- SÖKÜŞ
-
-
[isim]
Sökmek işi
-
[isim]
Sökmek işi
- ÇÖZÜK
-
-
[sıfat]
Çözülmüş olan
- "Bu direkler olmasaydı yaşamamızdaki gerginlik buruşurdu. Çözük bir çadıra benzeyebilirdik."
-
[sıfat]
Çözülmüş olan
- GÖRÜŞ
-
-
[isim]
Görmek işi
-
Gözle bir şeyi algılama yetisi
-
Cezaevi veya hastanedeki birine yapılan ziyaret
-
[mecaz]
Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir; kanaat
- "Kolektif bir görüş rahatlığı insanı düşündürmekten kurtarır."
-
[mecaz]
Benzerlerinden ayıran özellik; konsept
-
[isim]
Görmek işi
- ÇÖZÜM
-
-
[isim]
Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç; çıkış yolu, hal (I)
- "Ayrıca olasılıkları azaltmak da bir anlamda çözüme yaklaşmak demektir."
-
[matematik]
Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulduğunda o denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar
-
[matematik]
Bir problemi çözmek için verilenler üzerinde yapılacak işlemlerin gösterilmesi
-
[isim]
Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç; çıkış yolu, hal (I)
- GÖNEN
-
-
[isim, ağızlardan]
Ekilecek toprağın sulandırılması
-
Nem, rutubet
-
[sıfat]
Nemli (toprak)
-
[isim, ağızlardan]
Ekilecek toprağın sulandırılması
- GÖLEK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız gölet
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız gölet
- ÇÖĞÜR
-
-
[isim, müzik]
İri gövdeli, kısa saplı bir tür halk sazı
- "Fütuhat devirlerinde Osmanlı ordugâhlarında çöğür ve kopuz çalınır, savaşlarda askeri heyecana getirirdi."
-
[isim, müzik]
İri gövdeli, kısa saplı bir tür halk sazı
- ÖZENİ
-
-
[isim]
Özenme işi
- "Acıyla her şeye, en küçük ayrıntıya özeni gösteriyordu."
-
[isim]
Özenme işi
- GÖLÜK
-
-
[isim, ağızlardan]
Yük taşıyan ve binilen at, eşek, beygir, katır vb. hayvan
- "Gölüğü yitirdim. -Ne gölüğü? Eşek hani, eşeği yitirdim de."
-
[isim, ağızlardan]
Yük taşıyan ve binilen at, eşek, beygir, katır vb. hayvan
- ÖDÜNÇ
-
-
[sıfat]
İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey); iare
-
[sıfat]
İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey); iare
- DÖKÜM
-
-
[isim]
Kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi
-
Kumaşın dökümlü olma niteliği
-
Bir şeyi ayrıntılı olarak ortaya koyma
-
Dökülme zamanı
- "Yaprak dökümü."
-
[sıfat]
Kalıba dökülerek yapılan
-
[isim]
Kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi
- AKTÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca acteur
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız (erkek) oyuncu
- "En pişkin aktörler bile bizim kadar rollerini başaramazlar."
-
[mecaz]
Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız (erkek) oyuncu
- DÖKÜK
-
-
[sıfat]
Dökülmüş
- "Başasistanın saçları dökük olduğundan onu doçent filan sanıyordu."
-
Çok eskimiş
-
Bakınız dökümlü
-
[sıfat]
Dökülmüş
- DÖVEÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Ağaçtan yapılmış havan
- "Sarımsak döveci."
-
[isim, ağızlardan]
Ağaçtan yapılmış havan