İçinde çok olan 20 kelime var. İçerisinde ÇOK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çok olan kelimeler listesine ya da Sonu çok ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

ÇOKBİLMİŞLİK

10 Harfli Kelimeler

BİRÇOKLARI, ÇOKLARINCA

9 Harfli Kelimeler

ÇOKBİLMİŞ

8 Harfli Kelimeler

ÇOKÇULUK, ÇOKLUKLA, ÇOKRAĞAN, ÇOKSAMAK, ÇOKSATAR

7 Harfli Kelimeler

ÇOKLARI, ÇOKSAMA

6 Harfli Kelimeler

BİRÇOK, ÇOKGEN, ÇOKLUK, ÇOKTAN

5 Harfli Kelimeler

ÇOKAL, ÇOKÇA, ÇOKÇU, ÇOKLU

3 Harfli Kelimeler

ÇOK


Kelime bulma makinesi

K O Ç Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ÇOK, KOÇ

2 Harfli Kelimeler

OK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇOKBİLMİŞLİK

  1. [isim] Çokbilmiş olma durumu
    • "Zekâ gösterisine yeltenmemiş, çokbilmişlik taslamamıştı." (Kemal Tahir)

BİRÇOKLARI

  1. [zamir] Çok sayıda olan kimse veya şey
    • "Birçokları onu memleketin mukadderatına yabancı bulmuşlardır." (Abdülhak Şinasi Hisar)

ÇOKLARINCA

  1. [zarf] Birçok kimse tarafından

ÇOKBİLMİŞ

  1. [sıfat] Her şeye aklı eren, zeki, akıllı
    • "Ama bunun lafını bile etmiyor, çokbilmiş görünmek istemez." (Tarık Buğra)
  2. Çıkarını bilen, kurnaz
    • "O ne çokbilmiş bir kadın." (Haldun Taner)

ÇOKSATAR

  1. [isim] En çok satılan yayın

ÇOKSAMAK

  1. [-i] Çok görmek

ÇOKLUKLA

  1. [zarf] Genellikle
    • "Bazen yumurta pişiriyor, çoklukla yoğurt, peynir, salata, meyve, soğuk etler gibi şeylerle karın doyuruyordu." (Necati Cumalı)

ÇOKÇULUK

  1. [isim] Gerçekçiliğin açıklanmasında birden çok ilkenin temelde bulunduğunu kabul eden öğreti, tekçilik karşıtı, plüralizm

ÇOKRAĞAN

  1. [isim] Gür kaynak

ÇOKSAMA

  1. [isim] Çoksamak işi

ÇOKLARI

  1. [zamir] Birçoğu
    • "Çoklarını dinledim."

ÇOKGEN

  1. [isim] Açı oluşturacak biçimde dörtten çok kenardan oluşan kapalı şekil, poligon

ÇOKTAN

  1. [zarf] Çok zaman önce, çok zamandan beri, öteden beri, uzun süreden beri
    • "İçeri girdiklerinde birinci film çoktan başlamış hatta sonuna bile yaklaşmıştı." (Haldun Taner)

BİRÇOK

  1. [sıfat] Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit
    • "Bu satırları, birçok mektuba biraz cevap olsun diye yazıyorum." (Halide Edip Adıvar)

ÇOKLUK

  1. [isim] Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı
    • "Anayasa değişikliklerinde iptale karar verebilmesi için üçte iki oy çokluğu şarttır." (Anayasa)
  2. Çoğunluk
    • "O akşam kibarların geleceğini, smokin hatta frakların çoklukta olacağını söyledi." (Halide Edip Adıvar)
  3. Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem
  4. [zarf] Sık sık, çokça, çok kez
    • "Ben çokluk ata binmediğim için birkaç ay içinde at toplandı, semirdi ve güzelleşti." (Falih Rıfkı Atay)

ÇOKAL

  1. [isim] Savaşlarda giyilen zırh

ÇOKÇU

  1. Çokçuluk öğretisini benimseyen (kimse), plüralist

ÇOKLU

  1. [sıfat] İçinde birden çok işlev barındıran

ÇOKÇA

  1. [zarf] Çok olarak
    • "Benden utanırlar, odada çokça koca lakırtısı olsa kalkar kaçarlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Aşırı, fazla
    • "Çokça alıngan olduğu için arkadaşları onunla sık sık bozuşuyor." (Salâh Birsel)

ÇOK

  1. [sıfat] Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    • "Bana matematik çok kolay geldi." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Mehmetçiğimiz ayrıca anıtlara layıktır. Onun köylere kadar anıtlaştırılmasını çok görmem." (Peyami Safa)
    • "Sonra, çok şükür biz de bu dünyada bir şeyler gördük, diyerek rahat rahat ölür." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  2. [zarf] Aşırı bir biçimde
    • "Ben annemi çok severim."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü