İçinde çal olan 10 harfli 46 kelime var. İçerisinde ÇAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çal olan kelimeler listesine ya da sonu çal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇAL

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALKALATIŞ

  1. [isim] Çalkalatmak işi
ÇALKALANIŞ

  1. [isim] Çalkalanmak işi
BOHÇALAMAK

  1. [-i] Bir şeyi bohça içine koyup sarmak
    • "İki kat giysisini bohçaladı." (Yusuf Atılgan)
  2. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak
  3. [spor] Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak
BOHÇALATMA

  1. [isim] Bohçalatmak işi
ÇALKALANMA

  1. [isim] Çalkalanmak işi
ÇALKALAMAK

  1. [-i] Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak; çalkamak
    • "Fincanını çalkalayıp çalkalayıp diker, dibinde hiç telve bırakmamacasına!" (Attilâ İlhan)
  2. [nesnesiz] İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak
    • "Kahvelerde zar çalkalayan avuçlar görüyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek
    • "Tabakları çalkalamak. Bardakları çalkalamak. Ağzını çalkalamak."
  4. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek
  5. [nesnesiz] Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak
    • "Aşağıdan yavrum, aşağıdan diye göbek çalkalıyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  6. Kuluçka yumurtalarını çevirmek
  7. Sağlığının bozulmasına yol açmak
ÇALKANTILI

  1. [sıfat] Çalkantısı olan
    • "Dar boğazda deniz gece gündüz çalkantılıdır." (Azra Erhat)
  2. [mecaz] Düzensiz, karmakarışık
    • "Oldukça çalkantılı günler geçirdi, isteklerinin çoğunu gerçekleştirecek zaman bulamadı." (Tomris Uyar)
FIRÇALAMAK

  1. [-i] Temizlemek veya parlatmak için fırça ile sürtmek
  2. Sık ve bataklık ormandan geçmek
  3. [mecaz] Bir kimseyi çok azarlamak, fırça çekmek
FIRÇALATMA

  1. [isim] Fırçalatmak işi
SAÇALANMAK

  1. [nesnesiz] Saçılmak, dökülmek
ÇALIŞTIRAN

  1. [isim] Bakınız işveren
BOHÇALANMA

  1. [isim] Bohçalanmak işi
ÇALAKIRBAÇ

  1. [zarf] Şiddetli ve sürekli kırbaç vurarak
KOPÇALANMA

  1. [isim] Kopçalanmak işi
ALÇALTILIŞ

  1. [isim] Alçaltılmak işi
ÇALIŞILMAK

  1. [nesnesiz] Çalışma işine konu olmak
ÇALABİLMEK

  1. [-i] Çalma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Onunki altın, benimki teneke ise demek bir şey çalabilmiş değilim." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Çalmaya gücü yetmek
  3. Çalma becerisi bulunmak
PARÇALANIŞ

  1. [isim] Parçalanma işi
ÇALÇENELİK

  1. [isim] Çalçene olma durumu
    • "Bu çalçeneliğin için evvela sen kendine acı, sonra ben sana acıyayım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
YÜRÜRÇALAR

  1. [isim] Kulaklık aracılığıyla müzik dinlemeye yarayan, insanın üzerinde taşıyabileceği teyp
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü