İçinde ç olan 6 harfli 580 kelime var. İçerisinde Ç harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ç harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ç harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İCATÇI
-
-
[isim]
İcat eden, bulan kimse; bulucu
- "İcatçıya yeni şeyler düşündüren, hekime yeni tedavi yolları arattıran ... hep ümittir."
-
[isim]
İcat eden, bulan kimse; bulucu
- ARAKÇI
-
-
[sıfat, argo]
Araklayan, çalan (kimse)
-
[sıfat, argo]
Araklayan, çalan (kimse)
- ÇITLIK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çitlembik
- "Çıtlık atıştırırken üzerinde bulunduğum dal gövdesinden ayrıldı ama kopmadan beni aşağıya indirdi."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çitlembik
- EREKÇİ
-
-
[sıfat, felsefe]
Erekçilik yanlısı; finalist
-
[sıfat, felsefe]
Erekçilik yanlısı; finalist
- ÇİĞNEK
-
-
[isim]
Bakınız yol uğrağı
-
Üzerinden çok geçilmiş, çok çiğnenmiş toprak
- "… kurşun, et ve kemik çürütmüş olan bu çiğnek toprak, avuçlayıp sıktın mı yine kan kokuyordu."
-
[isim]
Bakınız yol uğrağı
- ÇUHALI
-
-
[sıfat]
Çuhası olan
- "Gözümün önünde loş türbelerin dinginliğine, gönül rahatlığına sinmiş yeşil çuhalı sandukalar duruyor."
-
[sıfat]
Çuhası olan
- İPEKÇİ
-
-
[isim]
İpek böceği yetiştiren veya ipek satan kimse
-
[isim]
İpek böceği yetiştiren veya ipek satan kimse
- GEÇMEZ
-
-
[sıfat]
Kullanımı olmayan
-
Değerini yitirmiş
-
[sıfat]
Kullanımı olmayan
- ÖLÇMEK
-
-
[-i]
En, boy, hacim, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiklerini belirtmek
- "Dükkânda arşınla kumaş ölçmekle ömür çürütemeyeceğimi söyledim."
-
[mecaz]
Aşırı olmamasına dikkat etmek, kontrol etmek
- "Behiç cesaretini ölçtüğü zaman kendisini oldukça kuvvetli buldu."
-
[-i]
En, boy, hacim, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiklerini belirtmek
- TAÇSIZ
-
-
[sıfat]
Tacı olmayan
-
[bitki bilimi]
Taç yaprağı olmayan
-
[sıfat]
Tacı olmayan
- ÇAYEVİ
-
-
[isim]
Çay, kahve vb. içeceklerin hazırlandığı, satıldığı ve içildiği küçük iş yeri; çaycı, çayhane
-
[isim]
Çay, kahve vb. içeceklerin hazırlandığı, satıldığı ve içildiği küçük iş yeri; çaycı, çayhane
- İÇÖRGÜ
-
-
[isim]
Üç boyutlu eklemeli imalat tekniğiyle üretilen parçanın işlevselliğini arttırmak, hafifliğini sağlamak amacıyla içerisini doldurmak için kullanılan üç boyutlu desen
-
[isim]
Üç boyutlu eklemeli imalat tekniğiyle üretilen parçanın işlevselliğini arttırmak, hafifliğini sağlamak amacıyla içerisini doldurmak için kullanılan üç boyutlu desen
- ÇAVMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Güneş doğmak
-
Dağılıp yayılmak, saçılmak
-
[-den, mecaz]
Bakınız cıvmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Güneş doğmak
- KAÇKAÇ
-
-
[isim]
Baskın veya işgal sırasında halkın toplu hâlde yerini yurdunu terk etmek zorunda kalması
- "Mustafa kaçkaç sabahı büyük Adana Ovası’na doğru yürürken Fuzuli’yi daha duymamıştı ama senin yaşındayken onun birçok gazelini su gibi okuyordu ezberden."
-
[isim]
Baskın veya işgal sırasında halkın toplu hâlde yerini yurdunu terk etmek zorunda kalması
- RÜÇHAN
-
Kelime Kökeni: Arapça rucḥān
- ANÇÜEZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca anchois
-
[isim]
Genellikle hamsi bazen de çaça, sardalya veya tirsi balıklarından yapılan tuzlu ve yağlı ezme; hamsi ezmesi
- "Havyar salatasından içi ançüez dolu zeytine, tarator ve cacığa kadar neler hem de nelerin âlâsı bulunmazdı?"
-
[isim]
Genellikle hamsi bazen de çaça, sardalya veya tirsi balıklarından yapılan tuzlu ve yağlı ezme; hamsi ezmesi
- BAZİÇE
-
Kelime Kökeni: Farsça bāzīçe
-
[isim, eskimiş]
Bakınız oyun
- "Bu baziçede yanacak olanların sade kendisi olmayacağını anlatıyordu."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız oyun
- ÇİĞNEM
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız çiğnemlik
- "Hoş geldin diyene bir çiğnem sakız uzatacaksın..."
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız çiğnemlik
- PİÇUTA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bir tür iri palamut balığı
-
[isim]
Bir tür iri palamut balığı
- HİÇLİK
-
-
[isim]
Hiç olma durumu
- "Hiçlik içerisinde."
-
[felsefe]
Gerçekteki özelliklerinin, durumlarının ortadan kaldırılması sonucu bir şeyin var olmayışı; yokluk
- "Yapılmamış olan sanat sosyolojimiz de böylece gün yüzü görmeden hiçliğe karışacak."
-
[isim]
Hiç olma durumu