İçinde ç olan 5 harfli 514 kelime var. İçerisinde Ç harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ç harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ç harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OTÇUL

  1. [sıfat, hayvan bilimi] Bakınız otobur
ÇAĞMA

  1. [isim] Çağmak işi
LEHÇE

  1. [isim] Polonyalıların kullandığı dil
    • "Seyahatname Almanca, Arapça, Arnavutça, Bulgarca, Ermenice, Fransızca, Gürcüce, İngilizce, İtalyanca, Lehçe, Macarca, Rumence, Rusça, Sırpça, Slovakça ve Yunanca olmak üzere on altı farklı dile çevrilmiştir." (Belgin Tezcan Aksu)
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
ÇÖZÜM

  1. [isim] Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç; çıkış yolu, hal (I)
    • "Ayrıca olasılıkları azaltmak da bir anlamda çözüme yaklaşmak demektir." (Ahmet Ümit)
  2. [matematik] Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulduğunda o denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar
  3. [matematik] Bir problemi çözmek için verilenler üzerinde yapılacak işlemlerin gösterilmesi
ÇİĞLİ

  1. [isim] İzmir iline bağlı ilçelerden biri
NAÇAR

Kelime Kökeni: Farsça nāçār

  1. [sıfat] Çaresi olmayan; çaresiz
  2. Zavallı, düşkün
MANÇU

  1. [isim] Mançurya halkından olan kimse
LÜPÇÜ

  1. [isim] Bakınız bedavacı
    • "… artık bedavacı, lüpçü nailiyetini kaybetsin ve istikbalin müspet malumları önünde hiçbir hak sahibi olmadığını göstersin." (Necip Fazıl Kısakürek)
MERİÇ

  1. [isim] Edirne iline bağlı ilçelerden biri
ÇÖZÜK

  1. [sıfat] Çözülmüş olan
    • "Bu direkler olmasaydı yaşamamızdaki gerginlik buruşurdu. Çözük bir çadıra benzeyebilirdik." (Nermi Uygur)
KÖMEÇ

  1. [isim, bitki bilimi] Papatya ve ayçiçeğinde olduğu gibi, sapın yassılaşmış ve genişlemiş ucu üzerinde çiçeklerin yan yana toplanmasıyla oluşan çiçek durumu
KAÇAK

  1. [isim] Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı; kaçıntı
  2. Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde
    • "Hâlbuki buraları ve hususuyla Anadolu’yu, kaçaktan mümkün mertebe muhafaza için bundan başka çare yoktur." (Mithat Cemal Kuntay)
  3. Av sırasında vurulamayan kuş
    • "Malum a, kaçak diye avcının tüfeğinden kurtulmuş kuşlara denir." (Sermet Muhtar Alus)
  4. [sıfat] Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan
    • "Vapurda bir de kaçak Rus ailesi var." (Aka Gündüz)
  5. [sıfat] Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan
    • "Kaçak kat."
  6. [sıfat] Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan
    • "Kaçak olarak gelmiş Amerikan, Japon, hatta Kızıl Çin eşyalarını satanlar açıkça bunların kaçak mal olduklarını bağırarak alıcı çekiyorlardı." (Aziz Nesin)
  7. [zarf] Yasalara, kurallara uymayarak gizli bir biçimde
    • "Bütün harp müddetince babası ile İsviçre'de kaçak yaşadı." (Aka Gündüz)
ÇÖRTÜ

  1. [isim, ağızlardan] Değirmende buğday teknesi oluğu
TURAÇ

Kelime Kökeni: Arapça durrāc

  1. [isim, hayvan bilimi] Sülüngillerden, uzunluğu 34 santimetre olan, soyu azalmış bir tür kuş (Tetrao francolinus)
    • "İyi bir avcı olur da turaç vurursan bana da turaç getir." (Yaşar Kemal)
GEREÇ

  1. [isim] Belirli bir işi yapmak için kullanılması gereken maddeler; materyal
    • "Bu sarayların bütün gereci Londra'dan taşınmıştır." (Salâh Birsel)
ÇÖRKÜ

  1. [isim, matematik] Bakınız sayı boncuğu
UÇKUN

  1. [sıfat] Uçmuş, fırlamış
    • "Ve biz sanki dünyalar öncesinde / Gibi dumanlarda uçkun, vücutsuz" (Ahmet Muhip Dıranas)
  2. [isim, ağızlardan] Ateşten fırlayan ve etrafa saçılan kıvılcım
GÜVEÇ

  1. [isim] İçinde yemek pişirilen toprak kap
    • "Taş ocağın üstünde, ateşe vurduğu güveçten, kaynayan etin kokusu geliyordu." (Necati Cumalı)
  2. Bu kapta pişirilen yemek
    • "Güveçten sonra bir koca sini mantı gelmiş." (Çetin Altan)
ÇEMİŞ

  1. [sıfat, argo] Sıska, zayıf (kimse)
  2. Görgüsüz, kaba (kimse)
ÇIDAM

Kelime Kökeni: Moğolca

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sabır
    • "Topraklar getirdim bilinmeyen / Koynunda sevgi beslenir çıdam çıdam" (Hasan Gezer)
  2. Dayanıklı olma
  3. Bakınız kudret
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü