İçinde ç olan 4 harfli 148 kelime var. İçerisinde Ç harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ç harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ç harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İZAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça izʿāc
-
[isim, eskimiş]
Bunaltma, tedirgin etme, baş ağrıtma, can sıkma
- "Bu vaka Bilâl'i, uşakların izacından tamamen kurtardı."
-
[isim, eskimiş]
Bunaltma, tedirgin etme, baş ağrıtma, can sıkma
- SKEÇ
-
Kelime Kökeni: İngilizce sketch
-
[isim]
Güldürü niteliğinde kısa oyun
- "Bir okul skecinin gönülsüz oyuncuları gibiydiler."
-
[isim]
Güldürü niteliğinde kısa oyun
- FELÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça felc
-
[isim, tıp]
Bakınız inme
-
[mecaz]
İşlemez durumda olma
-
[isim, tıp]
Bakınız inme
- ÖÇLÜ
-
-
[sıfat]
Kin ve intikam dolu, öç alma isteğinde olan
- "Fransız general beyaz at üstünde Galata'dan geçtiği gün, tıpkı 1908 Meşrutiyeti'nin ilk günlerindeki gazete başyazıları gibi hınçlı ve öçlü idi."
-
[sıfat]
Kin ve intikam dolu, öç alma isteğinde olan
- EVİÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça evc
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir tür birleşik makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir tür birleşik makam
- TUNÇ
-
-
[isim]
Koyu kızıl renkte olan, bakır, çinko ve kalay alaşımı; bronz
-
[sıfat]
Bu alaşımdan yapılan
-
[isim]
Koyu kızıl renkte olan, bakır, çinko ve kalay alaşımı; bronz
- GEÇE
-
-
[zarf]
Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken
- "Sekizi çeyrek geçe üçüncü kata çıkıp altı numaranın önünde durdu."
-
[zarf]
Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken
- SMAÇ
-
Kelime Kökeni: İngilizce smash
-
[isim, spor]
Voleybol ve teniste topu yukarıdan aşağıya doğru sertçe yere vurma; küt (III)
-
Basketbolda yakın mesafeden topu sertçe sepete geçirme
-
[isim, spor]
Voleybol ve teniste topu yukarıdan aşağıya doğru sertçe yere vurma; küt (III)
- MURÇ
-
Kelime Kökeni: Ermenice
-
[isim]
Betonu kırmakta veya betona delik açmakta kullanılan sivri uçlu, çelikten yapılmış bir alet
-
[isim]
Betonu kırmakta veya betona delik açmakta kullanılan sivri uçlu, çelikten yapılmış bir alet
- PENÇ
-
Kelime Kökeni: Farsça penc
-
[isim]
Bakınız beş
-
[isim]
Bakınız beş
- AMAÇ
-
-
[isim]
Elde edilmesi gereken, ulaşılmak istenilen sonuç; erek, gaye, garaz, kasıt, maksat, murat, niyet
- "Evet ama öteki kızı bu iş için kaçırdılarsa amaçlarına ulaştılar."
-
Bakınız hedef
- "Amaç, şüphe götürmeyecek ilk kesin bilgiye varmaktı."
-
Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev; misyon
-
[isim]
Elde edilmesi gereken, ulaşılmak istenilen sonuç; erek, gaye, garaz, kasıt, maksat, murat, niyet
- ÇAPA
-
-
[isim]
Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı
- "Hiç keser, çapa elinden düşmüyordu, yeri kazıyor kazıyordu."
-
Çapalamak işi
-
Bakınız çıpa
-
[isim]
Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı
- ŞERÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça şerc
-
[isim, eskimiş, anatomi]
Bakınız anüs
-
[isim, eskimiş, anatomi]
Bakınız anüs
- ARAÇ
-
-
[isim]
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne
-
Bakınız taşıt
- "Araçlarından inen iki polis sulara basmamak için sıçrayarak kapıya doğru yaklaşıyorlar."
-
[mecaz]
Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey; vasıta
- "Bu yüzden iyi anlaşmak için araçların mükemmelliği söz konusu değildir."
-
[isim]
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne
- AŞÇI
-
-
[isim]
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse
- "Ben bu aşçı kadar çılgın ve aksi insan görmedim."
-
[isim]
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse
- ÇEÇE
-
Kelime Kökeni: Fransızca tsé-tsé
-
[isim, hayvan bilimi]
İki kanatlılardan, insana uyku hastalığı aşılayan, sinekten büyük bir cins Güney Afrika böceği (Glossina)
-
[isim, hayvan bilimi]
İki kanatlılardan, insana uyku hastalığı aşılayan, sinekten büyük bir cins Güney Afrika böceği (Glossina)
- İPÇİ
-
-
[isim]
İp üreten, yapan veya satan kimse
-
[isim]
İp üreten, yapan veya satan kimse
- ÇENE
-
Kelime Kökeni: Farsça çāne
-
[isim]
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
- "Çenesinin, başının bütün iskeleti peksimeti çiğnedikçe daha açık olarak meydana çıkıyordu."
-
Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri
-
[denizcilik]
Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer; çarık
-
[mecaz]
Çok konuşma huyu, gevezelik
- "Sende de çene var ha!"
-
[isim]
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
- LİNÇ
-
Kelime Kökeni: İngilizce lynch
-
[isim]
Birden çok kimsenin kendilerine göre suç olan bir davranışından ötürü birini, yasa dışı ve yargılamasız olarak öldürmesi
-
[isim]
Birden çok kimsenin kendilerine göre suç olan bir davranışından ötürü birini, yasa dışı ve yargılamasız olarak öldürmesi
- ÇERİ
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız asker
-
[isim, eskimiş]
Bakınız asker