İçinde çı olan 10 harfli 182 kelime var. İçerisinde ÇI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çı olan kelimeler listesine ya da sonu çı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇIRPINTILI
-
-
[sıfat]
Ufak ve oynak dalgalı (deniz)
-
[tıp]
Çırpıntısı olan
-
[sıfat]
Ufak ve oynak dalgalı (deniz)
- KAÇAKÇILIK
-
-
[isim]
Bir devletin yasalarına karşı gelerek yapılan ticaret
- "Kaçakçılık ediyormuş, çok para vurmuş."
-
Kaçakçının yaptığı iş
-
Gizli olarak, sezdirmeden kaçırma işi
- "Ben böyle gözlere görülmeden yapılan kaçakçılıktan korkarım."
-
[isim]
Bir devletin yasalarına karşı gelerek yapılan ticaret
- KIZAMIKÇIK
-
-
[isim, tıp]
Kızamığa benzeyen, ona göre hafif geçen döküntülü bir hastalık
-
[isim, tıp]
Kızamığa benzeyen, ona göre hafif geçen döküntülü bir hastalık
- AYLAKÇILIK
-
-
[isim]
Aylakçı olma durumu
-
[isim]
Aylakçı olma durumu
- ŞEYTANSAÇI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız küsküt otu
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız küsküt otu
- ÇIKABİLMEK
-
-
[-e]
Çıkma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Artık silahım var, cephanem var, ava çıkabilirim."
-
Çıkmaya gücü yetmek
-
[-e]
Çıkma ihtimali veya imkânı bulunmak
- MİHALIÇÇIK
-
-
[isim]
Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri
- YASAKÇILIK
-
-
[isim]
Yasakçı olma durumu
-
[isim]
Yasakçı olma durumu
- TOKATÇILIK
-
-
[isim]
Bakınız dolandırıcılık
-
[isim]
Bakınız dolandırıcılık
- KEBAPÇILIK
-
-
[isim]
Kebapçının yaptığı iş
-
[isim]
Kebapçının yaptığı iş
- ÇILDIRTICI
-
-
[sıfat]
Çıldırmaya yol açan
- "Aklınıza gelen her hatıra, her düşünce, beyne dökülen asit gibi çıldırtıcı, yok edici bir sürecin içine sokuyor sizi"
-
[sıfat]
Çıldırmaya yol açan
- HAFRİYATÇI
-
-
[isim]
Hafriyat işi ile uğraşan kimse
- "Zemin katta kamyon tamirhanesi, girişte et lokantası ve kıraathane, bir üst katı iki hemşehrisine kiralamış; biri hafriyatçı, diğeri muhasebeci."
-
[arkeoloji]
Arkeolojik kazı ile uğraşan kimse
- "Kaya cephelerinin hakikaten mezar olup olmadıkları birkaç hafriyatçı tarafından münakaşa olunmaktadır."
-
[isim]
Hafriyat işi ile uğraşan kimse
- ÇIKAGELMEK
-
-
[nesnesiz]
Beklenmedik bir zamanda gelmek
- "Bir hafta sonra oğul, yanında garip bir hayvanla eve çıkageldi."
-
[nesnesiz]
Beklenmedik bir zamanda gelmek
- İLAHİYATÇI
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız tanrı bilimci
-
[isim, felsefe]
Bakınız tanrı bilimci
- YAKITÇILIK
-
-
[isim]
Yakıtçının yaptığı iş
-
[isim]
Yakıtçının yaptığı iş
- OTLAKÇILIK
-
-
[isim]
Başkalarının sırtından geçinme durumu
-
[isim]
Başkalarının sırtından geçinme durumu
- TEŞKİLATÇI
-
-
[isim]
Bakınız örgütçü
- "Ümmi fakat şiddetli bir teşkilatçı idi."
-
[isim]
Bakınız örgütçü
- SİLAHÇILIK
-
-
[isim]
Silahçı olma durumu
-
[isim]
Silahçı olma durumu
- ÇIRÇIRLAMA
-
-
[isim]
Çırçırlamak işi
-
[isim]
Çırçırlamak işi
- ÇIKARSEVER
-
-
[sıfat]
Bakınız çıkarcı
- "Köyün içinde bunlar öyle kendimci, öyle çıkarsever herifler ki, beni tiksindirirler."
-
[sıfat]
Bakınız çıkarcı