İçinde Ö olan 7 harfli 424 kelime var. İçerisinde Ö harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında Ö harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu Ö harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÖPEKLİ

  1. [sıfat] Köpeği olan

KÖŞEGEN

  1. [isim] Bir çokgende ardışık olmayan veya birçok yüzlüde aynı düzlem üzerinde bulunmayan iki köşe arasına çekilen çizgi, kutur, diyagonal

ÖVÜNGEN

  1. [sıfat] Çok övünen, farfara

SENATÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Senato üyesi

BÖBÜRTÜ

  1. [isim] Böbürlenme

ÖLÇÜNME

  1. [isim] Ölçünmek işi veya durumu

ÖMÜRSÜN

  1. beklenilmeyen iyi davranışlar karşısında söylenen bir söz
    • "Yok yere geçirdim günü, ah nideyim ömrüm seni." (Yunus Emre)
    • "... ihtiyar adam hazin bir ömür geçiriyordu." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Orada ümitler ve hayal sukutlarıyla geçen, bir ömre bedel hareketli hayatı!" (Refik Halit Karay)
    • "Ekonomik özgürlüğümden bir nebze olsun ödün vermeyeceğim ömrüm oldukça." (Azra Erhat)

BAŞKÖŞE

  1. [isim] Bir yerde en saygın kişinin veya büyüklerin oturması için ayrılan yer, tör
    • "Adamakıllı bol entarisinin eteklerini savurta savurta geldi, başköşeye kuruldu." (Atilla İlhan)

BÖLÜNEN

  1. [isim] Bir bölme işleminde eşit bölümlere ayrılması gereken miktar veya sayı

ÖZGÜRCE

  1. [zarf] Özgür bir biçimde

GÖZDAĞI

  1. [isim] Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma, tehdit
    • "Ona korku ve gözdağı aracı ile birtakım emirler verilir, yasaklar konur." (Haldun Taner)
    • "Sarhoş ağabeyi, parası pulu ile gözdağı vermeye kalktı onlara." (Necati Cumalı)

SÖVÜNTÜ

  1. [isim] Hafif sövme yollu, kaba ve yakışıksız söz

BÖLÜŞÜM

  1. [isim] Bölüşme, paylaşma
    • "Gelir bölüşümü."

DÖNÜŞLÜ

  1. [sıfat] Dönüşü olan
  2. Öznesi ile nesnesi bir olan, mutavaat

KÖZLEME

  1. [isim] Közlemek işi
  2. Köz üzerinde pişirilen yiyecek, özellikte ateşle pişirilen et, külbastı

ÖDLEKÇE

  1. [sıfat] Ödleğe yaraşır, ödlek gibi
  2. [zarf] Ödleğe yaraşır bir biçimde

ÖNLEMEK

  1. [-i] Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak
    • "Her an bu tempoyu duymamı kim, nasıl önleyecek?" (Haldun Taner)
  2. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek
    • "Yakın felaketi önlemek için esaslı tedbir almak güçtür." (Falih Rıfkı Atay)

GÖLBAŞI

  1. [isim] Göle akan çay

KUŞGÖMÜ

  1. [isim] Pastırmanın fileto bölümü

KÖROĞLU

  1. [isim] Kocanın karısına verdiği ad
    • "Benim köroğlu yamandır. Üç tavuk besler bizim gecekondunun önünde, bir kafes içinde." (Necati Cumalı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü