İçinde ÖĞÜT olan 18 kelime var. İçerisinde ÖĞÜT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ÖĞÜT olan kelimeler listesine ya da Sonu ÖĞÜT ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

SÖĞÜTGİLLER

10 Harfli Kelimeler

KIZILSÖĞÜT

9 Harfli Kelimeler

ÖĞÜTÇÜLÜK, ÖĞÜTLEMEK, ÖĞÜTÜLMEK

8 Harfli Kelimeler

ÖĞÜTLEME, ÖĞÜTÜLME, ÖĞÜTÜLÜŞ, SÖĞÜTLÜK

7 Harfli Kelimeler

AKSÖĞÜT, ÖĞÜTMEK, ÖĞÜTÜCÜ, SÖĞÜTLÜ

6 Harfli Kelimeler

ÖĞÜTÇÜ, ÖĞÜTME, ÖĞÜTÜŞ

5 Harfli Kelimeler

SÖĞÜT

4 Harfli Kelimeler

ÖĞÜT


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÖĞÜTGİLLER

  1. [isim] İki çeneklilerden, söğüt, kavak vb. türleri içine alan bir bitki familyası

KIZILSÖĞÜT

  1. [isim] Kızılağaç

ÖĞÜTLEMEK

  1. [-i] Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını söylemek, nasihat etmek
    • "Güzel olanın yıkılmasını kimse öğütlemez." (Nurullah ataç)

ÖĞÜTÜLMEK

  1. [nsz] Öğütme işine konu olmak
    • "Un ortadan çekilince ekmeği süpürge tohumu ile öğütülmüş mısır koçanıyla yapmaya başlamışlardı." (Ercüment Ekrem Talu)

ÖĞÜTÇÜLÜK

  1. [isim] Öğütçü olma durumu

ÖĞÜTLEME

  1. [isim] Öğütlemek işi, nasihat

ÖĞÜTÜLÜŞ

  1. [isim] Öğütülme işi veya biçimi

ÖĞÜTÜLME

  1. [isim] Öğütülmek işi

SÖĞÜTLÜK

  1. [isim] Söğüt ağacı bol olan yer
    • "Uzakta çay kenarında söğütlük içinde küçük bir köy vardı." (Halide Edip Adıvar)

ÖĞÜTMEK

  1. [-i] Bir araçla tane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
    • "Bu değirmen, günde ancak kırk elli çuval öğütebilirdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Ezmek, çiğnemek

SÖĞÜTLÜ

  1. [sıfat] Söğüt ağaçları bulunan (yer)

AKSÖĞÜT

  1. [isim] Söğütgillerden, kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü (Salix alba)

ÖĞÜTÜCÜ

  1. [sıfat] Öğütme özelliği olan
  2. [isim] Öğütme işini yapan makine
  3. [isim] Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine

ÖĞÜTÇÜ

  1. [isim] Öğüt veren kimse, nasihatçi
  2. Vaiz

ÖĞÜTÜŞ

  1. [isim] Öğütme işi veya biçimi

ÖĞÜTME

  1. [isim] Öğütmek işi
    • "Bizim oralarda buğdaylarını öğütmeye gelip değirmende kalan köylülere nöbetçi derler." (Memduh Şevket Esendal)

SÖĞÜT

  1. [isim] Söğütgillerden, sulak yerlerde yetişen, yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç (Salix)

ÖĞÜT

  1. [isim] Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat
    • "Bütün öğütlerine itaat ettiğim hâlde hiçbir şeye muvaffak olamıyorduk." (Aka Gündüz)
    • "Ayağını denk al yavrum, ateşle oyun olmaz, diye öğüt verdi." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü