Sonunda i olan 7 harfli 1050 kelime var. İ harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde i harfi olan kelimeler listesine ya da başında i harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİRİNCİ

  1. [sıfat] Bir sayısının sıra sıfatı
  2. [isim] Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey
    • "Birincisi ne kadar mağrur ise öbürü o kadar yılışık." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. [isim] Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse
    • "Sınıfın birincisi olduğundan imtihanlara girişinde..." (Ömer Seyfettin)
  4. [isim] Bakınız birinci mevki
    • "Bütün grubu hiç olmazsa ilk ineceğimiz iskeleye kadar birincide götürmek istemişti." (Reşat Nuri Güntekin)
DAVETLİ

  1. [isim] Bakınız çağrılı
    • "Saat kaçtı bilmiyorum, lambalar söndü / Anladım ki davetliler evlere döndü" (Enis Behiç Koryürek)
BAZİTLİ

  1. [sıfat] Baziti olan
DÖKMECİ

  1. [isim] Bakınız dökümcü
DEMETLİ

  1. [sıfat] Demet biçiminde olan
    • "Öyleyse iki elime iki demet nergis alıp öyle geleyim, tek demetli birileriyle karıştırmasınlar, dedi ve gülmeye başladı." (Burhan Günel)
MEVLEVİ

Kelime Kökeni: Arapça mevlevī

  1. [isim] Mevlevilik tarikatına bağlı kimse
GEDİKLİ

  1. [sıfat] Gediği olan
  2. Bakınız müdavim
    • "Neyse gel git, evin gediklilerinden olduk." (Attilâ İlhan)
  3. Bulunduğu makam veya mevkiyi ısrarla bırakmayan
  4. Görev ve sorumluluk hiyerarşisi içinde eski ve kıdemli (kimse)
  5. [askerlik] Eskiden ordunun orta kademe eleman ihtiyacını karşılayan, terfi almaksızın aynı görevde çalışan, bilgi ve becerisi gelişmiş olan (kimse)
    • "gedikli zabit, gedikli erbaş"
  6. [isim, askerlik] Bakınız astsubay
İŞLENTİ

  1. [isim, ekonomi] İşleme yöntemi
ÇİÇEKLİ

  1. [sıfat] Çiçeği veya çiçek resimleri olan
    • "Bütün pencereler eskisi gibi çiçekli ve tül perdeliydi." (Ahmet Haşim)
ELLİNCİ

  1. [sıfat] Ellinin sıra sıfatı, sırada kırk dokuzuncudan sonra gelen
HADDECİ

  1. [isim] Hadde işiyle uğraşan kimse
    • "Darphanede haddeci, cilacı atölyelerinde çalıştıktan sonra, sikkeciliğe geçti. Birinci sınıf bir sikkeci oldu." (Yalçın Toker)
PALETLİ

  1. [sıfat] Paleti olan (taşıt)
MÜFTERİ

Kelime Kökeni: Arapça mufterī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız karalamacı
RAHMANİ

Kelime Kökeni: Arapça raḥmānī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız ilahi (I)
    • "O, meyvelerin tadında, yarınki Cennet'in rahmani kokularını duymasını bilirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
TEĞELTİ

  1. [isim, ağızlardan] Binek hayvanlarında eyerin altına konulan keçe
BEZENTİ

  1. [isim] Herhangi bir şeyi ona uygun nitelikte tamamlayan nesne; garnitür
    • "Korkuyordu; lime lime olmuş duygulardan, süsü püsü yerinde, alımı bezentisi düzgün bir tabiat resmi çıkaracak gücü yoktu." (Yılmaz Karakoyunlu)
ÇİÇEKSİ

  1. [sıfat] Çiçeği andıran, çiçeğe benzeyen, çiçek gibi; çiçeğimsi
APRANTİ

Kelime Kökeni: Fransızca apprentice

  1. [isim, spor] At yarışlarında elliden az yarış kazanmış, deneyimi jokeylere göre daha az olan genç binici
AVRUPAİ

Kelime Kökeni: İtalyanca europa + Arapça -į

  1. [sıfat] Avrupalılara özgü, Avrupalılara benzer, Avrupalılar gibi
    • "O yıllara göre hayli Avrupai sayılacak bir yaşam tarzı sergiliyordu." (Ayşe Kulin)
FANTEZİ

Kelime Kökeni: Fransızca fantaisie

  1. [isim] Sonsuz, sınırsız hayal; fantazya (II)
  2. Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş
    • "Üstelik büyük bir taklit kabiliyeti ve fantezisi vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [sıfat] Süslü ve türü değişik olan
    • "Yerinden doğrulmuş fantezi ipek çoraplarını, yeni gömleğini gururla göstererek. gülüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [müzik] Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü