Sonunda i olan 5 harfli 371 kelime var. İ harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde i harfi olan kelimeler listesine ya da başında i harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BEKRİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Ayyaş
-
[sıfat]
Ayyaş
- JANTİ
- ...
- EKÜRİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ahırdaş
-
Sürekli bir arada bulunan, ortak iş yapan kişiler
-
[isim]
Ahırdaş
- KİLSİ
-
-
[sıfat]
Kili andıran, kile benzeyen, kil gibi
-
[sıfat]
Kili andıran, kile benzeyen, kil gibi
- SEMAİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir kurala bağlı olmayıp ancak işitmekle öğrenilen (söz)
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde iki basit usulden biri
-
Sekizer hece ölçüsüyle yazılmış olan halk şiiri türü
-
[sıfat]
Bir kurala bağlı olmayıp ancak işitmekle öğrenilen (söz)
- BEŞLİ
-
-
[sıfat]
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan
-
[isim]
İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya pul
-
[isim]
Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes
-
[isim]
Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume
-
[isim]
Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet
-
[isim]
Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası
-
[sıfat]
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan
- BEDİİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen
- "En zengin, en bedii sokaklarımıza pis diyoruz." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Estetik
-
[sıfat]
Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen
- BEKÇİ
-
-
[isim]
Bir şeyi veya bir yeri bekleyip korumakla görevli kimse
- "Karşı odaya bekçi oldun dedi, ilk aylığımı verdiler." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Yıkılan o saltanatlar üzerinde bir kandil gibi artık sonsuzluğa dek bekçi kalacaktı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[isim]
Bir şeyi veya bir yeri bekleyip korumakla görevli kimse
- ESAMİ
- ...
- GAYRİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Gayrı
- "Sık sık görüşürüz gayri." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[zarf]
Gayrı
- KİNCİ
-
-
[sıfat]
Öç almak isteyen, kin tutan, kindar
-
[sıfat]
Öç almak isteyen, kin tutan, kindar
- AŞEVİ
-
-
[isim]
Lokanta
-
Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane
-
Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer
-
Tekkelerde yemek pişirilen yer
-
[isim]
Lokanta
- ESPRİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, nükte
- "İnceliği bu özelliğine de sindiği için esprileri hiçbir zaman harcayıcı olmazdı." (Haldun Taner)
- "Anlattığı fıkralarla yaptığı esprilere kendi asla gülmezdi." (Çetin Altan)
-
Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, nükte
- "Romanın esprisi."
-
[isim]
İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, nükte
- VERDİ
-
-
[isim]
Bir borudan bir saniyede geçen suyun veya bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı
-
[isim]
Bir borudan bir saniyede geçen suyun veya bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı
- BEZCİ
-
-
[isim]
Bez yapan veya alıp satan kimse
-
[isim]
Bez yapan veya alıp satan kimse
- CEZRİ
- ...
- TEŞRİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yasama
-
[isim]
Yasama
- AGAMİ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Borazan kuşu
-
[isim]
Borazan kuşu
- ÇİLLİ
-
-
[sıfat]
Çili olan
- "Perdede şimdi yüzü çilli bir çocuk babasına sarılmış, ağlayarak bir şeyler anlatıyordu." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Çili olan
- FERLİ
-
-
[sıfat]
Parlak (göz, ışık)
-
[sıfat]
Parlak (göz, ışık)