Başında i olan 4 harfli 133 kelime var. İ harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde i harfi olan kelimeler listesine ya da sonu i harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında i bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İKNA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir konuda birinin inanmasını sağlama, inandırma, kandırma
    • "Sinirleniyor, kendi kendimi ikna için daha ısrarla, daha fazla konuşuyordum." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Mektubu sırf Saffet'in saadeti için gönderdiğine kendi vicdanını ikna etmek mecburiyetini hissediyordu." (Halide Edip Adıvar)

İNAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim
    • "Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir." (Tarık Buğra)
    • "Umarım ki o da çocukça inatlar etmez, bu iş de böylece bitmiş olur." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme
    • "İddia kızışmış, âdeta inat hâlini almıştı." (Ömer Seyfettin)
  3. [sıfat] İnatçı

İNEÇ

  1. [isim] Tekne, yukaç karşıtı

İBRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ölçü aletleri, saat ve göstergelerde sayı veya işaret göstermeye yarayan hareketli iğne
    • "Birtakım ışıklar yanıp sönüyor, kadranların ibreleri titreyerek yükselip alçalıyor." (Çetin Altan)
  2. Çam, ardıç, sedir vb. ağaçların yaprağı

İKTA
...
İMAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Cemaate namaz kıldıran kimse
  2. Müslümanlıkta mezhep kuran kimse
  3. Hz. Muhammed'den sonra onun vekilliği görevini üzerine alan halifelere verilen unvan
  4. Bazı küçük İslam devletlerinde devlet başkanı
  5. En önde bulunan kimse, önder

İMAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnanç
    • "Ben bu devreyi geçirinceye kadar imanım gevremiştir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Güçlü inanç, inan
    • "Kalpleri vatan aşkı ve imanı ile doluydu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
    • "Onun özveri, alçak gönüllülük taşan yüzünü görünce hayatın sadece bir para çekişmesi olmadığına iman getirir, ferahlardınız." (Haldun Taner)
    • "Müslüman olmadan varmayacağını anlayınca kırkyıllık kart gâvuru imana getirdi." (Halide Edip Adıvar)

İCRA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir müzik eserini oluşturan notaları sese çevirme
    • "Hiçbir felaket ona büyük bir tesir icra etmiyor." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Borçlunun alacaklıya karşı yapmak veya ödemekle yükümlü bulunduğu bir şeyi adli bir kuruluş aracılığıyla yerine getirme
    • "Kirayı icra ile alabildim. İcra memuru."
    • "Ankara Radyosu sanatçıları Hacı Arif Bey'den kürdilihicazkâr makamını icra ediyorlardı." (Haldun Taner)
  3. Adliyenin bu işle görevli dairesi
  4. Yapma, yerine getirme, bir işi yürütme

İMDİ

  1. [zarf] Buna göre, şu hâlde, artık
    • "İmdi, biz umutsuz da olsak tarih yapacağını yapar dersek, bunun sonu tembelliğe varır." (Melih Cevdet Anday)
  2. Şimdi

İMZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kimsenin, bir yazının altına bu yazıyı yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde yazdığı ad veya işaret
    • "Mektubun sonunda imzamı görür görmez kim bilir ne kadar şaşıracaksın." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Önüne bir tomar parşömen çeken ağa, yeni öğrendiği imzasını atmaya başladı." (Orhan Kemal)
    • "Bir haftaya kalmayacak, bizim delegeler sulhu imza edecekler." (Ömer Seyfettin)
  2. İmzalama işi
  3. Herhangi bir dalda ün yapmış yazar, sanatçı
    • "Dergi en ünlü imzalara yer veriyor."

İZAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ağırlama

İARE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eğreti, ödünç
    • "Bu iare tuvaletiyle, kendi güzelliğinin gururunu da feda ederek bahçeye çıktı." (Peyami Safa)
  2. Eğreti verme, ödünç verme

İLİK

  1. [isim] Giysi, yorgan çarşafı, yastık kılıfı vb.nin gereken belirli yerlerine düğmenin geçirilebilmesi için iplikle örülerek, parça geçirilerek veya biye ile yapılan küçük yarık

İHYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yeniden canlandırma, diriltme
    • "Eskisinden daha çok gelsinler, söylesinler, önlerine dökül, ağızlarını ara, bana gel, ne söylediklerini haber ver, ihya olursun be Tevfik!" (Halide Edip Adıvar)
  2. Çok iyi duruma getirme, geliştirme, güçlendirme
  3. Yeni bir güç, umut, erinç verme

İADE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Alınmış bir şeyi geri verme
    • "Sekiz buçuk altını iade için eline mühim bir para geçmesi lazımdı." (Refik Halit Karay)
    • "Hariciye Nazırı Tevfik Paşa gelerek iade edilmelerini talep eylemiş." (Ahmet Rasim)
  2. Verilen bir şeyi almayarak geri çevirme, reddetme
  3. Karşılıklı olarak yapma, mukabele etme
    • "Karşıki kayalar benim sesimi bana iade ettiler." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. İadeli

İMHA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ortadan kaldırma, yok etme

İNİŞ

  1. [isim] İnme işi veya biçimi
  2. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı
    • "İnişte yol uzadıkça uzadı."
  3. Gerileyiş, çöküş
  4. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu

İDEA

Kelime Kökeni : Yunanca

  1. [isim] Düşünce
    • "İdea akılla algılananın en üst aşamasını yani kavramı tanımlar." (Azra Erhat)

İLEK
...
İÇME

  1. [isim] İçmek işi
    • "Lokantaya bir iki kadeh rakı içmeye giderdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. İçinde birtakım mineraller ve tuzlar bulunan, suyu ilaç olarak ve çoğunlukla iç sürdürmek için içilen kaynak, içmeler

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü