Başında iğn olan 15 kelime var. İĞN ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde iğn olan kelimeler listesine ya da sonu iğn ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

İĞNEDENLİK, İĞNELENMEK, İĞNELETMEK, İĞNELEYİCİ

9 Harfli Kelimeler

İĞNECİLİK, İĞNELEMEK, İĞNELENME, İĞNELETME, İĞNELEYİŞ

8 Harfli Kelimeler

İĞNELEME

7 Harfli Kelimeler

İĞNECİK, İĞNELİK

6 Harfli Kelimeler

İĞNECİ, İĞNELİ

4 Harfli Kelimeler

İĞNE


Kelime bulma makinesi

N Ğ İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

İĞ, İN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İĞNEDENLİK

  1. [isim] İğnelik
    • "Elimdeki iğnedenliği etajerin alt gözüne bırakıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)

İĞNELEYİCİ

  1. [sıfat] Kırıcı, dokunaklı (söz veya davranış)
  2. [zarf] Kırıcı bir biçimde

İĞNELENMEK

  1. [-e] İğneleme işi yapılmak veya iğneleme işine konu olmak
  2. [nsz] İğne batar gibi acı duyulmak

İĞNELETMEK

  1. [-i] İğne vurdurmak

İĞNELENME

  1. [isim] İğnelenmek işi

İĞNECİLİK

  1. [isim] İğnecinin yaptığı iş

İĞNELEYİŞ

  1. [isim] İğneleme işi veya biçimi

İĞNELETME

  1. [isim] İğneletmek işi

İĞNELEMEK

  1. İğne ile tutturmak
    • "Hanım ipek peçesini açmış, çarşafının üzerine iğnelemiş." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [-i] Üstü kapalı olarak onur kırıcı, üzüntü verici söz söylemek
    • "Onlara karşı minnet altında olmaktan doğan bir kızgınlıkla Şinasi'yi her fırsatta iğnelerdi." (Halide Edip Adıvar)

İĞNELEME

  1. [isim] İğnelemek işi

İĞNELİK

  1. [isim] Üzerine iğne saplanan küçük yastık, iğnedenlik, iğne yastığı

İĞNECİK

  1. [isim] Bazı omurgasız hayvanlarda rastlanan silis veya kalkerden oluşmuş, iğne biçiminde küçük çıkıntı
  2. Deniz teknelerinde dümen menteşesi

İĞNECİ

  1. [isim] İğne yapan kimse

İĞNELİ

  1. [sıfat] İğnesi olan
  2. İğne ile tutturulmuş, iğnelenmiş
  3. Kırıcı, gücendirici, dokunaklı, onur kırıcı, kinayeli
    • "Kızının buna benzer iğneli laflarını işiten Saffet, gerçekten sigarayı bıraktı." (Halide Edip Adıvar)

İĞNE

  1. [isim] Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç
    • "Sabah sabah davullar vurulup meydan kurulur. Aman öyle bir kalabalık olur ki iğne atsan yere düşmez." (Eflatun Cem Güney)
    • "İğne ile kuyu kazmak gibi bir şeydi oymacılık." (Çetin Altan)
    • "Sonunda doktorların ısrarıyla bir sürü kuduz iğnesi yedi." (Refik Erduran)
    • "Konuk kadının durgunluğu evdeki tedirginliktendi, iğne üstünde oturuyormuşçasına eğretiydi duruşu." (Burhan Günel)
  2. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç
    • "Çengelli iğne. Toplu iğne."
  3. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü
  4. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası
  5. Bazı araçların ucu sivri parçaları
    • "Pusula iğnesi."
  6. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ
    • "Arının iğnesi. Akrebin iğnesi."
  7. Oltanın ucundaki küçük çengel
  8. Dokunaklı söz
  9. Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık
  10. Şırınga
  11. Zerk yolu ile vücuda verilen ilaç
    • "Hekim hastaya hap yerine iğne verdi."
  12. Vücuda bu yolla ilaç verme işi
    • "Eczacının yaptığı bir adrenalin iğnesinden sonra gözlerini açtı." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü