Başında hu olan 5 harfli 20 kelime var. Hu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde hu olan kelimeler listesine ya da sonu hu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında hu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HUSUS

Kelime Kökeni: Arapça ḫuṣūṣ

  1. [isim] Bakınız konu
    • "Mallarımın idaresi hususunda kendisinden hiçbir yardım esirgemiyorlar." (Ercüment Ekrem Talu)
HUMUS

Kelime Kökeni: Fransızca humus

  1. [isim, bitki bilimi] Bitkilerin çürümesiyle oluşan koyu renkte organik toprak
HUSYE

Kelime Kökeni: Arapça ḫuṣye

  1. [isim, anatomi] Bakınız taşak
HUTUT

Kelime Kökeni: Arapça ḫuṭūṭ

  1. [isim, eskimiş] Çizgiler
    • "Köy evlerinin kızıl loşluğundan gece karanlığına geçerken keskin hututu eriyordu." (Halide Edip Adıvar)
HUZUR

Kelime Kökeni: Arapça ḥużūr

  1. [isim] Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı
    • "Fakat böyle bir zevk ve huzurun devam ve bekası olamaz." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bakınız rahat
  3. Bakınız makam
    • "Ertesi sabah tutukluyu huzuruna çağırtıp ona düşüncesini söylediğinde hiç beklemediği bir karşılık aldı." (İhsan Oktay Anar)
  4. Önemli bir kişinin var olduğu, bulunduğu yer, o kişinin önü; kat (I)
    • "Huzura çıkmak."
  5. [eskimiş] Bir yerde bulunma; dergâh
    • "Bu sorunun konuşulması için sizin huzurunuz şarttır."
HUMOR

Kelime Kökeni: Fransızca humour

  1. [isim] Bakınız gülmece
    • "Bunca çatık kaşlılık arasında bilgelik, humor nasıl barınabilir?" (Tomris Uyar)
  2. Alay, dalga geçme, hafife alma, boş verme
    • "Güngörmüş, sakin, yavaş, düzenli bazen küçük bir humor nüansının bile sindiği bir tınısı var." (Haldun Taner)
HUDUT

Kelime Kökeni: Arapça ḥudūd

  1. [isim] Bakınız sınır
    • "Bir çiçek dermeden sevgi bağından / Huduttan hududa atılmışım ben" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. [mecaz] Bir şeyin varabildiği en son nokta
HUKUK

Kelime Kökeni: Arapça ḥuḳūḳ

  1. [isim] Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü; tüze
    • "Hukuk daima âdetlerin peşinden gider, önüne geçmez." (Peyami Safa)
  2. Bu yasaları konu alan bilim
    • "Kaldı ki böyle bir hareket, milletlerarası hukuka taban tabana zıttı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü
    • "Hukuk davası. Hukuk mahkemesi."
  4. Haklar
    • "Hukukumdan vazgeçmem."
  5. [mecaz] Ahbaplık, dostluk
    • "Hukukumuz doktor hasta ilişkisinden daha önemlisi kişiseldir, eski dostuz." (Aydın Boysan)
HUMAR

Kelime Kökeni: Arapça ḫumār

  1. [isim, eskimiş] İçki veya uyku sersemliği
HUTBE

Kelime Kökeni: Arapça ḫuṭbe

  1. [isim, din bilimi] Cuma namazından önce ve bayram namazından sonra hatibin minberde yaptığı öğüt niteliğindeki konuşma
HURRA

Kelime Kökeni: İngilizce hurray

  1. [ünlem] Kalabalık ve gürültülü hareketlenmeyi ifade eden söz
    • "Kostroma’da hurra tezgâhlara hücum ettik." (Tülin Tankut)
  2. Genellikle Batılı uluslarda hep bir ağızdan "yaşa" anlamlı destek vermek amacıyla kullanılan bir söz
HURMA

Kelime Kökeni: Farsça ḫurmā

  1. [isim] Bakınız hurma ağacı
  2. Bu ağacın tatlı meyvesi
HURDA

Kelime Kökeni: Farsça ḫorde

  1. [isim] Eski maden parçası
    • "Sonra birdenbire duruluvermiş. Oturmuş demir hurdaların üstüne." (Nâzım Hikmet)
  2. [sıfat] Parçalanmış, döküntü durumuna gelmiş
  3. [sıfat] İşe yarayamayacak derecede bozulmuş, zarar görmüş
HUYLU

  1. [sıfat] Herhangi bir huyu olan
    • "Oğlum benden daha iyi huylu, daha ciddi olsun." (Refik Halit Karay)
  2. Bakınız kuşkulu
  3. Ürkek, sinirli olan (binek hayvanı)
    • "Bu at huyludur."
HULUL

Kelime Kökeni: Arapça ḥulūl

  1. [isim, eskimiş] Gelme, gelip çatma
  2. Bir şeyin içine işleme, içine sinme, nüfuz etme
  3. [din bilimi] Tanrı’nın herhangi bir bedene ve eşyaya girip görünür duruma geldiğini, onların suretine girdiğini kabul etme
  4. [fizik] Bakınız geçişme
  5. [biyoloji] Bakınız geçişim
HULUS

Kelime Kökeni: Arapça ḫulūṣ

  1. [isim, eskimiş] Gönül temizliği, saf olma
    • "Ona hulus ile dolu cevaplar verdim ve istikbalimize ait tasavvurlarımı anlattım." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. [mecaz] Dalkavukluk etme
HURUÇ

Kelime Kökeni: Arapça ḫurūc

  1. [isim, eskimiş] Dışarı çıkma, çıkış
  2. İsyan etme
HUSUL

Kelime Kökeni: Arapça ḥuṣūl

  1. [isim] Meydana gelme
HUMMA

Kelime Kökeni: Arapça ḥummā

  1. [isim, tıp] Hastalıkla gelen şiddetli ateş
    • "Onun hummalar içinde yatan güzel yüzünü görünce hüzün ve rikkatinden yanaklarına akan bir iki damla yaşı tutamadı." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Bakınız sıtma nöbeti
    • "Ateşsiz bir humma her tarafımı yakıyor, soğuk soğuk terliyordum." (Ömer Seyfettin)
HUSUF

Kelime Kökeni: Arapça ḫusūf

  1. [isim, eskimiş, gök bilimi] Bakınız Ay tutulması
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü