Başında hen olan 9 kelime var. Hen ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde hen olan kelimeler listesine ya da sonu hen ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında hen bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
HENTBOLCULUK
HENTBOLCU
HENDESE, HENDESİ, HENGAME, HENTBOL
HENDEK, HENGAM
HENÜZ
Hen Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EH, EN, HE, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HENTBOLCULUK
-
-
[isim]
Hentbolcunun yaptığı iş
-
[isim]
Hentbolcunun yaptığı iş
- HENTBOLCU
-
-
[isim, spor]
Hentbol oynayan kimse
-
[isim, spor]
Hentbol oynayan kimse
- HENTBOL
-
Kelime Kökeni: İngilizce handball
-
[isim, spor]
Yedişer kişilik iki takım arasında yalnızca elle oynanan, topu karşı takımın kalesine atmaya dayanan oyun; el topu
-
[isim, spor]
Yedişer kişilik iki takım arasında yalnızca elle oynanan, topu karşı takımın kalesine atmaya dayanan oyun; el topu
- HENGAME
-
Kelime Kökeni: Farsça hengāme
-
[isim]
Bakınız gürültü patırtı
-
[isim]
Bakınız gürültü patırtı
- HENDESE
-
Kelime Kökeni: Arapça hendese
-
[isim, eskimiş]
Bakınız geometri
- "Çocuklarımın içerisinde fizik dalına, hendese ve aritmetiğe en fazla düşkün olan oydu."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız geometri
- HENDESİ
-
Kelime Kökeni: Arapça hendesī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız geometrik
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız geometrik
- HENDEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫandaḳ
-
[isim]
Geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukur
- "Bir hendekten çıkıp öbürüne giriyor, bir çukurdan kurtulup bir başkasına dalıyordu."
-
[isim]
Geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukur
- HENGAM
-
Kelime Kökeni: Farsça hengām
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zaman
- "Hele Balkan Harbi hengâmında alnından yaralanışı, öldü sanılıp unutuluşu ..."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zaman
- HENÜZ
-
Kelime Kökeni: Farsça henūz
-
[zarf]
Az önce; daha
- "Memleketten henüz dönmüş, avlunun duvar dibinden yine mutfağa doğru yürüyordum."
-
Bakınız hâlâ
- "Henüz, yüreğimin bir yanı da söylenememiş, dışa atılamamış acılıklarla dolu."
-
[zarf]
Az önce; daha