Başında he olan 7 harfli 32 kelime var. He ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde he olan kelimeler listesine ya da sonu he ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında he bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EH, HE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HEYECAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu
- "Bu şehir halkını heyecana düşüren, şiddetli mücadelelerdir." (Memduh Şevket Esendal)
- "Ne zaman böyle büyük makineler görsem kolay kolay tarif edilemeyen bir heyecana kapıldığımı duyuyorum." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
Coşku
- "Halk heyecan içinde."
-
[isim]
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu
- HEMAYAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Denk, eşit
-
[sıfat]
Denk, eşit
- HEZİMET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yenilgi
-
[isim]
Yenilgi
- HERGELE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Binmeye veya yük taşımaya alıştırılmamış at veya eşek sürüsü
-
[sıfat]
Terbiyesiz, görgüsüz (kimse)
- "Sandalcı Ali it, hergele bir şeydi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Binmeye veya yük taşımaya alıştırılmamış at veya eşek sürüsü
- HENDESİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Geometrik
-
[sıfat]
Geometrik
- HERAGİL
- ...
- HEMOFİL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Kanaması dinmeyen, hemofili hastalığına tutulan (kimse)
-
Kanaması dinmeyen, hemofili hastalığına tutulan (kimse)
- HEZAREN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Saray çiçeği (Delphinium)
-
[isim]
Saray çiçeği (Delphinium)
- HECELİK
-
-
Hece miktarında olan
- "Üç hecelik kelime."
-
Hece miktarında olan
- HELİKON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çalgı ağızlığı ve pistonu olan, boyundan geçirilerek tutulan, çember biçimli, üflemeli bakır çalgı
-
[isim]
Çalgı ağızlığı ve pistonu olan, boyundan geçirilerek tutulan, çember biçimli, üflemeli bakır çalgı
- HESAPÇA
-
-
[zarf]
Hesaba göre, hesaba uygun olarak
- "Yazları, haftada üç gün işe gitmiyorum, hesapça bu bizim tatilimiz oluyor." (Atilla İlhan)
-
[zarf]
Hesaba göre, hesaba uygun olarak
- HEYBECİ
-
-
[isim]
Heybe yapan veya satan kimse
-
[isim]
Heybe yapan veya satan kimse
- HESAPLI
-
-
[sıfat]
Satın alınabilen, bütçeye uygun, ekonomik
- "Hesaplı bir alışveriş."
-
Parasını ölçülü harcayan, tutumlu
- "Hesaplı adam."
-
Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı, rasyonel
- "Servetini, bu çalışması, bu hesaplı yaşayışıyla yaptığı kanısındaydı." (Necati Cumalı)
-
Ölçülü davranan, ölçülü
- "Sana şu aşağıda yazacaklarıma ciddi, hesaplı, zeki olmayı kararlaştırdığım sabahların birinde başlamıştım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Satın alınabilen, bütçeye uygun, ekonomik
- HELİSEL
-
-
[sıfat]
Sarmal
-
[sıfat]
Sarmal
- HEVESLİ
-
-
[sıfat]
Bir şeye, bir işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli
- "Geniş yüzlü, beyaz dişli, kısa burunlu, konuşma heveslisi bir çocuktu." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Bir şeye, bir işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli
- HELMELİ
-
-
[sıfat]
Helme durumunda olan (yemek)
-
[sıfat]
Helme durumunda olan (yemek)
- HEPATİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sarılık
-
[isim]
Sarılık
- HEMDERT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Dert ortağı olan
-
[sıfat]
Dert ortağı olan
- HEYELAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Toprak kayması
- "Bizi belimize kadar gömen heyelanın altından başlarımızı güç doğrultmuştuk." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Toprak kayması
- HELALLİ
-
-
Nikâhlı (eş)
- "Merasim böyle bitince nikâhlım, başındaki örtüyü utanarak usulca kaldırdı zira artık helallimdi." (Refik Halit Karay)
-
Nikâhlı (eş)