Başında he olan 7 harfli 32 kelime var. He ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde he olan kelimeler listesine ya da sonu he ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında he bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
He Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EH, HE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HELİSEL
-
-
[sıfat, fizik]
Bakınız sarmal
-
[sıfat, fizik]
Bakınız sarmal
- HELEZON
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥalezūn
-
[isim]
Kıvrımlı, yılankavi biçim
- "Bir toz kasırgası yerden yelpaze biçimi havalandı, iç içe bir sürü helezonlar çizerek yükseldi."
-
[isim]
Kıvrımlı, yılankavi biçim
- HELİKON
-
Kelime Kökeni: Fransızca hélicon
-
[isim, müzik]
Çalgı ağızlığı ve pistonu olan, boyundan geçirilerek tutulan, çember biçimli, üflemeli bakır çalgı
-
[isim, müzik]
Çalgı ağızlığı ve pistonu olan, boyundan geçirilerek tutulan, çember biçimli, üflemeli bakır çalgı
- HENTBOL
-
Kelime Kökeni: İngilizce handball
-
[isim, spor]
Yedişer kişilik iki takım arasında yalnızca elle oynanan, topu karşı takımın kalesine atmaya dayanan oyun; el topu
-
[isim, spor]
Yedişer kişilik iki takım arasında yalnızca elle oynanan, topu karşı takımın kalesine atmaya dayanan oyun; el topu
- HEZEYAN
-
Kelime Kökeni: Arapça heẕeyān
-
[isim]
Bakınız saçmalama
- "Hiddetlenince hezeyana başladı."
-
Bakınız sayıklama
- "Ne ise zavallı kız canını kurtarmış fakat aylarca hezeyan içinde yaşamıştı."
-
[ruh bilimi]
Bakınız sabuklanma
-
[isim]
Bakınız saçmalama
- HESAPÇI
-
-
[sıfat]
Hesabını iyi bilen; hesabi
- "İşi tıkırında insanlar her zaman uyumlu, aynı zamanda da hesapçı kişilerdir."
-
[mecaz]
Çıkarını kollayan, davranışlarını buna göre düzenleyen (kimse); hesabi
- "Hesapçı biri olduğumu mu düşünüyorsunuz? Ama bu çok kötü bir şey değil."
-
[sıfat]
Hesabını iyi bilen; hesabi
- HESAPLI
-
-
[sıfat]
Satın alınabilen, bütçeye uygun; hesaplıca, ekonomik
- "Hesaplı bir alışveriş."
-
Bakınız tutumlu
- "Hesaplı adam."
-
[mecaz]
Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı olan
- "Servetini, bu çalışması, bu hesaplı yaşayışıyla yaptığı kanısındaydı."
-
[mecaz]
Ölçülü davranan
- "Sana şu aşağıda yazacaklarıma ciddi, hesaplı, zeki olmayı kararlaştırdığım sabahların birinde başlamıştım."
-
[sıfat]
Satın alınabilen, bütçeye uygun; hesaplıca, ekonomik
- HESAPÇA
-
-
[zarf]
Hesaba göre, hesaba uygun olarak
- "Yazları, haftada üç gün işe gitmiyorum, hesapça bu bizim tatilimiz oluyor."
-
[zarf]
Hesaba göre, hesaba uygun olarak
- HELALLİ
-
-
[sıfat]
Nikâhlı olan (eş)
- "Merasim böyle bitince nikâhlım, başındaki örtüyü utanarak usulca kaldırdı zira artık helallimdi."
-
[sıfat]
Nikâhlı olan (eş)
- HERAGİL
-
Kelime Kökeni: Farsça hergele'den
-
[sıfat, teklifsiz konuşmada]
Terbiyesiz, görgüsüz (kimseler)
- "İster misin giderayak Paşa’yı tevkif etsinler? Bu heragil yapar mı yapar, yemin istersen, işte yemin."
-
[sıfat, teklifsiz konuşmada]
Terbiyesiz, görgüsüz (kimseler)
- HEZİMET
-
Kelime Kökeni: Arapça hezīmet
-
[isim]
Bakınız bozgun
-
[isim]
Bakınız bozgun
- HEDGİNG
-
Kelime Kökeni: İngilizce hedging
-
[isim, ekonomi]
Bakınız koruma
-
[isim, ekonomi]
Bakınız koruma
- HEYBECİ
-
-
[isim]
Heybe yapan veya satan kimse
-
[isim]
Heybe yapan veya satan kimse
- HENGAME
-
Kelime Kökeni: Farsça hengāme
-
[isim]
Bakınız gürültü patırtı
-
[isim]
Bakınız gürültü patırtı
- HENDESİ
-
Kelime Kökeni: Arapça hendesī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız geometrik
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız geometrik
- HECELİK
-
-
[sıfat]
Hece miktarında olan
- "Üç hecelik kelime."
-
[sıfat]
Hece miktarında olan
- HELVACI
-
-
[isim]
Helva yapan veya satan kimse
-
[isim]
Helva yapan veya satan kimse
- HEMCİNS
-
Kelime Kökeni: Farsça hem + Arapça cins
-
[sıfat]
Aynı cinsten olan
- "Benim sosyal sınıfımdaki hemcinslerinin bakımlı, alımlı ve mutlu olduklarını sanıyordu."
-
[sıfat]
Aynı cinsten olan
- HEYECAN
-
Kelime Kökeni: Arapça heyecān
-
[isim]
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu; teheyyüç
- "Çıngırağın her çekilişinde ikisinin de heyecandan yürekleri ağızlarına geliyor."
-
[felsefe]
Bakınız coşku
- "Halk heyecan içinde."
-
[isim]
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu; teheyyüç
- HEVESLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız istekli
- "Üstelik bedenleri kesip biçmeye pek hevesli olan bu adam o güne kadar hiç maymun görmemişti."
-
[sıfat]
Bakınız istekli