Başında he olan 5 harfli 32 kelime var. He ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde he olan kelimeler listesine ya da sonu he ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında he bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

He Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E H

2 Harfli Kelimeler

EH, HE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HELAL

Kelime Kökeni: Arapça ḥalāl

  1. [sıfat, din bilimi] Dinin kurallarına aykırı olmayan, dinî bakımdan yasaklanmamış olan, haram karşıtı
  2. Kurallara, geleneklere uygun
  3. [zarf] Kurallara, geleneklere uygun olarak
    • "Helal kazanılmış para."
  4. [isim, mecaz] Nikâhlı eş
  5. [ünlem] Bir durumun beğenildiğini göstermek için “bravo, aferin” anlamında kullanılan bir söz
HELAK

Kelime Kökeni: Arapça helāk

  1. [isim] Yok olma
  2. [mecaz] Bitkin bir duruma gelme veya getirme
HERZE

Kelime Kökeni: Farsça herze

  1. [isim, eskimiş] Saçma sapan olan söz
    • "Yatık Emine misin, Yanık Emine mi, her ne herze ise bana onun lüzumu yok." (Refik Halit Karay)
HERKE
...
HELKE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, ağızlardan] Bakırdan yapılan bakraç, kova
    • "Kalfalar, dükkân sahipleri, çıraklar, su dolu helkeleriyle dükkânlarından fırlıyor." (Orhan Kemal)
HELVA

Kelime Kökeni: Arapça ḥalvā

  1. [isim] Şeker, yağ, un veya irmikle yapılan tatlı
HEYET

Kelime Kökeni: Arapça heyʾet

  1. [isim] Bakınız kurul
    • "Heyet ve miralay Galip Bey huzura girdiler." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [eskimiş] Bakınız gök bilimi
  3. [eskimiş] Biçim, kılık, dış görünüş
HELME

Kelime Kökeni: Arapça helīme

  1. [isim] Fasulye, pirinç, buğday vb. taneler kaynatıldığında nişastanın çökelmesiyle oluşan koyu sıvı
  2. Bazı bitkilerin kök, çiçek ve tohumlarında bulunan koyu kıvamlı madde
HECİN

Kelime Kökeni: Arapça hecīn

  1. [isim, hayvan bilimi] Devegillerden, sırtında besin depo etmeye yarayan tek hörgücü bulunan, hızlı yürüyen, susuzluğa dayanıklı bir tür memeli (Camelus dromedarius)
    • "Boz renkli bir kaya, tıpkı çökmüş bir hecin sırtını andırıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
HELİK

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, ağızlardan] Duvar örülürken büyük taşların arasına konulan ufak taşlar
HELİS

Kelime Kökeni: Fransızca hélice

  1. [isim, matematik] Bir silindirin ana doğrularını sabit bir açı altında kesen eğri
HELEN

Kelime Kökeni: Fransızca hellène

  1. [isim] Yunan uygarlığının MÖ 323 ile MÖ 146 yılları arasındaki döneminde yaşamış olan halk
HEDEF

Kelime Kökeni: Arapça hedef

  1. [isim] Nişan alınacak yer; nişangâh
  2. [mecaz] Gerçekleştirmek için tasarlanan şey
    • "Asıl önemlisi devlet büyük hedefler dikmişti; milletin benimsediği, övündüğü hedeflerdi bunlar." (Tarık Buğra)
  3. [mecaz] Varılacak yer, ulaşılacak son nokta; amaç, uğur (II)
    • "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" (Atatürk)
HESAP

Kelime Kökeni: Arapça ḥisāb

  1. [isim] Bakınız aritmetik
  2. Matematiksel işlem
  3. Alacaklı veya borçlu olma durumu
    • "Al eline kalemi, şu benim hesapları görüver." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt; hesap pusulası, adisyon
    • "Bu hesapların dökümlerini alıp sizlere vereceğim." (Nazlı Eray)
  5. Önceden yapılan tahmin
    • "Evdeki hesap çarşıya uymaz."
  6. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü
    • "Harbe nasıl, niçin ve ne hesapla girmiştik?" (Falih Rıfkı Atay)
  7. Bir iş için önceden ayarlama yapma
    • "İnsana daha insanca ortamlar yaratmak için bütün hesaplarımız." (Azra Erhat)
  8. [ekonomi] Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge
HEDER

Kelime Kökeni: Arapça heder

  1. [isim] Karşılığını alamama, boşa gitme, ziyan olma
HEMŞO

  1. [isim, argo] "Hemşehri" kelimesinin kısaltılmasıyla ortaya çıkan bir hitap şekli
HEZEL

Kelime Kökeni: Arapça hezl

  1. [isim, eskimiş] Karşısındakini neşelendirmek amacıyla yazılan veya söylenen söz
  2. [edebiyat] Bir şiiri veya şiir parçasını şakalı bir anlatıma çevirme
HEMZE

Kelime Kökeni: Arapça hemze

  1. [isim] Gırtlakta, ses tellerinin birbirine yapışması sonucu havanın akışını birdenbire engellemesiyle oluşan ve bir kesinti izlenimi veren ünsüz
    • "Rey (re'y), neşe (neş'e), mesele (mes'ele)."
HEMPA

Kelime Kökeni: Farsça hempā

  1. [isim, eskimiş] Bakınız omuzdaş
HEZEN

  1. [isim] Ahşap ev, cami vb. yerlerde damların üzerine döşenen kalın ve büyük ağaç
    • "Kerpiçler örüldükten sonra üstlerine hezenler, hezenlerin üstüne de mertekler çakıldı." (Zekeriya Temizel)
  2. Kalın, uzun ve büyük ağaç
    • "Azgın dalgalar saman çöpü gibi dağıtır salın hezenlerini." (Azra Erhat)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü