Başında olan 6 harfli 37 kelime var. Gü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde gü olan kelimeler listesine ya da sonu gü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında gü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜLLÜK

  1. [isim] Gül bahçesi veya gülü çok olan yer

GÜLMEK

  1. [nsz] İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak
    • "O ne söylese sinirli sinirli ve tabii olmayan gülüşü ile gülüyordu." (Halide Edip Adıvar)
    • "Ahali gülmekten kırılıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Bizi şimdi böyle görse yine sadece gülüp geçer miydi?" (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek
  3. [-e] Biriyle alay etmek
  4. Dikkati çekecek derecede hoş ve sıcak görünmek
    • "Annemin, yirmi gündür ağlayan yüzü, bu akşam ilk defa güldü." (Yusuf Ziya Ortaç)

GÜLŞEN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Gül bahçesi

GÜLLAÇ

  1. [isim] Nişastadan yapılan, çok ince kuru yufka
  2. Bu yufkadan hazırlanan tatlı
    • "Bir ramazan güllacı yemiştim muhallebicinin birinde, ne güzeldi..." (Nazlı Eray)
  3. Kolayca yutulamayan, tadı hoş olmayan toz durumundaki bazı ilaçların içine konuldukları, nişastadan küçük kap

GÜRLEK

  1. [isim] Çağlayan

GÜNÖTE

  1. [isim] Yer yörüngesinin güneşe en uzak bulunduğu nokta, evç
    • "Yer, temmuzun başlangıcına doğru günöteye varmış bulunur."

GÜMRÜK

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi
    • "Yalnız hareketlerime değil, sözlerime de gümrük koyacak." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu
  3. Bir ülkenin giriş ve çıkışında gümrük denetim ve gözetiminin yapıldığı yer
    • "Sayfaları girip çıktığı gümrüklerin dalgalarıyla dolu pasaportlar eskitti." (Necati Cumalı)

GÜMÜŞİ

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Gümüş rengi
  2. Bu renkte olan

GÜNCEK

  1. [isim] Şemsiye

GÜVELA

  1. [isim] Açık yeşil, maviye çalan göz rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Karabuğday rengindeki esmer simasının üzerinde bir çift duru bakışlı güvela gözleri vardı." (Ercüment Ekrem Talu)

GÜVELİ
...
GÜMRAH

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Aşırı derecede büyümüş olan (bitki)
    • "Uzun zamandır ıssız, bakımsız kaldığı için o gümrah yeşillikler bölgesinde yılanlar türediği biliniyordu." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Deli dolu akan (su)
  3. Gür, yüksek, kuvvetli (ses)
  4. Uzun, sık ve dalgalı (saç)

GÜDERİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Genellikle geyik veya keçi derisinden yapılmış yumuşak ve mat meşin
  2. [sıfat] Bu meşinden yapılmış
    • "Arka cebinden büyük bir güderi tabaka çıkarmıştı." (Mahmut Yesari)

GÜRGEN

  1. [isim] Gürgengillerden, Karadeniz kıyılarındaki ormanlarda çok yetişen, kerestesi değerli bir ağaç, karagürgen (Carpinus betulus)
    • "Gürgen dibine vardım / Oyma alırım oyma" (Halk türküsü)
  2. [sıfat] Bu ağaçtan yapılmış

GÜNCEL

  1. [sıfat] Günün konusu olan, şimdiki, bugünkü (haber, olay vb.), aktüel
    • "Güncel olaylar, yorumlarla şaşılacak bir özdeşlik, bir uyum gösterir." (Necati Cumalı)

GÜLNAR
...
GÜZİDE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Seçkin, seçilmiş, seçme
    • "Selanik'in en varlıklı, en güzide ailelerinden sayılıyor." (Atilla İlhan)
  2. Aydın, okumuş, seçkin (kimse)
    • "Bir milletin güzidesiyle halkı arasında bu derece tezat doğru mudur?" (Orhan Seyfi Orhon)

GÜVENÇ

  1. [isim] Güvenme duygusu, itimat
    • "Anneler babalar çocuklarını yarına güvençle yetiştireceklerdir." (Selim İleri)

GÜNDEŞ

  1. [sıfat] Aynı günde olan
  2. Çağcıl
    • "Avusturya edebiyatının en güçlü gündeş yazarlarından biri olan I. Bachmann..." (Selim İleri)
  3. Güncel
    • "Oğuz Atay'ın her cümlesi özel, dahası gündeş anlamlar taşıyan hikâyesine sığınmıştım." (Selim İleri)

GÜÇLÜK

  1. [isim] Güç olan bir şeyin niteliği, zorluk
    • "Anlamakta güçlük çeker gibi bakıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Ağır ve yorucu emek, zahmet, meşakkat
    • "Bir kere güçlük, ev bulmak ve eşya taşımak derdiyle başlar." (Burhan Felek)
  3. Engel, pürüz
    • "Güçlüklere bir başına da olsa karşı koyan insan, kuvvetli insan olmalı." (Orhan Veli Kanık)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü