Başında olan 5 harfli 44 kelime var. Gü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde gü olan kelimeler listesine ya da sonu gü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında gü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜVEY
...
GÜLME

  1. [isim] Gülmek işi
  2. Kahkaha
    • "Leyla, çayırın öbür ucuna kaçarak içinden gelen gülmeleri bastırmaya çalışır." (Salâh Birsel)

GÜVEÇ

  1. [isim] İçinde yemek pişirilen toprak kap
    • "Taş ocağın üstünde, ateşe vurduğu güveçten, kaynayan etin kokusu geliyordu." (Necati Cumalı)
  2. Bu kapta pişirilen yemek
    • "Güveçten sonra bir koca sini mantı gelmiş." (Çetin Altan)

GÜZEL

  1. [sıfat] Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı
    • "Güzel kız. Güzel çiçek."
    • "Yalının en güzel odası bizimdi."
    • "Güzel ne güzel olmuşsun / Görülmeyi görülmeyi." (Karacaoğlan)
    • "Yüzüne bakmazmış o güzelim ağır eşyanın." (Peyami Safa)
  2. İyi, hoş
    • "Güzel şey canım, milletvekili olmak!" (Çetin Altan)
  3. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran
    • "Güzel bir fırsat."
  4. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran
    • "Güzel duygular. Güzel hareketler."
  5. Görgü kurallarına uygun olan
  6. Sakin, hoş (hava)
    • "Güzel bir gece."
  7. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı
    • "Güzel vaatler."
  8. Pek iyi, doğru
    • "Güzel güzel amma!"
  9. [isim] Güzel kız veya kadın
  10. [isim] Güzellik kraliçesi
  11. [zarf] Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde
    • "Güzel konuştu."

GÜMÜL

  1. [isim] Susam ve ekin demeti veya yığını

GÜFTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Müzik eserlerinin yazılı metni, söz
    • "Sanatçı dostum bestelerinin güftelerini de kendi yazardı." (Çetin Altan)

GÜNDE

  1. [zarf] Her gün

GÜDEK

  1. [isim] Amaçlanan sonuç, güdülen şey

GÜDÜM

  1. [isim] Yönetme işi, idare
  2. Bilişimde, bir olaylar dizisini, bir süreci veya bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin bütünü

GÜMÜŞ

  1. [isim] Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element (simgesi Ag)
  2. [sıfat] Bu elementten yapılmış
    • "Boynundan asılmış gümüş bir köstek taşırdı." (Yahya Kemal Beyatlı)

GÜBÜR

  1. [isim] Çöp, süprüntü

GÜPÜR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İplikten veya ipekten olan, geniş ilmeklerden oluşan bir tür dantel
  2. Kumaş

GÜBRE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde, kemre
    • "Dünyanın masrafını yapmış, araba araba toprak, gübre taşıtmıştır." (Tarık Buğra)

GÜREŞ

  1. [isim] Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması
    • "Daha bir hafta evvel koruda güreş ederek onu, yere yıkmıştı." (Peyami Safa)

GÜLLE

  1. [isim] Eskiden som taş veya demirden, yuvarlak bir biçimde yapılırken, günümüzde çelikten silindir biçiminde, bir ucu sivri olarak yapılan top mermisi
    • "Atılan gülle ve lağımlardan kale duvarlarında geniş menfezler açıldı." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. Atletizm yarışmalarında atılan, pirinç veya pirinçten daha sert bir maddeden yapılan, erkekler için 7,257 kg, kadınlar için 4 kg olan madenî küre
    • "Ayakkabılarını giymeden gülle gibi çocukların yanına düştü." (Osman Cemal Kaygılı)

GÜÇLÜ

  1. [sıfat] Gücü olan, kuvvetli, yavuz
    • "Hele kendini güçlü hissederse tetik ol, basbayağı saldırganlaşır." (Atilla İlhan)
  2. Şiddeti çok olan
  3. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu
  4. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili
    • "Kitabında ne kadar güçlü ve üslup sahibi bir yazar olduğunu belgeler." (Haldun Taner)

GÜLEÇ

  1. [sıfat] Her zaman gülümseyen, mütebessim
    • "Biraz sonra geceki güleç memur, hafif kapalı gözleriyle göründü." (Çetin Altan)

GÜRSU
...
GÜVEZ

  1. [isim] Mora çalan kırmızı renk
    • "Pantolon bol paça, arka kenarlarının içi koyu güvez kadife." (Atilla İlhan)
  2. [sıfat] Bu renkte olan

GÜVEN

  1. [isim] Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat
    • "... Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır." (Anayasa)
  2. Yüreklilik, cesaret

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü