Başında göz olan 7 harfli 13 kelime var. Göz ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde göz olan kelimeler listesine ya da sonu göz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında göz bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Göz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
G Z Ö
3 Harfli Kelimeler
GÖZ
2 Harfli Kelimeler
ÖZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖZÜNDE
-
-
(o kimseye) göre
- "Şairin okurlar gözünde büyük çok büyük bir yeri vardır."
-
(o kimseye) göre
- GÖZYAŞI
-
-
[isim]
Gözyaşı bezlerinin salgıladığı, bazı etkilerle akan duru sıvı damlacıklarından her biri; yaş (II)
- "Birer kalp bıraktılar bize kırık / Ömrümüzce gözyaşı döktürecek"
-
[isim]
Gözyaşı bezlerinin salgıladığı, bazı etkilerle akan duru sıvı damlacıklarından her biri; yaş (II)
- GÖZEMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Kumaştaki deliği örerek kapatmak
-
Dikilen bitkilerin seyrek yerlerini sıklaştırmak
-
[-i, ağızlardan]
Kumaştaki deliği örerek kapatmak
- GÖZENEK
-
-
[isim]
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri
-
[anatomi]
Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık; mesame
-
[biyoloji]
Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri; mesame
-
[fizik]
Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş
-
[isim]
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri
- GÖZLEĞİ
-
-
[isim, ağızlardan]
Gözetleme yeri
-
Dağların yüksek yerlerinde nişan almak için ağaç veya taştan yapılan belli yer
-
[isim, ağızlardan]
Gözetleme yeri
- GÖZÜKME
-
-
[isim]
Gözükmek işi
- "Biraz daha tırmanınca ileride çam ormanı gözükmeye başladı."
-
[isim]
Gözükmek işi
- GÖZÜKÜŞ
-
-
[isim]
Gözükmek işi
-
[isim]
Gözükmek işi
- GÖZDAĞI
-
-
[isim, mecaz]
Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma
- "Küfürlerin arasında duyduğu sözlerden, bu gözdağının sabahki olayla ilintili olduğunu anlar gibiydi."
-
[isim, mecaz]
Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma
- GÖZETİM
-
-
[isim]
Gözetmek işi; nezaret
- "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır."
-
[hukuk]
Bakınız gözaltı
-
[isim]
Gözetmek işi; nezaret
- GÖZETME
-
-
[isim]
Gözetmek işi
- "Yeryüzünde bir başına değilsiniz, başkalarının zevkini, hatırını da gözetmeniz gerekir."
-
[isim]
Gözetmek işi
- GÖZETİŞ
-
-
[isim]
Gözetmek işi
-
[isim]
Gözetmek işi
- GÖZLEME
-
-
[isim]
Gözlemek işi; tarassut
-
[gök bilimi, meteoroloji]
Özel araçlarla inceleme
-
[isim]
Gözlemek işi; tarassut
- GÖZALTI
-
-
[isim, hukuk]
Birinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması; gözetim, nezaret
-
Bakınız denetleme
- "Çocuğum bu sürekli gözaltından huzursuz oluyor, ben sinir küpüne dönüyorum."
-
[isim, hukuk]
Birinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması; gözetim, nezaret