Başında göz olan 7 harfli 13 kelime var. Göz ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde göz olan kelimeler listesine ya da sonu göz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında göz bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Göz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

G Z Ö

3 Harfli Kelimeler

GÖZ

2 Harfli Kelimeler

ÖZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖZÜNDE

  1. (o kimseye) göre
    • "Şairin okurlar gözünde büyük çok büyük bir yeri vardır." (Nurullah Ataç)
GÖZYAŞI

  1. [isim] Gözyaşı bezlerinin salgıladığı, bazı etkilerle akan duru sıvı damlacıklarından her biri; yaş (II)
    • "Birer kalp bıraktılar bize kırık / Ömrümüzce gözyaşı döktürecek" (Cahit Sıtkı Tarancı)
GÖZEMEK

  1. [-i, ağızlardan] Kumaştaki deliği örerek kapatmak
  2. Dikilen bitkilerin seyrek yerlerini sıklaştırmak
GÖZENEK

  1. [isim] Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri
  2. [anatomi] Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık; mesame
  3. [biyoloji] Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri; mesame
  4. [fizik] Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş
GÖZLEĞİ

  1. [isim, ağızlardan] Gözetleme yeri
  2. Dağların yüksek yerlerinde nişan almak için ağaç veya taştan yapılan belli yer
GÖZÜKME

  1. [isim] Gözükmek işi
    • "Biraz daha tırmanınca ileride çam ormanı gözükmeye başladı." (Sait Faik Abasıyanık)
GÖZÜKÜŞ

  1. [isim] Gözükmek işi
GÖZDAĞI

  1. [isim, mecaz] Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma
    • "Küfürlerin arasında duyduğu sözlerden, bu gözdağının sabahki olayla ilintili olduğunu anlar gibiydi." (Ayşe Kulin)
GÖZETİM

  1. [isim] Gözetmek işi; nezaret
    • "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." (Anayasa)
  2. [hukuk] Bakınız gözaltı
GÖZETME

  1. [isim] Gözetmek işi
    • "Yeryüzünde bir başına değilsiniz, başkalarının zevkini, hatırını da gözetmeniz gerekir." (Nurullah Ataç)
GÖZETİŞ

  1. [isim] Gözetmek işi
GÖZLEME

  1. [isim] Gözlemek işi; tarassut
  2. [gök bilimi, meteoroloji] Özel araçlarla inceleme
GÖZALTI

  1. [isim, hukuk] Birinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması; gözetim, nezaret
  2. Bakınız denetleme
    • "Çocuğum bu sürekli gözaltından huzursuz oluyor, ben sinir küpüne dönüyorum." (Ayşe Kulin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü