Başında geç olan 8 harfli 17 kelime var. Geç ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde geç olan kelimeler listesine ya da sonu geç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında geç bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Geç Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E G Ç
3 Harfli Kelimeler
GEÇ
2 Harfli Kelimeler
ÇE, GE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GEÇKİNCE
-
-
[sıfat]
Yaşı biraz ilerlemiş olan
-
[sıfat]
Yaşı biraz ilerlemiş olan
- GEÇERLİK
-
-
[isim]
Bakınız geçerlilik
- "Bu para geçerlikten kaldırıldı."
-
Sürümü olma durumu
- "Bu malın geçerliği kalmadı."
-
[isim]
Bakınız geçerlilik
- GEÇİRMEK
-
-
[-i]
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak
-
[-e]
Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek
- "Kalanımızı peşine takarak Murat Suyu'nun karşı kıyısına geçirdi."
-
[-e, -i]
Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek
- "Odanın eşyasını öbür odaya geçirmek."
-
[-e, -i]
Tespit etmek, yazmak, kaydetmek
- "Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi."
-
[-e, -i]
Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak
- "Yem torbalarını hayvanların boyunlarına geçirdikten sonra arkadaşına sordu."
-
[-e, -i]
Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek
- "Arkadaşımı geçirmeye gittim."
-
[-i, -de]
Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak
- "Oralarda geçirdiğim günleri daima bir endişe, bir nevi hüzün ile derhatır ediyorum."
-
[-e, nesnesiz]
Giymek, giyinmek
- "Sırtına pembe, kolları tamamen çıplak bir bluz geçirmişti."
-
[-den]
Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak
- "Kılıçtan geçirmek. Dayaktan geçirmek."
-
[-i, -den]
Herhangi bir durumu yaşamış olmak
- "Ne yapar ne eder, günde iki üç saatini at üstünde geçirirdi."
-
Etmek, yapmak
-
[-e, -i]
Hastalık bulaştırmak
- "Nezleyi bana geçirdin."
-
Zaman harcamak
- "Benim bu işlerle geçirecek vaktim yok."
-
Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak
-
[-e]
Bakınız vurmak
-
[mecaz]
Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak
-
[-e, argo]
Birine kötü söz söylemek
-
[-i]
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak
- GEÇİMLİK
-
-
[isim]
Bakınız nafaka
-
[isim]
Bakınız nafaka
- GEÇMİŞTE
-
-
[zarf]
Bakınız eskiden
-
[zarf]
Bakınız eskiden
- GEÇMELİK
-
-
[isim]
Bazı yerlerden geçenlerin ödemek zorunda oldukları para; müruriye
-
[isim]
Bazı yerlerden geçenlerin ödemek zorunda oldukları para; müruriye
- GEÇİŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirinin içine geçip karışmak; tedahül etmek
-
[nesnesiz, -le]
Birbirinin içine geçip karışmak; tedahül etmek
- GEÇİŞKEN
-
-
[sıfat]
Bir durumdan başka bir duruma geçme özelliği olan
-
[mecaz]
Birbirine etki edebilen
-
[sıfat]
Bir durumdan başka bir duruma geçme özelliği olan
- GEÇİRTME
-
-
[isim]
Geçirtmek işi
-
[isim]
Geçirtmek işi
- GEÇİRGEN
-
-
[sıfat, fizik]
Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren
-
[jeoloji]
Sıvıların geçmesine elverişli (kayaç); geçirimli
-
[sıfat, fizik]
Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren
- GEÇİMSİZ
-
-
[sıfat]
Çevresindekilerle iyi geçinemeyen, kavga çıkaran; dirliksiz
-
[sıfat]
Çevresindekilerle iyi geçinemeyen, kavga çıkaran; dirliksiz
- GEÇDOĞAN
-
-
[sıfat, tıp]
Normal zamanından sonra doğan (bebek); postmatüre
-
[sıfat, tıp]
Normal zamanından sonra doğan (bebek); postmatüre
- GEÇİLMEK
-
-
[-den]
Geçme işi yapılmak
- "Terkos köprüsü geçildikten sonra cümbüş tekrar başladı."
-
Bırakmak, terk etmek
- "Anadan geçilir, yârden geçilmez"
-
[-den]
Geçme işi yapılmak
- GEÇMİŞLİ
-
-
[sıfat]
Bir geçmişi olan
-
[sıfat]
Bir geçmişi olan
- GEÇİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Yaşamak için gerekeni sağlamak
- "Avla geçinen bir kabile, bu gıdaları tesadüfe borçlu olduğuna inanabilir."
-
[-le]
Uzlaşmak, anlaşmak
- "Aman çocuklar, birbirinizle iyi geçinin."
-
[mecaz]
Bakınız taslamak
- "Şiir güç ya, şair olmak, şair geçinmek o kadar değil."
-
[-den, mecaz]
Kendi gereksinimlerini başkalarından sağlamak
- "Hamza hem fabrikada çalışır hem de müdürün yaşlıca karısından geçinir."
-
[nesnesiz]
Yaşamak için gerekeni sağlamak
- GEÇİŞSİZ
-
-
[sıfat, dil bilgisi]
Nesne almayan (fiil); lazım: gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, barışmak vb
-
[sıfat, dil bilgisi]
Nesne almayan (fiil); lazım: gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, barışmak vb
- GEÇERSİZ
-
-
[sıfat]
Yürürlükten çıkarılmış, hükümsüz olan; batıl
- "Bu yasa geçersizdir."
-
[sıfat]
Yürürlükten çıkarılmış, hükümsüz olan; batıl