Başında g olan 9 harfli 333 kelime var. G harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde g harfi olan kelimeler listesine ya da sonu g harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında g bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GELENEKÇİ
-
-
[sıfat]
Geleneklere bağlı kimse; ananeci
-
[sıfat]
Geleneklere bağlı kimse; ananeci
- GIĞILDAMA
-
-
[isim, edebiyat]
Bakınız agulama
-
[isim, edebiyat]
Bakınız agulama
- GERDİRTME
-
-
[isim]
Gerdirtmek işi
-
[isim]
Gerdirtmek işi
- GERİLETME
-
-
[isim]
Geriletmek işi
-
[isim]
Geriletmek işi
- GİREBİLME
-
-
[isim]
Girebilmek işi
-
[isim]
Girebilmek işi
- GECİKİLME
-
-
[isim]
Gecikilmek durumu
-
[isim]
Gecikilmek durumu
- GASİLHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ġasl + Farsça ḫāne
-
[isim]
Ölü yıkama yeri
-
[isim]
Ölü yıkama yeri
- GÖRECELİK
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız bağıntılılık
- "Zamanı salt görecelik açısından değil, dille hesaplaşma gibi bir edebiyat sorunu olarak önümde bulacağımı sezmiştim."
-
[isim, felsefe]
Bakınız bağıntılılık
- GİYİVERME
-
-
[isim]
Giyivermek işi
-
[isim]
Giyivermek işi
- GENELLEME
-
-
[isim]
Genellemek işi
-
[mantık]
Zihnin genel düşünceler üretmesi işlemi veya özelden genele geçiş; tamim
- "Genellemelere yatkın yapınız ancak bildiğinizi bir daha tanımanıza izin veriyor."
-
[toplum bilimi]
Bir işlemin sonucu olan genel kavram, yargı, bilim yasası veya kuram
-
[isim]
Genellemek işi
- GEZDİRMEK
-
-
[-i]
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak
- "Kendisini seven, gezdiren büyük kızlar, ona abla kokusunu vermişlerdi."
-
Tanıtmak amacıyla dolaştırmak
- "Konuklara Ankara'yı gezdirdi."
-
[-e, nesnesiz]
Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek
- "Salataya yağ gezdirmek."
-
[-i, -de]
Sürterek, değdirerek hareket ettirmek
- "Elini iki üç kere ıslak yüzünün üstünde gezdirdi."
-
Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak
-
[-i, -le]
Herhangi bir biçimde giydirmek
- "Beni eski kıyafetle gezdiriyor."
-
[-i, -de]
Bakınız taşımak
- "Böyle kitapları cebinde gezdirir, alışveriş için dükkânını açmak istemediği veya müşteri ile meşgul olmadığı zamanlarda okurdu."
-
[-i]
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak
- GÜNLÜĞÜNE
-
-
[zarf]
Bir gün için
- "Bir günlüğüne atmalı kitapları, gazeteleri bir yana."
-
[zarf]
Bir gün için
- GÖRESİMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Göreceği gelmek, görmek isteği duymak, özlemek
-
[-i, ağızlardan]
Göreceği gelmek, görmek isteği duymak, özlemek
- GEREKSEME
-
-
[isim]
Gereksemek işi
- "Bir dilde düzeltim, kimi zaman da reform gereksemesinin birçok nedenleri olabilir."
-
[isim]
Gereksemek işi
- GÜRECİLİK
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız devimselcilik
-
[isim, felsefe]
Bakınız devimselcilik
- GÖRÜNÜRDE
-
-
[zarf]
Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda
- "Görünürde hiçbir şey yok."
-
[zarf]
Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda
- GELİŞİMCİ
-
-
[isim]
Gelişim gösteren kimse
-
İlerleyen kimse
-
[isim]
Gelişim gösteren kimse
- GAZLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Gaz yağı sürülmek
-
Sindirim yolunda gaz olmak
-
[nesnesiz]
Gaz yağı sürülmek
- GEÇMEZLİK
-
-
[isim]
Geçmez olma durumu
-
[isim]
Geçmez olma durumu
- GENİŞLEME
-
-
[isim]
Genişlemek işi; genelme, tevessü
-
[isim]
Genişlemek işi; genelme, tevessü