Başında g olan 5 harfli 235 kelime var. G harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde g harfi olan kelimeler listesine ya da sonu g harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında g bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GERME

  1. [isim] Germek işi
  2. Birbirine yaklaşık bükülü vücut bölümlerini, gerici kasların çalışmasıyla birbirinden iyice uzaklaştırma, bükme karşıtı
  3. Bir yeri bölmek, sınırı belli etmek için yapılan tahta perde

GEVAŞ
...
GUARD
...
GIYAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yokluk, bulunmama, yitiklik

GULET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İki direkli, yelkenli savaş gemisi

GÜMEÇ

  1. [isim] Bal peteğini oluşturan altı köşeli gözeneklerden her biri

GAMLI

  1. [sıfat] Kaygılı, tasalı, sıkıntısı, üzüntüsü olan, mağmum
    • "Babası onun bu taşkın hareketine gamlı gözlerle bakıyordu." (Peyami Safa)
  2. Sıkıntı veya üzüntü veren

GOLLÜ

  1. [sıfat] Golü olan

GERÇİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [zarf] Her ne kadar ... ise de, vakıa
    • "Mahallen gerçi sakindir, sakindir ama civcivli de bir mahalledir." (Sait Faik Abasıyanık)

GERİŞ

  1. [isim] Germe işi
  2. Dağların ve tepelerin üst kısmı, sırt

GÖZCÜ

  1. [isim] Gözlemleme veya gözetleme işini yapan kimse
  2. Gözetmen
  3. Göz bilimci

GÜNCE

  1. [isim] Günlük (I)

GAİTA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnsan dışkısı

GÜNLÜ

  1. [sıfat] Tarihli
    • "25 Ağustos 1967 günlü yazı."
  2. Belli bir zamanla sınırlı
    • "Bu yazı günlüdür."

GÜRSU
...
GAZEL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Divan edebiyatında beş ile on beş beyit arasında değişen, ilk beytinin dizeleri birbiriyle, sonraki beyitlerinin ikinci dizeleri birinci beyitle uyaklı, genellikle lirik konularda yazılan nazım biçimi
    • "O mecmuadaki gazelleri yüksek sesle okurken eski şiir lehçemizdeki beliğ ve rindane edaların zevkine varıyorum." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Karagözcünün makamlar arası dolaşması, şarkı ve gazel okuması lazımdı." (Samiha Ayverdi)
    • "Sonra makinelerin gemiyi sarsan temposuna uyarak yanık bir gazel tuttururdu." (Haldun Taner)
  2. Klasik Türk müziğinde belli bir kurala bağlı olmadan bir kişi tarafından sazlardan birinin eşliğinde söylenen, söyleyenin ses gücünü göstermesine de olanak veren müzik eseri
    • "Yanımızdaki vagonda bir gazel başladı." (Yusuf Ziya Ortaç)

GÜÇLÜ

  1. [sıfat] Gücü olan, kuvvetli, yavuz
    • "Hele kendini güçlü hissederse tetik ol, basbayağı saldırganlaşır." (Atilla İlhan)
  2. Şiddeti çok olan
  3. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu
  4. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili
    • "Kitabında ne kadar güçlü ve üslup sahibi bir yazar olduğunu belgeler." (Haldun Taner)

GEÇEK

  1. [isim] Çok geçilen yer, işlek yol
  2. Küçük tahta köprü

GRİDA
...
GÜDÜM

  1. [isim] Yönetme işi, idare
  2. Bilişimde, bir olaylar dizisini, bir süreci veya bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin bütünü

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü