Başında g olan 3 harfli 31 kelime var. G harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde g harfi olan kelimeler listesine ya da sonu g harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında g bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖÇ

  1. [isim] Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi; taşınma, hicret, muhaceret
    • "Obalarının hâlâ arkası kesilmeyen göçleri devam etmekte idi." (Sâmiha Ayverdi)
  2. Evden eve taşınma; nakil
    • "Her sene, zamanı gelince İstanbul'un mahallelerinde Boğaz'ın köylerine göçler başlardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. Taşınma sırasında götürülen ev eşyaları
  4. [hayvan bilimi] Kuşların, geyiklerin, yarasaların, bazı balık ve böceklerin mevsim, iklim, besin miktarı vb.ne göre çevre değiştirmeleri
GÜÇ

  1. [sıfat] Ağır ve yorucu emekle yapılan; meşakkatli, kolay karşıtı
    • "Bir sanat eserini tenkit ne güç iştir!" (Ahmet Muhip Dıranas)
  2. [zarf] Bakınız zor
    • "Kendini yatağa güç atmış ve sızıp kalmıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
GAH

Kelime Kökeni: Farsça gāh

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız ara sıra
GAK

  1. [isim] Karganın çıkardığı ses
GAM

Kelime Kökeni: Arapça ġamm

  1. [isim] Bakınız kaygı
    • "Bana derler gam yükünü sen götür / Benim yük götürür dermanım mı var?" (Karacaoğlan)
GOL

Kelime Kökeni: İngilizce goal

  1. [isim, spor] Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı
    • "Kısacası biz kendimizi yerden yere atar, akınlar durdurur, goller kurtarır, ona paslar sunardık." (Haldun Taner)
GAG

Kelime Kökeni: İngilizce gag

  1. [isim, sinema, tiyatro] Bakınız gülüt
GAF

Kelime Kökeni: Fransızca gaffe

  1. [isim] Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış; pot (I)
    • "Gerçekçi olmayışı yüzünden, bugün bize tarihî gaf olarak görülen atılımlarla, bu çizgi hayli gölgelenmiştir." (Haldun Taner)
GAZ

Kelime Kökeni: Fransızca gaze

  1. [isim] Gazze’de dokunan ince ve çok seyrek keten bez
GEY

Kelime Kökeni: İngilizce gay

  1. [isim] Eş cinsel olan erkek
GAR

Kelime Kökeni: Fransızca gare

  1. [isim] Demir yolu ile yolculuk edenlerin gereksinimlerinin geniş ölçüde karşılandığı büyük tren istasyonu
    • "Bu beylerle Selânik Garı'nın civarında bazı bahçelerden geçerek gidiyorduk." (Yahya Kemal Beyatlı)
GEZ

  1. [isim] Okun, kirişe geçen ucundaki kertik
  2. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik
GEM

  1. [isim] Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç
    • "Kadın dizginleri çekmek istedi fakat hırçın hayvan sert bir boyun hareketi ile gemini kurtardı." (Haldun Taner)
GEN

  1. [sıfat] Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz
GÖL

  1. [isim, coğrafya] Karaların içinde denizlerle bağlantısı olmayan durgun su birikintisi
    • "Gölün üstünde güneşin doğuşuna batışına, aylı gecelere doyum olmuyordu." (Necati Cumalı)
  2. Yapay su birikintisi
GIK

  1. [isim] "Ses çıkarmasına fırsat vermemek" anlamındaki gık dedirtmemek, "ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak" anlamındaki gık demek, "sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak" anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz
    • "İstediğine sopa çeker, istediğini sürer, dünyanın anasını ağlatır, gene kimse gık diyemez." (Halide Edip Adıvar)
GÖN

  1. [isim] İşlenmiş deri
  2. Bakınız kösele
  3. [ağızlardan] Hayvan derisi
    • "Boya değil altın yaldız vursan manda gönü gibi donuk duruyor." (Burhan Felek)
GÜN

  1. [isim] Bakınız güneş
  2. Güneş ışığı
  3. Bakınız gündüz
    • "Bütün gün yanında kalırdım." (Adalet Ağaoğlu)
  4. Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre; ruz
    • "Kız kardeşi üç yıl, bir gün olsun canı sıkılmadan yaşadı Tatvan'da."
  5. İçinde bulunulan zaman
    • "Aylıkları, günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  6. Zaman, sıra
    • "Ama şu son günlerde büyük bir ilerleme olmuştu kadında." (Ayşe Kulin)
  7. Çağ, devir
  8. İyi yaşanmış zaman
    • "Zavallı, gün görmedi."
  9. Bayram niteliğinde özel gün
    • "Bugün Fransızların günü imiş."
  10. Belirli günlerde ev hanımlarının konuk ağırlamak için yaptıkları toplantı
    • "Yarın Ayşe Hanım'ın günü."
GÜL

Kelime Kökeni: Farsça gul

  1. [isim, bitki bilimi] Gülgillerin örnek bitkisi (Rosa)
  2. Bu bitkinin katmerli, genellikle kokulu olan çiçeği
GÜM

  1. [isim] Derinden ve patlayıcı yankılı gürültü
    • "Kapı güm diye kapandı."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü