Başında g olan 3 harfli 31 kelime var. G harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde g harfi olan kelimeler listesine ya da sonu g harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında g bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖÇ
-
-
[isim]
Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi; taşınma, hicret, muhaceret
- "Obalarının hâlâ arkası kesilmeyen göçleri devam etmekte idi."
-
Evden eve taşınma; nakil
- "Her sene, zamanı gelince İstanbul'un mahallelerinde Boğaz'ın köylerine göçler başlardı."
-
Taşınma sırasında götürülen ev eşyaları
-
[hayvan bilimi]
Kuşların, geyiklerin, yarasaların, bazı balık ve böceklerin mevsim, iklim, besin miktarı vb.ne göre çevre değiştirmeleri
-
[isim]
Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi; taşınma, hicret, muhaceret
- GÜÇ
-
-
[sıfat]
Ağır ve yorucu emekle yapılan; meşakkatli, kolay karşıtı
- "Bir sanat eserini tenkit ne güç iştir!"
-
[zarf]
Bakınız zor
- "Kendini yatağa güç atmış ve sızıp kalmıştı."
-
[sıfat]
Ağır ve yorucu emekle yapılan; meşakkatli, kolay karşıtı
- GAH
-
Kelime Kökeni: Farsça gāh
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ara sıra
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ara sıra
- GAK
-
-
[isim]
Karganın çıkardığı ses
-
[isim]
Karganın çıkardığı ses
- GAM
-
Kelime Kökeni: Arapça ġamm
-
[isim]
Bakınız kaygı
- "Bana derler gam yükünü sen götür / Benim yük götürür dermanım mı var?"
-
[isim]
Bakınız kaygı
- GOL
-
Kelime Kökeni: İngilizce goal
-
[isim, spor]
Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı
- "Kısacası biz kendimizi yerden yere atar, akınlar durdurur, goller kurtarır, ona paslar sunardık."
-
[isim, spor]
Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı
- GAG
-
Kelime Kökeni: İngilizce gag
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız gülüt
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız gülüt
- GAF
-
Kelime Kökeni: Fransızca gaffe
-
[isim]
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış; pot (I)
- "Gerçekçi olmayışı yüzünden, bugün bize tarihî gaf olarak görülen atılımlarla, bu çizgi hayli gölgelenmiştir."
-
[isim]
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış; pot (I)
- GAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca gaze
-
[isim]
Gazze’de dokunan ince ve çok seyrek keten bez
-
[isim]
Gazze’de dokunan ince ve çok seyrek keten bez
- GEY
-
Kelime Kökeni: İngilizce gay
-
[isim]
Eş cinsel olan erkek
-
[isim]
Eş cinsel olan erkek
- GAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca gare
-
[isim]
Demir yolu ile yolculuk edenlerin gereksinimlerinin geniş ölçüde karşılandığı büyük tren istasyonu
- "Bu beylerle Selânik Garı'nın civarında bazı bahçelerden geçerek gidiyorduk."
-
[isim]
Demir yolu ile yolculuk edenlerin gereksinimlerinin geniş ölçüde karşılandığı büyük tren istasyonu
- GEZ
-
-
[isim]
Okun, kirişe geçen ucundaki kertik
-
Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik
-
[isim]
Okun, kirişe geçen ucundaki kertik
- GEM
-
-
[isim]
Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç
- "Kadın dizginleri çekmek istedi fakat hırçın hayvan sert bir boyun hareketi ile gemini kurtardı."
-
[isim]
Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç
- GEN
-
-
[sıfat]
Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz
-
[sıfat]
Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz
- GÖL
-
-
[isim, coğrafya]
Karaların içinde denizlerle bağlantısı olmayan durgun su birikintisi
- "Gölün üstünde güneşin doğuşuna batışına, aylı gecelere doyum olmuyordu."
-
Yapay su birikintisi
-
[isim, coğrafya]
Karaların içinde denizlerle bağlantısı olmayan durgun su birikintisi
- GIK
-
-
[isim]
"Ses çıkarmasına fırsat vermemek" anlamındaki gık dedirtmemek, "ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak" anlamındaki gık demek, "sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak" anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz
- "İstediğine sopa çeker, istediğini sürer, dünyanın anasını ağlatır, gene kimse gık diyemez."
-
[isim]
"Ses çıkarmasına fırsat vermemek" anlamındaki gık dedirtmemek, "ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak" anlamındaki gık demek, "sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak" anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz
- GÖN
-
-
[isim]
İşlenmiş deri
-
Bakınız kösele
-
[ağızlardan]
Hayvan derisi
- "Boya değil altın yaldız vursan manda gönü gibi donuk duruyor."
-
[isim]
İşlenmiş deri
- GÜN
-
-
[isim]
Bakınız güneş
-
Güneş ışığı
-
Bakınız gündüz
- "Bütün gün yanında kalırdım."
-
Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre; ruz
- "Kız kardeşi üç yıl, bir gün olsun canı sıkılmadan yaşadı Tatvan'da."
-
İçinde bulunulan zaman
- "Aylıkları, günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu."
-
Zaman, sıra
- "Ama şu son günlerde büyük bir ilerleme olmuştu kadında."
-
Çağ, devir
-
İyi yaşanmış zaman
- "Zavallı, gün görmedi."
-
Bayram niteliğinde özel gün
- "Bugün Fransızların günü imiş."
-
Belirli günlerde ev hanımlarının konuk ağırlamak için yaptıkları toplantı
- "Yarın Ayşe Hanım'ın günü."
-
[isim]
Bakınız güneş
- GÜL
-
Kelime Kökeni: Farsça gul
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerin örnek bitkisi (Rosa)
-
Bu bitkinin katmerli, genellikle kokulu olan çiçeği
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerin örnek bitkisi (Rosa)
- GÜM
-
-
[isim]
Derinden ve patlayıcı yankılı gürültü
- "Kapı güm diye kapandı."
-
[isim]
Derinden ve patlayıcı yankılı gürültü