Başında gülü olan 24 kelime var. Gülü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde gülü olan kelimeler listesine ya da sonu gülü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında gülü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

GÜLÜNÇLEŞTİRMEK

14 Harfli Kelimeler

GÜLÜNÇLEŞTİRME

12 Harfli Kelimeler

GÜLÜNÇLEŞMEK

11 Harfli Kelimeler

GÜLÜMSETMEK, GÜLÜNÇLEŞME

10 Harfli Kelimeler

GÜLÜMSEMEK, GÜLÜMSETME, GÜLÜMSEYİŞ, GÜLÜŞÜLMEK

9 Harfli Kelimeler

GÜLÜMSEME, GÜLÜNÇLÜK, GÜLÜŞÜLME

8 Harfli Kelimeler

GÜLÜMSER, GÜLÜNÇLÜ, GÜLÜNMEK, GÜLÜŞMEK

7 Harfli Kelimeler

GÜLÜCÜK, GÜLÜNME, GÜLÜŞME, GÜLÜTÇÜ

6 Harfli Kelimeler

GÜLÜNÇ

5 Harfli Kelimeler

GÜLÜK, GÜLÜŞ, GÜLÜT


Kelime bulma makinesi

G L Ü Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

GÜL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜLÜNÇLEŞTİRMEK

  1. [-i] Gülünç duruma getirmek

GÜLÜNÇLEŞTİRME

  1. [isim] Gülünçleştirmek işi

GÜLÜNÇLEŞMEK

  1. [nsz] Gülünç duruma gelmek, komikleşmek
    • "Gittikçe gülünçleşen bir münakaşa." (Yusuf Ziya Ortaç)

GÜLÜMSETMEK

  1. [-i] Gülümseme işini yaptırmak

GÜLÜNÇLEŞME

  1. [isim] Gülünçleşmek işi, komikleşme

GÜLÜMSETME

  1. [isim] Gülümsetmek işi

GÜLÜMSEMEK

  1. [nsz] Güler gibi olmak, hafifçe gülmek
    • "Hep ona doğru bakar, göz göze geldiklerinde gülümserdi." (Necati Cumalı)

GÜLÜMSEYİŞ

  1. [isim] Gülümseme işi veya biçimi
    • "Bir saadet derecesine yükseliveren bir gülümseyişle gülmüşlerdi." (Sait Faik Abasıyanık)

GÜLÜŞÜLMEK

  1. [nsz] Karşılıklı veya birlikte gülünmek

GÜLÜŞÜLME

  1. [isim] Gülüşülmek işi veya durumu

GÜLÜNÇLÜK

  1. [isim] Gülünç olma durumu, komiklik
    • "Çağdaş tragedyaların başkahramanı gibi bütün gülünçlükler de benim başıma gelmiş." (Adalet Ağaoğlu)

GÜLÜMSEME

  1. [isim] Hafifçe gülme, tebessüm
    • "Zehra, aynı zehirli gülümseme ile başını çevirdi." (Reşat Nuri Güntekin)

GÜLÜMSER

  1. [sıfat] Hafifçe gülümseyen, sevimli

GÜLÜNÇLÜ

  1. [sıfat] Güldürücü, eğlendirici özellikleri bulunan (oyun, hikâye, söz)

GÜLÜŞMEK

  1. [nsz] Karşılıklı veya birlikte gülmek, birlikte şakalaşmak
    • "Hep birlikte kahkahayla gülüştüler." (Necati Cumalı)

GÜLÜNMEK

  1. [nsz] Gülme işi yapılmak
  2. Alay edilmek
    • "Varsın gülsünler hem neden gülünecekmiş?" (Nurullah ataç)

GÜLÜTÇÜ

  1. [isim] Bir skeçte, revüde veya eğlence gösterisinde eklenen sözleri ve durumları hazırlayan kimse

GÜLÜŞME

  1. [isim] Gülüşmek işi
    • "Biz çıkarken arkamızdan onların yılışık gülüşmeleri vardı." (Peyami Safa)

GÜLÜNME

  1. [isim] Gülünmek işi

GÜLÜCÜK

  1. [isim] Çocuk gülümsemesi
  2. Gülümseme, tebessüm
    • "... dudaklarında bir gülücükle, elinde beş altı zarf, gelirdi karşıma." (Yusuf Ziya Ortaç)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü