Başında gö olan 9 harfli 74 kelime var. Gö ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde gö olan kelimeler listesine ya da sonu gö ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında gö bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖRECELİK
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız bağıntılılık
- "Zamanı salt görecelik açısından değil, dille hesaplaşma gibi bir edebiyat sorunu olarak önümde bulacağımı sezmiştim."
-
[isim, felsefe]
Bakınız bağıntılılık
- GÖKBALİNA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız mavibalina
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız mavibalina
- GÖRÜŞÜLME
-
-
[isim]
Görüşülmek işi
-
[isim]
Görüşülmek işi
- GÖRMÜŞLÜK
-
-
[isim]
Bir şeyi görmüş olma durumu
- "Bu adamı görmüşlüğüm var."
-
[isim]
Bir şeyi görmüş olma durumu
- GÖZLEMEVİ
-
-
[isim, gök bilimi]
Gök gözlemleri yapan, gök cisimlerini ve olaylarını inceleyen yer; rasathane, observatuvar
-
[isim, gök bilimi]
Gök gözlemleri yapan, gök cisimlerini ve olaylarını inceleyen yer; rasathane, observatuvar
- GÖZSÜZLÜK
-
-
[isim]
Gözsüz olma durumu
-
[isim]
Gözsüz olma durumu
- GÖMLEKSİZ
-
-
[sıfat]
Gömleği olmayan
-
[sıfat]
Gömleği olmayan
- GÖNDERMEK
-
-
[-e, -i]
Bir yere doğru yola çıkarmak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak; yollamak, irsal etmek
- "Hepimizi esir edip Malta'ya gönderecekleri ağızlarda dolaşıyordu."
-
Yetki vererek gitmesini sağlamak
-
Bir kaynaktan çıkıp gelmek, ulaşmak
- "Güneş Dünya'ya ısı ve ışık gönderir."
-
Yolcu etmek
-
Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek, atıf yapmak
-
[-e, -i]
Bir yere doğru yola çıkarmak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak; yollamak, irsal etmek
- GÖÇERTMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin çökmesine sebep olmak
- "Bastığı yeri göçertiyor."
-
[-i]
Bir şeyin çökmesine sebep olmak
- GÖRKEMSİZ
-
-
[sıfat]
Görkemi olmayan; debdebesiz, ihtişamsız, şaşaasız, şatafatsız, tantanasız
-
[sıfat]
Görkemi olmayan; debdebesiz, ihtişamsız, şaşaasız, şatafatsız, tantanasız
- GÖZETLEME
-
-
[isim]
Gözetlemek işi; dikiz, dikizleme, erkete
- "Çömeldiği yerden gizli gizli cevizlerin altını gözetlemeye başladı."
-
[isim]
Gözetlemek işi; dikiz, dikizleme, erkete
- GÖMÜVERME
-
-
[isim]
Gömüvermek işi
-
[isim]
Gömüvermek işi
- GÖTÜRÜLÜŞ
-
-
[isim]
Götürülmek işi
-
[isim]
Götürülmek işi
- GÖZLÜKSÜZ
-
-
[sıfat]
Gözlüğü olmayan, gözlük takmamış olan
-
[sıfat]
Gözlüğü olmayan, gözlük takmamış olan
- GÖSTERMEK
-
-
[-i]
Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek
- "Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi."
-
[-e, -i]
Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak; çıkarmak
- "Size kitaplarımı göstereyim."
-
Belirtmek, anlatmak
- "Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor."
-
[-e]
Bir şeyin etkisi altında tutulmak
- "Güneşe göstermek. Aleve göstermek."
-
[-e]
Kanıtla inandırmak
- "Bunun böyle olduğunu size göstereceğim."
-
[nesnesiz]
Öğretmek, açıklamak
- "Yol göstermek."
-
[-e, nesnesiz]
Yapmasını söylemek, görevlendirmek
- "Size ne iş gösterdiler?"
-
Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek
- "Bu, seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!"
-
Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak
- "Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor."
-
[nesnesiz]
Görünmek, benzemek
-
[yardımcı fiil]
Etmek
- "İtaat göstermek. Dayanışma göstermek."
-
[-e, mecaz]
Sert bir biçimde karşılık vermek
- "Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu."
-
[-i]
Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek
- GÖSTERGEÇ
-
-
[isim, fizik]
Işının yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen alet; monitör
-
Ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden niteliğini denetleyen alet; monitör
-
[teknik]
Bakınız monitör
-
[isim, fizik]
Işının yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen alet; monitör
- GÖRÜNÜRDE
-
-
[zarf]
Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda
- "Görünürde hiçbir şey yok."
-
[zarf]
Dıştan bakınca, görünüşe göre, ortada, meydanda
- GÖÇEBİLME
-
-
[isim]
Göçebilmek işi
-
[isim]
Göçebilmek işi
- GÖĞÜSLÜCE
-
-
[sıfat]
Biraz iri göğüslü
-
[sıfat]
Biraz iri göğüslü
- GÖRSELLİK
-
-
[isim]
Görsel olma durumu
- "Cemal Süreya’da, Turgut Uyar’da görsellik ritmi enikonu öne çıkar."
-
[isim]
Görsel olma durumu