Başında gö olan 7 harfli 64 kelime var. Gö ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde gö olan kelimeler listesine ya da sonu gö ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında gö bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖZETME

  1. [isim] Gözetmek işi
    • "Yeryüzünde bir başına değilsiniz, başkalarının zevkini, hatırını da gözetmeniz gerekir." (Nurullah Ataç)
GÖREVLİ

  1. [sıfat] Görevi olan; vazifeli, işyar
    • "Herkesi kendisine hizmetle görevli sanırdı." (Çetin Altan)
  2. [isim] Bakınız memur
GÖSTERİ

  1. [isim] İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun
    • "Uçakların uçuş gösterileri."
  2. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması; nümayiş
  3. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi
    • "Sinematekte film gösterileri başladı."
  4. Genellikle şarkı, dans vb.nin yer aldığı eğlence; şov
  5. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahüratı
GÖZETİM

  1. [isim] Gözetmek işi; nezaret
    • "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." (Anayasa)
  2. [hukuk] Bakınız gözaltı
GÖZDAĞI

  1. [isim, mecaz] Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma
    • "Küfürlerin arasında duyduğu sözlerden, bu gözdağının sabahki olayla ilintili olduğunu anlar gibiydi." (Ayşe Kulin)
GÖVDELİ

  1. [sıfat] İri yapılı olan
GÖRÜNME

  1. [isim] Görünmek işi; teberrüz
    • "Sabaha karşı Sevgi odaya girdiğinde gelişini duydu ama uyur gibi görünmeyi doğru buldu." (Necati Cumalı)
GÖZETİŞ

  1. [isim] Gözetmek işi
GÖRÜNGE

  1. [isim] Eşya ve nesnelerin uzaktan görünüşü; perspektif
    • "Romanda gerçek kişileri arayanlar roman sanatına pek dar görüngelerden yaklaşıyorlar." (Selim İleri)
GÖÇELGE

  1. [isim, ağızlardan] Göçülen yer
GÖRGÜLÜ

  1. [sıfat] Görgüsü olan
    • "Bildiğini iyi bilen, görgülü, kendine güveni tam olan bir erkekti." (Necati Cumalı)
GÖBELEZ

  1. [isim, ağızlardan] Köpek yavrusu
GÖRMECE

  1. [zarf] Görmek koşuluyla
  2. [sıfat] Karşılıklı görmeye dayalı olarak yapılan
GÖLBAŞI

  1. [isim] Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri
  2. Ankara iline bağlı ilçelerden biri
GÖRÜLME

  1. [isim] Görülmek işi
    • "Kadının tedrisi ve terakkisinde muhitin de büyük bir tesiri görülmeye başladı." (Memduh Şevket Esendal)
GÖZEMEK

  1. [-i, ağızlardan] Kumaştaki deliği örerek kapatmak
  2. Dikilen bitkilerin seyrek yerlerini sıklaştırmak
GÖĞÜSLÜ

  1. [sıfat] Göğsü olan
    • "Orta boylu, geniş göğüslü ve hafif göbekliydi." (Çetin Altan)
  2. Göğsü geniş olan
  3. İri memeli (kadın)
GÖBELEK

  1. [isim, ağızlardan] Rengi siyah beyaz veya bej beyaz olan, kurutulabilen, yenebilen bir tür şapkalı mantar
GÖKTÜRK

  1. [isim, tarih] Bakınız Köktürk
GÖRELİK

  1. [isim, felsefe] Bakınız bağıntı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü