Başında fı olan 7 harfli 22 kelime var. Fı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde fı olan kelimeler listesine ya da sonu fı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında fı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FISTIKİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sarıya çalan açık yeşil renk
- "Akşam serinliğinde fıstıki makamla Sarıyer'in yolunu tuttum." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Sarıya çalan açık yeşil renk
- FISKİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Suyu yukarıya doğru, türlü biçimlerde fışkırtan ağızlık, fışkırık
- "Bu fıskiyenin sularını yıllarca neşeden çağıldar gibi duymuştum." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Suyu yukarıya doğru, türlü biçimlerde fışkırtan ağızlık, fışkırık
- FINDIKİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Fındıkkabuğu rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
Fındık altını
-
[isim]
Fındıkkabuğu rengi
- FIKRAMA
-
-
[isim]
Fıkramak işi veya durumu
-
[isim]
Fıkramak işi veya durumu
- FITIKLI
-
-
[sıfat]
Fıtığı olan
-
[sıfat]
Fıtığı olan
- FIRÇALI
-
-
[sıfat]
Fırçası olan
-
[sıfat]
Fırçası olan
- FIRINLI
-
-
[sıfat]
Fırınlanmış
- "Fırınlı kayın."
-
[sıfat]
Fırınlanmış
- FIRLAMA
-
-
[isim]
Fırlamak işi
-
Piç
-
Arsız, terbiyesiz çocuk
-
[isim]
Fırlamak işi
- FIRÇACI
-
-
[isim]
Fırça yapıp satan kimse
-
[isim]
Fırça yapıp satan kimse
- FIKIRTI
-
-
[isim]
Kaynayan suyun çıkardığı ses
-
Cilveleşme
- "Hani fiskoslar, gülüşmeler, fıkırtılar." (Melih Cevdet Anday)
-
[isim]
Kaynayan suyun çıkardığı ses
- FIKRACI
-
-
[isim]
Fıkra anlatan kimse
-
Fıkra yazarı
- "Bir gazeteci, bir fıkracı olsaydı, bir sütun yazar, kıskandığı bir adama veriştirirdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Fıkra anlatan kimse
- FIŞILTI
-
-
[isim]
Fışırdama sesi
- "... önümdeki denizin fışıltısını duyuyordum." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[isim]
Fışırdama sesi
- FIŞLAMA
-
-
[isim]
Fışlamak işi
-
[isim]
Fışlamak işi
- FISIRTI
-
-
[isim]
Fısıltı
-
[isim]
Fısıltı
- FIRTINA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr
- "Fırtına gibi geldi gitti."
- "Fırtına kopmadan epey önce köpek balıkları açık denizlere kaçarlar." (Halikarnas Balıkçısı)
-
Bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde yarattığı dalgalanma
- "Dalgadan kimsenin eli tahlisiyeye değmeden bereket fırtına dindi." (Burhan Felek)
- "Fırtına gibi adam."
-
Güç atlatılan kötü durum
- "Fırtınanın yaklaştığını anladığı hâlde anlamamış görünüyor, şarkısını mırıldanıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Karşıt düşünce veya durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı
- "Kâmuran'ın ağlamasının kalbimde uyandırdığı fırtınaya kendim de şaşıyorum." (Halide Edip Adıvar)
-
Saatteki hızı 70 mil olan rüzgâr
-
[isim]
Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr
- FIŞIRTI
-
-
[isim]
Fışırdama sesi
-
[isim]
Fışırdama sesi
- FISLAMA
-
-
[isim]
Fıslamak işi
-
[isim]
Fıslamak işi
- FIRKACI
-
-
[isim]
Parti üyesi
-
Bir partiye çok bağlı olan, partici
- "Hiç olmazsa önde gelen fırkacıların tansiyonunu düşürmeyi de ümit etmişti." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Parti üyesi
- FITRİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğuştancılık
-
[isim]
Doğuştancılık
- FIRINCI
-
-
[isim]
Fırın işleten kimse
- "Deli olmadığını ve Beyazıt'ta fırıncı olduğunu iddia ediyormuş." (Burhan Felek)
-
[isim]
Fırın işleten kimse