Başında fera olan 27 kelime var. Fera ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde fera olan kelimeler listesine ya da sonu fera ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında fera bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

FERAHLANDIRMAK, FERAHNAKAŞİRAN

13 Harfli Kelimeler

FERAHLANDIRMA, FERASETSİZLİK

11 Harfli Kelimeler

FERAHLANMAK, FERAHLATICI, FERAHLATMAK

10 Harfli Kelimeler

FERAHLAMAK, FERAHLANMA, FERAHLATMA, FERASETSİZ

9 Harfli Kelimeler

FERACELİK, FERACESİZ, FERAGATLİ, FERAHFEZA, FERAHLAMA, FERAHNÜMA, FERASETLİ

8 Harfli Kelimeler

FERACELİ, FERAHLIK, FERAHNAK

7 Harfli Kelimeler

FERAGAT, FERASET

6 Harfli Kelimeler

FERACE, FERAHİ

5 Harfli Kelimeler

FERAĞ, FERAH


Kelime bulma makinesi

A E F R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

FARE

3 Harfli Kelimeler

FAR, FER, RAF

2 Harfli Kelimeler

AF, AR, ER, FA, FE, RA, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FERAHLANDIRMAK

  1. [-i] Ferahlaması sağlanmak

FERAHNAKAŞİRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Klasik Türk müziğinde bir makam

FERAHLANDIRMA

  1. [isim] Ferahlandırmak işi veya durumu

FERASETSİZLİK

  1. [isim] Ferasetsiz olma durumu

FERAHLATMAK

  1. [-i] Ferah duruma getirmek, rahatlatmak

FERAHLATICI

  1. [sıfat] Ferahlık veren, ferahlık sağlayan
    • "Bir muhatap bulup içini dökmenin de ayrı bir tesellisi, ferahlatıcı bir tarafı vardı." (Samiha Ayverdi)

FERAHLANMAK

  1. [nsz] Rahatlamak, üzüntü veya sıkıntısı kalmamak, açılmak, genişlemek
    • "Genç bir meltemle ferahlanan güneşli rıhtım kenarlarını aştık." (Salâh Birsel)

FERAHLATMA

  1. [isim] Ferahlatmak işi

FERAHLANMA

  1. [isim] Ferahlanmak işi veya durumu

FERAHLAMAK

  1. Genişlemek, açılmak
  2. Serinlemek
  3. İç açıcı duruma gelmek
    • "Ortadaki masa kaldırılınca oda ferahladı."
  4. Sıkıntısı, tasası dağılmak
    • "Geçer hepsi geçer elbet / Daralmış gönüller ferahlar." (Behçet Necatigil)

FERASETSİZ

  1. [sıfat] Anlayışsız

FERASETLİ

  1. [sıfat] Anlayışlı
    • "Çok ferasetli valimiz de buna benzer öğütlerde bulunmuştur." (Kemal Bilbaşar)

FERAHFEZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Klasik Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri

FERAHLAMA

  1. [isim] Ferah duruma gelme

FERAHNÜMA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Klasik Türk müziğinde bir makam

FERACESİZ

  1. [sıfat] Ferace giymemiş olan

FERACELİK

  1. Ferace yapmaya elverişli (kumaş)

FERAGATLİ

  1. [sıfat] Vazgeçebilen, özveride bulunabilen, özveri gösterebilen

FERAHLIK

  1. [isim] Ferah olma durumu, genişlik, gönül açıklığı
    • "Bir başkasına acıyabilmenin üstünlüğünü duymuş olmanın ferahlığı ile uzaklaştı." (Haldun Taner)
    • "Kafasını iki yana sallar, denize bir daha bakar, bir ferahlık duyardı." (Sait Faik Abasıyanık)

FERACELİ

  1. [sıfat] Ferace giymiş olan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü