Başında fa olan 8 harfli 41 kelime var. Fa ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde fa olan kelimeler listesine ya da sonu fa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında fa bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Fa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A F

2 Harfli Kelimeler

AF, FA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FANTASMA

Kelime Kökeni: Fransızca fantasme

  1. [isim] Gerçekte olmadığı hâlde var gibi görünen hayal
FATALİZM

Kelime Kökeni: Fransızca fatalisme

  1. [isim, felsefe] Bakınız yazgıcılık
FAYTONCU

  1. [isim] Fayton süren kimse
FALAKALI

  1. [sıfat] Falakası olan
FAALİYET

Kelime Kökeni: Arapça faʿāliyyet

  1. [isim] Bir yerde bulunan canlılık, hareketlilik durumu
    • "İstasyonda bir faaliyet vardı." (Aka Gündüz)
  2. Bakınız çalışma
  3. Bakınız etkinlik
    • "Dost bir tabiat cesaret verir insana, onu faaliyete sürükler." (Cemil Meriç)
FAYANSÇI

  1. [isim] Fayans döşeyen veya satan kimse
FAİKİYET

Kelime Kökeni: Arapça fāʾiḳiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız üstünlük
FASLETME

  1. [isim] Fasletmek işi
FASİHLİK

  1. [isim] Fasih olma durumu
FAÇETALI

  1. [sıfat] Üzerinde façetaları bulunan
    • "Binbir façetalı bir elmas, her façetada ayrı bir pırıltı." (Cemil Meriç)
FARAZİYE

Kelime Kökeni: Arapça farżiyye

  1. [isim, eskimiş] Bakınız varsayım
    • "Böyle bir ihtimale hayal ve faraziyede bile tahammülümüz yok." (Necip Fazıl Kısakürek)
FAREDİŞİ

  1. [isim] Bir iğne veya boncuk oyası türü
FAKTİTİF

Kelime Kökeni: Fransızca factitif

  1. [isim, dil bilgisi] Bakınız ettirgen fiil
FASİTLİK

  1. [isim] Fasit olma durumu
FAKİRLİK

  1. [isim] Bakınız yoksulluk
    • "Bilmezsin belki arpa ekmeği de İran'da fakirliğin sembolüdür." (Tarık Buğra)
  2. Bakınız verimsizlik
    • "Toprağın fakirliği."
  3. Bakınız yetersizlik
    • "Dilin fakirliği."
FALSOSUZ

  1. [sıfat] Hatasız, kusursuz olan
  2. [zarf] Hatasız, kusursuz bir biçimde
    • "Böyle giderse az zamanda tespit ettiğim hedeflere falsosuz gidebilecekler." (Etem İzzet Benice)
  3. [zarf, spor] Top dönmeden ve ekseninden kaymadan; kavissiz
FARMASON

Kelime Kökeni: Fransızca franc-maçon

  1. [isim] Bakınız mason
  2. [sıfat] Dinsiz, imansız olan
FAZLADAN

  1. [zarf] Alışılana ek olarak, alışılandan çok; cabadan
FAKSLAMA

  1. [isim] Bakınız belgegeçerleme
FAKİRANE

Kelime Kökeni: Arapça faḳīr + Farsça -āne

  1. [sıfat] Fakir gibi, fakire uygun düşen
    • "Renksiz, fakirane bir hayat, cazibesiz ve yabancı bir erkek." (Reşat Nuri Güntekin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü