Başında fa olan 7 harfli 36 kelime var. Fa ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde fa olan kelimeler listesine ya da sonu fa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında fa bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AF, FA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FANTEZİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sonsuz, sınırsız hayal
  2. Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş
    • "Üstelik büyük bir taklit kabiliyeti ve fantezisi vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [sıfat] Süslü ve türü değişik olan
    • "Yerinden doğrulmuş fantezi ipek çoraplarını, yeni gömleğini gururla göstererek. gülüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı

FANUSLU

  1. [sıfat] Fanusu olan
    • "Çabuk, fanuslu lambaları yak, paşa geldi." (Mithat Cemal Kuntay)

FARBALI
...
FARKSIZ

  1. [sıfat] Farkı olmayan
    • "Kâğıt para ile altın arasındaki kıymetin hemen hemen farksız denebileceği bir tarihte..." (Halit Fahri Ozansoy)

FASARYA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [sıfat] Boş, anlamsız (söz)
  2. İşe yaramaz, yeteneksiz
    • "Öylesine fasarya semt takımında bile yer alamaz, her zaman yedek dururdu." (Haldun Taner)

FAHRİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Divan edebiyatında şairlerin kendi özelliklerinden övünerek söz ettikleri manzume veya manzumenin bir bölümü

FAALLİK
...
FARBALA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Fırfır
    • "Tam o sırada çıt etti, merdivenin üstüne asılı farbalaların bir köşesi koptu." (Peyami Safa)

FAZİLET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Erdem
    • "Onun iyiliğini, faziletini, şan ve şerefini görmek benim saadetimdir." (Aka Gündüz)

FASULYE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris)
    • "Fasulye sırığı gibi üç buçuk akasya ile park mı olurmuş?" (Tarık Buğra)
  2. Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları

FALÇATA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Eğri kunduracı bıçağı

FARIMAK

  1. [nsz] Güçsüz düşmek, yorulmak
  2. Eskimek, yıpranmak
  3. Vazgeçmek, usanmak
    • "Sakin olsam bu sevdadan farısam / Balsız kovan gibi bomboş olurum." (Âşık Veysel)
  4. Kocamak, yaşlanmak, ihtiyarlamak

FAULSÜZ

  1. [sıfat] Faulü olmayan, faul yapmayan
  2. [zarf] Faul yapmadan
    • "Daha o yaşta, sert, hızlı fakat faulsüz oynardı." (Haldun Taner)

FALANCA

  1. [sıfat] Falan
    • "Falanca yerde, falanca gün."
  2. [zamir] Falan kimse
    • "Falanca geldi."

FAİKLİK
...
FALNAME

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Fala bakmanın inceliklerini ve yorumlama özelliklerini anlatan kitap

FAGOSİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yutar hücre

FABRİKA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu, üretimevi
    • "Bir deri fabrikası her yerde yapılabilir." (Yahya Kemal Beyatlı)

FAKİRCE

  1. [sıfat] Yoksul
  2. [zarf] Fakire benzer biçimde

FAYDACI

  1. [isim] Yararcı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü