Başında fa olan 4 harfli 15 kelime var. Fa ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde fa olan kelimeler listesine ya da sonu fa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında fa bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AF, FA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FAAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Çok çalışan, çalışkan, canlı, hareketli, aktif
    • "Medeni milletlerarasında faal bir unsur olabileceğimizi ispat etmemiz lazımdır." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Çalışır durumda olan
  3. Etkin

FABL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kahramanları çoklukla hayvanlardan seçilen, sonunda ders verme amacı güden, genellikle manzum hikâye, öykünce

FARE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus)
    • "Tarla faresi. Fındık faresi."

FARZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Müslümanlıkta, özür olmadıkça yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan ibadet
    • "Peki, farz edelim ki esas itibarıyla arzunu kabul ettim." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Bunun üzerine, işe bir son vermek farz oldu."
    • "Vapurun kahvecisi Kefalonyalı denilen ve kötü bir insan farz olunan biriydi." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Yapmak zorunda kalınan şey, boyun borcu

FAİZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema
  2. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli

FAÇA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] İskambil destesinin en altındaki kâğıt
  2. Yüz, çehre, surat
  3. Giysi
  4. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm

FAKR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yoksulluk, fukaralık

FAKS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Belgegeçer

FARK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, ayrım, nüans
    • "Aralarında sekiz, on yaş fark bulunmasına rağmen, iki akran gibiydiler." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Boğaz'ın sisle kaplı olduğunu ancak ön güvertede bir yer bulup oturunca fark etmişti." (Atilla İlhan)
    • "Siz erkekler ekseriya nikâhlı kadınla nikâhsız kadınlarınız arasında bir fark gözetirsiniz." (Hüseyin Cahit Yalçın)
    • "Dünya nimetlerinin bir bir farkına varmaya başlarız." (Haldun Taner)
  2. Ayrım
    • "Öç almanın fırsatını yakalamış gibi konuştuğunu fark etti." (Tarık Buğra)
  3. Çıkarma işleminin sonucu

FARS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Güldürü

FAİK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Üstün, yüksek

FAVA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bakla tanelerinin kabuğu soyulduktan sonra yapılan zeytinyağlı yemek

FANİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti

FAUL

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Karşılaşmalarda rakip oyuncuya yapılan kural dışı hareket

FAİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Eden, yapan, işleyen
    • "Vilayetin bir yerinde faili yakalanamayan bir irtica vakası çıkar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [isim] Özne
  3. [isim] Hukuki sonuç doğuracak bir suç işleyen kimse

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü