Başında evl olan 24 kelime var. Evl ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde evl olan kelimeler listesine ya da sonu evl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında evl bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

EVLENDİRİLMEK

12 Harfli Kelimeler

EVLENDİRİLME

11 Harfli Kelimeler

EVLADİYELİK, EVLENDİRMEK, EVLEVİYETLE

10 Harfli Kelimeler

EVLADÜİYAL, EVLEKLEMEK, EVLENDİRME

9 Harfli Kelimeler

EVLEKLEME, EVLEVİYET, EVLİYALIK

8 Harfli Kelimeler

EVLATLIK, EVLATSIZ, EVLENMEK

7 Harfli Kelimeler

EVLATLI, EVLENİŞ, EVLENME, EVLİLİK

6 Harfli Kelimeler

EVLİYA

5 Harfli Kelimeler

EVLAT, EVLEK, EVLİK

4 Harfli Kelimeler

EVLA, EVLİ


Kelime bulma makinesi

E L V Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EL, EV, LE, VE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EVLENDİRİLMEK

  1. [-le] Evlenmesi sağlanmak

EVLENDİRİLME

  1. [isim] Evlendirilmek işi

EVLEVİYETLE

  1. [zarf] Öncelikle, haydi haydi

EVLADİYELİK

  1. [sıfat] Evlattan evlada eskimeden kalacak kadar dayanıklı (eşya)

EVLENDİRMEK

  1. [-i] Evlenmesini sağlamak
    • "Uşağından yazıcılarına, hizmetçilerinden mürebbiyelerine kadar evlendirdi." (Refik Halit Karay)

EVLEKLEMEK

  1. [-i] Sürülecek tarlayı eşit bölümlere ayırmak

EVLADÜİYAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çoluk çocuk, ev halkı

EVLENDİRME

  1. [isim] Evlendirmek işi

EVLİYALIK

  1. [isim] Ermişlik

EVLEKLEME

  1. [isim] Evleklemek işi

EVLEVİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Öncelik

EVLATSIZ

  1. [sıfat] Evladı olmayan
    • "Kadınları dul, çocukları yetim, aileleri evlatsız bırakmadık." (Çetin Altan)

EVLATLIK

  1. [isim] Evlat olma durumu
    • "Evdekiler Tanrı huzurunda şahit tutup Seyit'i evlatlıktan reddetti." (Lâtife Tekin)
  2. Küçük yaştan beri eve alınıp yetiştirilen kimse
    • "Albayın evlatlığı kendini göstermek için terliklerini şaplata şaplata aşırı bir kırıtışla geçmişti." (Haldun Taner)
  3. Birinin yasayla evlat olma hakkı tanıdığı kimse

EVLENMEK

  1. [nsz] Erkekle kadın, aile kurmak için yasaya uygun olarak birleşmek, izdivaç etmek
    • "Karımla benim, sanki, yeni evlenmiş gibi bir hâlimiz vardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

EVLİLİK

  1. [isim] Evli olma durumu
    • "Yağmurun evliliğe uğur sayıldığını aklından geçirdi." (Haldun Taner)

EVLENİŞ

  1. [isim] Evlenme işi veya biçimi

EVLATLI

  1. [sıfat] Evladı olan

EVLENME

  1. [isim] Evlenmek işi, izdivaç
    • "Ama bu evlenmesinden şimdi pek pişmandır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

EVLİYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ermiş
    • "Yeşil sarıklı evliya yataklarının huzurunda gibiyim." (Refik Halit Karay)
  2. Yatır

EVLAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk
    • "Zengin adamlarda evlat muhabbeti daha fazla mı oluyor?" (Refik Halit Karay)
    • "Çiçekleri suluyor, evlat gibi büyütüyordu." (Peyami Safa)
    • "Daha yüzünü görmeden o da seni kendine evlat edindi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Soy, döl
    • "Yüksek bir tahsil görmedim ama ben de efendi evladıyım." (Peyami Safa)
  3. [ünlem] Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü
    • "Evladım, sakın kimseciklere borç etme!" (Yusuf Ziya Ortaç)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü