Sonunda etmek olan 9 harfli 131 kelime var. ETMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde etmek olan kelimeler listesine ya da başında etmek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Etmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E K M T

5 Harfli Kelimeler

ETMEK, TEKME, TEMEK

4 Harfli Kelimeler

EKME, EMEK, EMET, ETEK, ETME, KEME, KETE, MEKE, TEKE

3 Harfli Kelimeler

EKE, KEM, KET, MET, TEK, TEM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, ET, KE, ME, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FESHETMEK

Kelime Kökeni: Arapça fesḫ + Türkçe etmek

  1. [-i] Verilmiş bir yargıyı kaldırmak, bozmak
  2. Kapatmak, dağıtmak; lağvetmek
LÜPLETMEK

  1. [-i, argo] Hızlı bir biçimde yiyecekleri mideye indirmek
    • "Baklavaları, börekleri lüpletiyor." (Halit Fahri Ozansoy)
ZAMMETMEK

Kelime Kökeni: Arapça żamm + Türkçe etmek

  1. [-i, eskimiş] Bakınız katmak
TAYYETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ṭayy + Türkçe etmek

  1. [-i] Aradan çıkarmak, yok etmek
MEYLETMEK

Kelime Kökeni: Arapça meyl + Türkçe etmek

  1. [-e] Eğilmek; meyillenmek
  2. [mecaz] Gönül vermek
SEYRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça seyr + Türkçe etmek

  1. [nesnesiz] Bir şeyin durumunu, oluşumunu gözlemek, bakmak
  2. [-i] Bir olaya karışmadan bakmak
    • "Rabia biraz şaşkın, salapuryada arkadaş olduğu çocuklu tazenin kocasıyla buluşmasını seyrediyordu." (Halide Edip Adıvar)
  3. Eğlenmek, görmek, öğrenmek vb. için bakmak, izlemek
    • "Ben, çok güzel bir şey seyrediyorsam tiyatroda, daha ne kadar sürecek piyes diye aklıma getirmem." (Nâzım Hikmet)
  4. Taşıt, ilerlemek, yol almak
    • "İnsanlar, seyreden araçlara aldırmadan karşıdan karşıya sorumsuzca geçiyorlardı." (Osman Aysu)
  5. Hastalık vb. sürmek, devam etmek
    • "Gözlerini yumdu ve kendini ağır aksak seyreden bir rüyanın içinde buldu." (Elif Şafak)
FİŞLETMEK

  1. [-i] Fişleme işini yaptırmak
KAHRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḳahr + Türkçe etmek

  1. [-i] Ezmek, perişan etmek
  2. Çok üzmek
    • "Kendini de dostlarını da kahredeceksin, öyle mi?" (Cemil Meriç)
  3. [nesnesiz] Kendine dert etmek, içlenmek, çok üzülmek
  4. [-e] İlenmek, beddua etmek
ZULMETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ẓulm + Türkçe etmek

  1. [-e] Güçlü bir kimse yasaya veya vicdana aykırı olarak kendine veya başkasına her türlü kötülük, haksızlık, eziyet veya işkence etmek
    • "Zalimi zulmetmekten alıkoyarsan kardeşlik hakkını yerine getirmiş olursun." (Necip Fazıl Kısakürek)
VAKFETMEK

Kelime Kökeni: Arapça vaḳf + Türkçe etmek

  1. [-e, -i] Mal ve mülkünü satılmamak şartıyla bir hayır kurumuna veya işine bağışlamak
  2. [mecaz] Adamak, bir şeyin bütününü bir işe vermek
    • "Ben bütün ömrümü yuvamıza vakfedeyim de sen burada beni yalnız bırakıp çekil, öyle mi?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
HAKKETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḥakk + Türkçe etmek

  1. [-e, -i] Bakınız kakmak
  2. [-i] Yazı ve şekilleri kazıyarak silmek
NASBETMEK

Kelime Kökeni: Arapça naṣb + Türkçe etmek

  1. [-e, -i, eskimiş] Bakınız atamak
KİRLETMEK

  1. [-i] Kirli duruma getirmek
    • "Madenî kol düğmeleri bunları yeşilimtırak bir leke ile kirletirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Küçük veya büyük abdestini yapmak; pislemek
    • "Çocuk altını kirletmiş."
  3. [mecaz] Bakınız lekelemek
    • "Böyle bir şüphe insanı kirletir."
TİTRETMEK

  1. [-i] Titremesine yol açmak
    • "Ellerini büsbütün titretiyordu." (Refik Halit Karay)
  2. [mecaz] Korku salmak
HAZZETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḥaẓẓ + Türkçe etmek

  1. [-den] Bakınız hoşlanmak
    • "Kasaba içinde Kadı İbrahim Efendi'den hazzeden kimse yoktu." (Ömer Seyfettin)
NEMLETMEK

  1. [-i] Nemli duruma getirmek
İKİLETMEK

  1. [-i] İkilemesine yol açmak
    • "Aliciğim, sen alttaki girişi kontrol et. Biz buradan girelim. İkiletmedi Ali." (Ahmet Ümit)
LEFFETMEK

Kelime Kökeni: Arapça leff + Türkçe etmek

  1. [-e, -i, eskimiş] İçine sokmak
KAYDETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḳayd + Türkçe etmek

  1. [-e, -i] Bazı önemli noktaları belirleyip yazmak
  2. Herhangi bir şeyi bir yere mal etmek, bir şeyin tarih, numara veya adını bir deftere geçirmek; yazmak (I)
    • "Çocuğu okula kaydetmek. Nüfusa kaydetmek."
  3. Hatırlamak için yazmak; not etmek
    • "Önüne bir şeyler kaydederken görür gibiyim." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [-i] Bir şeyi belirtmek, söylemek
    • "Şunu kaydedeyim ki..."
  5. Sesi veya resmi manyetik bant üzerine geçirmek
  6. [nesnesiz] Olumlu sonuç almak
    • "Başarı kaydetmek. Gol kaydetmek."
  7. [fizik] Sıcaklık, basınç gibi bir niceliğin değişkenliğini tespit etmek
  8. [bilişim] Program, veri, görüntü veya filmi bilgisayarın kalıcı belleğine yazmak
SÖYLETMEK

  1. [-e, -i] Söylemesine yol açmak
    • "Söylettiklerinin, bize çağrıştırdıklarının hep yeni şeyler olmasını özlüyorum." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Söylemek zorunda bırakmak, itiraf ettirmek
    • "Öldüreceği, laf söyleteceği adamı diri diri fırına kor, gözünün önünde yakardı." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü