Sonunda etim olan 18 kelime var. ETİM ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde etim olan kelimeler listesine ya da başında etim olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
YÜKSEKÖĞRETİM
ORTAÖĞRETİM, SIKIYÖNETİM
İLKÖĞRETİM
ERTELETİM
BENZETİM, SESLETİM
DENETİM, GÖZETİM, İŞLETİM, ÖĞRETİM, TÜKETİM, YÖNETİM
İLETİM, ÜRETİM
BETİM, ŞETİM, YETİM
Etim Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
İTME
3 Harfli Kelimeler
ETİ, MET, MİT, TEM, TİM
2 Harfli Kelimeler
EM, ET, İM, İT, ME, Mİ, TE, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YÜKSEKÖĞRETİM
-
-
[isim]
Ortaöğretim sonrasında ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyde planlanıp uygulanan öğretim
-
[isim]
Ortaöğretim sonrasında ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyde planlanıp uygulanan öğretim
- SIKIYÖNETİM
-
-
[isim]
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim; örfi idare
-
[isim]
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim; örfi idare
- ORTAÖĞRETİM
-
-
[isim, eğitim]
İlköğretim ile yükseköğretim arasında yer alan eğitim öğretim basamağı; orta tedrisat
-
[isim, eğitim]
İlköğretim ile yükseköğretim arasında yer alan eğitim öğretim basamağı; orta tedrisat
- İLKÖĞRETİM
-
-
[isim, eğitim]
Örgün eğitim sisteminin temel bilgi ve becerileri kazandıran ilk basamağı
- "İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır."
-
[isim, eğitim]
Örgün eğitim sisteminin temel bilgi ve becerileri kazandıran ilk basamağı
- ERTELETİM
-
-
[isim]
Resmî geciktirme; moratoryum
- "Taraflar, Kıbrıs üzerindeki askerî uçuşlarda erteletime gidilmesini müzakere edecek."
-
[ekonomi]
Çok bunalımlı dönemlerde bir ülkede, bir bölgede, borçların tamamı veya bir bölümü için ödeme zorunluluğunun geri bırakılması; moratoryum
-
[isim]
Resmî geciktirme; moratoryum
- SESLETİM
-
-
[isim, dil bilimi]
Bakınız telaffuz
-
[isim, dil bilimi]
Bakınız telaffuz
- BENZETİM
-
-
[isim]
Taklit etme, benzerini yapma
-
[isim]
Taklit etme, benzerini yapma
- ÖĞRETİM
-
-
[isim]
Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi; talim, tedrisat
-
Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi
-
[isim]
Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi; talim, tedrisat
- YÖNETİM
-
-
[isim]
Yönetmek işi; idare
- "İki arkadaşımın yardakçılığıyla yönetim binasını taşladım, pencerelerin yedi sekizini kırdım."
-
[mecaz]
Bakınız dümen
-
[isim]
Yönetmek işi; idare
- GÖZETİM
-
-
[isim]
Gözetmek işi; nezaret
- "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır."
-
[hukuk]
Bakınız gözaltı
-
[isim]
Gözetmek işi; nezaret
- TÜKETİM
-
-
[isim]
Tüketmek işi
-
Üretilen veya yapılan şeylerin kullanılıp harcanması; yoğaltım, istihlak, üretim karşıtı
- "Halkın ana tüketim maddesi olduğu için tuz tüketiminden vergi almak hem daha kolaydı ve hem de miktar olarak çok daha fazlaydı."
-
[isim]
Tüketmek işi
- İŞLETİM
-
-
[isim]
İşletmek işi
-
[isim]
İşletmek işi
- DENETİM
-
-
[isim]
Denetlemek işi
- "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır."
-
[isim]
Denetlemek işi
- İLETİM
-
-
[isim]
İletmek işi
-
[fizik]
İletken şeylerden ısı veya elektriğin geçmesi
-
[kimya, fizik]
Bakınız ısı yayımı
-
[isim]
İletmek işi
- ÜRETİM
-
-
[isim]
Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme; istihsal, prodüksiyon, tüketim karşıtı
- "Bu arada üç beş yazarın üretimi de araya kaynayıp gidiyor."
-
[isim]
Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme; istihsal, prodüksiyon, tüketim karşıtı
- YETİM
-
Kelime Kökeni: Arapça yetīm
-
[sıfat]
Babası ölmüş olan (çocuk); babasız
- "Biri, ihtiyar anası ve iki küçük yetim çocuğu; diğeri gene tek yetim oğlu ile oturan, kocaları ölmüş iki genç kadın vardı."
-
[sıfat]
Babası ölmüş olan (çocuk); babasız
- ŞETİM
-
Kelime Kökeni: Arapça şetm
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sövme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sövme
- BETİM
-
-
[isim]
Betimlemek işi
-
[edebiyat]
Bir şeyi, bir kimseyi, bir olay veya duyguyu betimleyen söz veya yazı; tasvir
-
[isim]
Betimlemek işi