Sonunda et olan 9 harfli 55 kelime var. ET ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde et olan kelimeler listesine ya da başında et olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MEDENİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Uygarlık
-
[isim]
Uygarlık
- MÜZAHERET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yardım etme, arkalama, destekleme, arka çıkma
-
[isim]
Yardım etme, arkalama, destekleme, arka çıkma
- KETUMİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ağzı sıkılık
- "Ketumiyet, onca, erkeklerde bile az görülen bir fazilettir." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Ağzı sıkılık
- MUKARENET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yaklaşma, kavuşma, bitişme
-
Yakınlık
-
[isim]
Yaklaşma, kavuşma, bitişme
- MARUFİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bilinme, tanınma, belli olma
- "Memuriyetlerinin marufiyeti icabıyla birbirini ismen tanımamaları mümkün değildi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Bilinme, tanınma, belli olma
- SALAHİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yetki
- "... beni buraya alırken geniş salahiyet verdi." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Yetki
- DEFİHACET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Küçük veya büyük abdest bozma
-
[isim]
Küçük veya büyük abdest bozma
- MESULİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sorumluluk
- "Hatta utanmasalar bütün Çırçır yangınının mesuliyetini ona yükleyecekler." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Üstümüze ağır bir mesuliyet aldık." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Sorumluluk
- İSTİKAMET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğrultu
- "Arkaya baka baka, yere yuvarlanmaksızın, istenilen istikamette kaç adım gidilebilir?" (Ahmet Haşim)
- "Son otuz senede tarihe nasıl bir istikamet verdiğimizi görüyorum." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Doğrultu
- KANUNİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yasa olma gücünü kazanma
-
[isim]
Yasa olma gücünü kazanma
- CAHİLİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bilgisizlik
-
[isim]
Bilgisizlik
- MASUMİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Masumluk
- "Masumiyetini ispat edebildiği için şimdi başka vazifeye verilmiş." (Haldun Taner)
-
[isim]
Masumluk
- HARABİYET
- ...
- GERGEVŞET
- ...
- HUSUSİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Özellik
- "Her birinin hususiyetine ait bin türlü mübalağalı malumat veriyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
İleri derecede tanışıklık, ahbaplık, yakınlık
-
[isim]
Özellik
- MALİKİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Malik olma durumu
- "İnsanlar bir şeye malikiyetle mağrurdurlar: Kültür." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Malik olma durumu
- MUGAYERET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Uygun olmama durumu, uymazlık, aykırılık
-
[isim]
Uygun olmama durumu, uymazlık, aykırılık
- MÜLAYEMET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yumuşaklık
-
Bağırsakta yumuşaklık
- "Kayısı vücuda mülayemet verir."
-
[isim]
Yumuşaklık
- EKALLİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Azınlık
-
Azınlık
-
[isim]
Azınlık
- SAMİMİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İçtenlik
- "Hayatın kokusu ve rengi olan samimiyet sizden uçup gitmişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Senli benli olma durumu, samimilik
- "Herhangi bir samimiyet bile mutlaka hakikat demek değildir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
İçtenlik