Sonunda et olan 8 harfli 78 kelime var. ET ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde et olan kelimeler listesine ya da başında et olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MESERRET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sevinç
    • "Arabacı birdenbire meserretle bağırdı." (Reşat Nuri Güntekin)

GAYBUBET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yokluk
    • "Gaybubeti sırasında geçen hadiselere dair tafsilatı bir kere de kulaklarıyla dinlemek istiyor." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
    • "Neveser, bir müddet gaybubet etmeyelim." (Atilla İlhan)

ZÜRRİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Döl, soy sop, sulp
  2. Çocuk

MARKİZET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir çeşit ince ve çoğu kez çiçekli, pamuklu kumaş

İLELEBET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Sonsuza değin, sürgit
    • "Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir." (Atatürk)

KEYFİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Nitelik
    • "Cenap Şehabeddin Bey şiiri nazımdan ayrı bir keyfiyet telakki ediyor." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Durum
    • "Böyle bir keyfiyet vukuunda, akıbetiniz mutlaka ölüm olacaktır." (Atilla İlhan)

TROTİNET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir ayakla üzerine binilip öbür ayakla yeri teperek yol alınan ve bir yönetme kolu ile arka arkaya iki tekerleği bulunan çocuk oyuncağı

EBEDİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sonsuzluk
    • "Bu iyiliğini ebediyete kadar unutmayacaktı." (Cahit Uçuk)

MAHVİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Alçak gönüllülük

PEKSİMET

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Pişirildikten sonra dilimler hâlinde kesilerek ısı ile kurutulmuş, uzun süre dayanabilen ekmek
    • "Yanımızda, ne olur ne olmaz diye alınmış yarım çuval peksimet vardı." (Halide Edip Adıvar)

ASABİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sinirlilik

HÜRRİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Özgürlük
    • "Kadınlara erkeklerden ziyade hürriyet verilmesi taraftarıyım!" (Ömer Seyfettin)

MUKAYYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bağlı olan, bağlanmış
    • "İstanbul pek havalandı, balolar, danslar... Kıza mukayyet olamayacağız." (Refik Halit Karay)
  2. Bir şart veya kayıtla bağlı olan
  3. Yazılmış, yazılı, kayıtlı

MEYMENET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İyi nitelik, uğur, hayır, bereket

TABİİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeye veya bir kimseye bağlı olma, bağımlılık, bağlılık
  2. Uyruk
    • "Fransız tabiiyetine girivermişler o zaman." (Sait Faik Abasıyanık)

ADEMİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yokluk

RESMİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Resmîlik
    • "Vecihe, aynı soğuk resmiyetle kısa cevaplar verdi." (Reşat Nuri Güntekin)

MİLLİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Millete özgü olma veya millî olma durumu, ulusallık
    • "Milliyet davası."
  2. Bağlı bulunan millet, tabiiyet
    • "Bu adamın milliyeti nedir?"

MÜRÜVVET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir ailede çocukların doğumu, sünneti, evliliği, iyi bir göreve geçmeleri vb. olaylardan duyulan mutluluk, sevinç
    • "Ne kaldı şurada alnımızın akıyla ilk torunumun mürüvvetini görmeye?" (Adalet Ağaoğlu)
  2. Cömertlik
  3. Yiğitlik, mertlik

MERHAMET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma
    • "Ömrümde hiç kimseye bu kadar saf ve derin merhamet duymamıştım." (Peyami Safa)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü